Harcanandan gelir vergisi alınırsa...

"Sen ne demek istiyorsun?" diye sordu... "Anlamadın mı?""Anladım da, bir daha anlat!" Anlattık: "Biz diyoruz ki, Laila, maila, neresi olursa olsun, orada bir gecede milyonları bırakanların, ne kadar vergi "dedikleri sorulsun... Eğer "dediği vergi, bu harcamaya uygunsa mesele yok! Geçen gün bir arkadaşımız anlattı... Bodrum'daymış, çok sevdiği bir şarkıcıyı dinlemek istemiş, adam başı 70 milyon lira, bu da arka masa fiyatı... Şimdi bu parayı harcayanların her gece oraları dolduranların, ne kadar vergi verdiklerini araştırmak gerekmez mi?"* * * MALİYECİ, "Boşuna uğraşıyorsun?" dedi... "Senin s"ylediklerin asla yapılamaz!""Niçin?"* * * BU defa o anlattı: "Vergi neden alınır? Gelirden alınır. Yani adam ne gelir beyan etmişse, ondan vergi alınır. Bizim sistemimizde gelirin tanımı nedir bilir misin? Gelir, bir gerçek kişinin, bir takvim yılı içindeki kazanç ve iratlarının safi toplamıdır. Bundan vergi alınır, adam kazancını ve iradını düşük g"stermişse, Maliye o zaman yakasına yapışır."* * * DAYANAMADIK: "Adam g"sterdiği gelirden, vergiye tabi kazanç ve iradından çok fazla harcıyorsa ne olacak?" Güldü: "Hiçbir şey olmayacak... Gelirin tanımı bu oldukça kimse bir şey yapamaz. Gelirin tanımını değiştirmedikçe, kimse, sen şu kadar vergi "düyorsun, bu kadar harcıyorsun, bu değirmenin suyu nereden geliyor diyemez."* * * SORDUK: "Gelirin tanımı nasıl olmalı?" Ş"yle olmalıymış: "Bir gerçek kişinin, bir takvim yılı içinde harcadıkları, tasarruf ettiği, yani biriktirdiklerinin toplamı, onun geliridir... Gelirin tanımı bu olunca, adama hesap sorup, vergilendirebilirsin. Adam kumarda kazanmış, bahşiş toplamış, ne yapmışsa yapmış, bunları harcamış, ya da biriktirmiş... Bunu, gelir kabul edip, vergiye tabi tuttun mu iş biter... Aksi halde, siz yazdığınızla kalırsınız, okuyanlar da kızdığıyla... Hani geçenlerde bir sünnet düğününü dilinize doladınız, Defterdarlık da kamuoyunu tatmin etmek için şarkıcıları çağırıp bilgilerine başvurdu... Olanlar zavallı G"nül Yazar'a oldu, sorguya koşarken, düşüp ayağını kırmış!" Anlaşıldı, biz akıntıya kürek çekiyormuşuz...Maliyeci dostumuz da "Aynen "yle!" dedi: "Ormana bakmadan, tek tek ağaçlarla uğraşıyorsunuz!" Sistem, ya da düzen bu oldukça, biz daha çoooookkkk" "Laile masalları" yazarız.Yazarız da, ne olur? "Lalia'lar" dolar, boşalır...šstelik, "Buralardan kaç kişi ekmek yiyor?" diye soran, sosyal adalet kılıflı yutturmacayla... h.pulur@milliyet.com.tr Maliyeci bir dostumuz telefon etti, "Al vergiyi, g"r Laila" yı başlıklı yazımızı okumuş...