Hiciv örnekleri...

Hiciv örnekleri...



HİCİV, bir mizah çeşididir. İma'dan başlar, iğnelemeyle, dokundurmayla, küfre kadar gider.
Osmanlının hicvi, kişilere ve yöneticilere yönelik küfür örneğidir.
Şair Eşref, Osmanlı ile Cumhuriyet arasında bir geçiş örneğidir.
Neyzen Tevfik, Namdar Rahmi Karatay, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Veli, Oktay Rıfat sosyal içerikli, küfretmeyen hicivler yazmışlardır. Ümit Yaşar Oğuzcan'dan sonra, geniş kitlelere ulaşan bir hiciv şairi gelmemiştir.
Tabii Aziz Nesin'in de, Salah Birsel'in de hicivleri vardır ama, hiciv şairi değillerdir.
***
GEÇENLERDE Yağmur Atsız'ın "Bütün Şiirleri"ni okurken bir şiirine rastladık, tam hiciv...
"Mes'ud Belçika! / zira kıralı var! / Gönül isterdi ki / Benim de şahsi / Ve tamamen kişiye özel / Bir kralım olsun... / Bir boş şişeden kadeh dolsun / Öyle bir kral isterdi ki gönül / Yat, desem yatsın / Kalk desem kalksın / Sonra beşuş bir çehreyle desin ki bana / Yavrum sen halksın / Yani şöyle kral gibi bir kral / Tüm Cumhuriyetçilere inat... / bir kral ki görüşleri ne fazla modern / ne fazla bayat / Ayıp değil ya bugün canım / Şöyle esaslı bir kral çekdi / Hayırdır inşallah rüyada gördüğüme nazaran / Demek ki bu aslında gerçekti / Felix Belgium Mutlu Belçika / Çünkü senin bir kralın var... / Sahi, krallar ne işe yarar?"
***
VARSIN Yağmur Atsız, kendisine "özel bir kral" arasın, sizin merakınız bir kral olmayabilir, o halde kendinize münasip bir şeyler arayınız!
***
BAZI hicivler hemen tutar, hemen ezberlenir, lakin şair arkasını getirmez...
Mesela Celal Vardar'ın "Marifet" şiiri böyledir, üç mısradır:
"Suya dokunmazmış
Sabuna dokunmazmış
Pise bak."
Bundan daha ala hiciv olur mu?
***
TIPKI Ümit Yaşar'ın "ağır İşçi"si gibi:
"En ağır işçi benim
Günde 24 saat seni düşünüyorum."
***
Metin Üstündağ'ın hava durumunu bilir misiniz?
"Yarın yine ülkemiz / balkanlardan gelen / yoğun soydaş akımına uğrayacak...
Doğu Anadolu bölgemiz / parçalı eşkıyalı, köy / basmalı ve yer yer / er şehitli olacak.
Hafta sonu beklenilen: en yüksek enflasyon % 70'lerin üzerinde / olacak."
***
"LAEDRİ" söyleyeni belli olmayan ölçülü, çarpıcı sözlere denir, manzum da olabilir, düz yazı da...
Bir örnek:
"Başında falanca duruyor, işte paşam bak!
Hala o eğilmez başı dimdiktir efendim!
Bir ses var Atam, şanlı izinden sana geldim.
.........
Bir ses duyulur kubbeden:
- Hastir efendim!"
Her ne kadar bu hiciv "laedri"yse de, yazanı söyleyeni belli değilse de, hedefinin kimler olduğu belli değil mi?