Hollanda demokrasisi!

Hollanda demokrasisi!

Hasan PULUR

İLHAN Karaçay, uzun yıllardan beri Hollanda'da yaşayan ve çalışan bir Türk gazetecisidir; gönderdiği karttan anlaşıldığına göre şimdi "Çay Press" adında bir ajansın "editörü"dür.
"Değerli dostlarım!" diye başladığı mektubun ilk cümlesi şöyle:
"Ülkemizde, Avrupalı'ya göre, antidemokratik sandığımız bazı gelişmelere dikkat çekmek istiyorum. Avrupalı uyguladığı zaman normal, biz uyguladığımız zaman antidemokratik sayılan iki örnek vereceğim."
Bizim dediğimiz de bu ya, özellikle "entel" takımının, ya da "Yeni mandacılar"la, "Numaracılar"ın demokrasi adına atıp, tutmaları...
Gelelim İlhan Karaçay'ın örneklerine...
* * *
HATIRLARSINIZ, bir ara, İstanbul'a göçün sınırlandırılması, önlenmesi lafı ortaya atılmıştı. Hemen itirazlar başladı, böyle bir şey antidemokratik olurdu, ne yani, insanlar kendi ülkelerinde pasaportla mı dolaşacaktı? Bu, insan haklarına aykırı olmaz mıydı?
Bu görüşler ağırlık kazandı ve bir daha kimse bu konuda ağzını açmadı.
* * *
İLHAN Karaçay, buradan yola çıkarak önümüze bir Hollanda örneği getiriyor:
"Demokrasinin beşiği Hollanda'nın büyük kentlerin ve küçük köylerdeki belediyelerin çoğu, ülke içi göçü sınırlamıştır. Rotterdam'da ikamet eden bir Hollandalı bazı şartları yerine getiremediği takdirde Amsterdam'a göç edemez. Bu göçün gerçekleşmesi için, göç etmek isteyenin Amsterdam kentinde resmen bir işe girmesi veya bir işyeri açması şarttır.
Benim ikamet ettiğim, Amsterdam'ın sınır komşusu Abcoude köyünün nüfusu 5 bindir. Bu köye göç etmek isteyen kişinin burada iş bulması imkansızdır. Zira bu köyde işyeri yoktur. Ama bizim belediyemiz kendi kuralını koymuştur:
- Bu köyde ikamet edecek olan kişinin kiralayacağı evin aylığı 2000 guldenden (100 dolar), satın alacağı evin değeri de 300 bin guldenden (150 bin dolar) aşağı olmayacak."
* * *
GÖRÜLÜYOR ki, yerel yönetimler, sınırlarının içine girecek kişinin işsiz, fakir ve aç olmamasına çok dikkat ediyorlar.
"Bu uygulama ile insanların gezme ve ziyaret özgürlüğü kısıtlanmıyor. Sadece iskan özgürlüğü kısıtlanıyor. Bunu uygulamak da zor değil. Ev kiralamak ve satın almak isteyenler belediyelerden iskan izni, almak mecburiyetindedir. Aksi takdirde kiralama ve satış geçerli olmaz. Bu kısıtlamayı delenler vardır. İkamet izni olan bir ailenin evinde bir oda kiralayabilirsiniz. Ama o evde bir odanın boş ve gereksiz olduğunu ispatlamak durumundasınız. Ben çocuğumla aynı odada yatarım, diyemezsiniz.
Hollanda'da dışarıdan göç edeceklerin özgürlükleri kısıtlanırken, yörede yıllardır vergisini verip kurallara uyan halkın demokratik hakları korunuyor. İstanbul'a göç eden işsiz, evsiz, barksız insanların kent halkına yüklediği küfleti hesaba katarsanız, Hollandalıların bu konudaki haklılığı anlaşılır."
* * *
İLHAN Karaçay'ın Hollanda'dan verdiği ikinci örnek, parti kapatmak...
Meğer demokratik ülkelerde de, Avrupa demokrasilerinde de parti kapatmak varmış...
Hollanda'nın Adalet Bakanı Bayan Sorgdrager, geçen gün parlamentoda "Irkçıların Partisi" olarak tanınan "Centum Partij - 86"nın kapatılması için mahkemeye başvuracağını açıklamış...
Bakan şöyle demiş:
"Bize göre ortada demokratik süreci ciddi bir şekilde tıkayan eylemler içinde olan bu partinin yasaklanması ve kapatılması lazım. CP 86, demokratik hukuk devletinin kendilerine tanıdığı hareket serbestliği sınırlarını aşmıştır. Bu nedenle yargıya başvurarak bu partinin yasaklanmasını ve hatta kapatılmasını isteyeceğim."
* * *
BİR zamanlar TRT'de "Antalya'da mutlu bir Hollandalı" diye bir şarkı söylenirdi.
İşte size "Mutlu Hollandalı"dan demokratik iki görüntü...
Bazılarına göre, herhalde antidemokratik...




Yazara EmailH.Pulur@milliyet.com.tr