Hortum ve tören

Amerika’daki hortum faciası ilginizi çekti mi, facianın ayrıntılarını okudunuz mu?
Hemen her faciadan sonra eleştiriler başlar:
“Nerede teknoloji, nerede iletişim, nerede bilim?”
Bütün kabahat bunlardadır!
Felaketi haber verememişler, tedbir alınamamış, insanlar ölüp gitmiştir.
Öyle mi?
***
Diyelim haber verildi, ne olacak?
İşte meteoroloji 16 dakika önce haber vermiş: Bar bar “Felaket geliyor!” demiş.
Demiş de ne olmuş?
Haberin özeti şu:
“Mahalleler dümdüz oldu, iki okul ve bir hastane yıkıldı, trafoların ve enerji nakil hatlarının patlamasıyla yangınlar çıktı. Bir okulda öğrenciler tahliye edilmeye başlanmıştı. Geride üç, iki ve birinci sınıflar kalmıştı. Öğrencilerin çoğu şimdi öldü. En büyüğü 9 yaşındaki çocukların cesedi enkazdan çıkarılırken, aileleri kurtarma çalışmalarını gözleri yaşlı izledi. Hızı saatte 320 km’ye varan rüzgâr, otomobilleri ve büyükbaş hayvanları füze gibi kilometrelerce öteye fırlattı. Bir çiftçi, ‘Atlarım havada uçtu’ derken geride 80 atından bir tanesi bile kalmadı. Eyalet başkenti Oklahoma City’de de hortum uyarı sirenleri 3 kez çaldı, bölgenin en işlek otoyolu acil müdahale araçları dışında trafiğe kapatıldı.”
***
Hadi, evdekiler kurtulamamış ya okul ve hastane?
16 dakikada çocuklar sınıftan çıkarılamaz mı, hastalar kaçırılamaz mı?
Neresi orası?
Amerika!
Sanki Türkiye; biz bile 16 dakika önce haber aldıktan sonra onlardan daha iyi becerebilirdik diyesimiz geliyor.
***
Her felaketten sonra bir rakam kargaşası başlar:
“Şu kadar insan öldü, şu kadar insan yaralandı.”
Haberler birbirini tutmaz.
Her kafadan bir ses...
Bize yakışır da, Amerika’ya yakışır mı?
Birinci haber:
“Hortumda 51 ölü”
İkinci açıklama:
“91 ölü.”
Üçüncü açıklama:
Yine “51 ölü.”
Deki ya: Sanki orası Türkiye!
Demek ki insan her yerde insan, teknoloji insanı değiştirmiyor ki!
***
Başbakan’ın Amerika gezisinde herkes başka bir şeyler buldu.
Sayın Erdoğan’ın Yeşilköy’deki açıklamasında yüzü, “Obama ve Suriye” adı geçtikçe “limoni”ydi.
Nedir, ne olmuştu?
Acaba Başbakan Erdoğan aradığını bulamamış mıydı?
Yüz ifadesi sanki onu gösteriyordu.
***
Değişik yorumlar olsa uğurlama ve ağırlamada herkes bir ağızdan konuşuyordu:
“Sayın Erdoğan A tipi merasimle karşılandı.”
Nedir bu A tipi merasim?
Emekli Büyükelçi, milletvekili merhum Cumhurbaşkanı Korutürk’ün oğlu Osman Korutürk anlattı:
“A tipi merasimle karşılandı, çok üst düzey karşılandı. ABD’liler de Batılılar da biliyor ki bizim yöneticilerimiz gösteriye çok önem veriyorlar. Karşılanma, uğurlanma, yemekte kimler vardı... Bütün ailesini alıp götürüyor; iyi ağırlandı mı, kötü ağırlandı mı? Bu ağırlama aslında A tipi değil de şark tipi. Çünkü ben eminim İngiltere Başbakanı gidecek olsa böyle merasimlerle filan karşılanmaz, elinde çantasıyla, yanında işini yapacak adamları ile beraber iner, doğrudan görüşmelere geçerler.
Daha çok şark ülkelerinde önem verilen konular bunlar.”
İşte A tipi merasim bu!
Kaç devletlu böyle karşılanmıştır ki? (*)
———————————
(*) Cumhuriyet 22 Mayıs 2013

DİĞER YENİ YAZILAR