İlk cunta

ŞİMDİ adını “derin devlet” koydular ya, aslında bu kavram, her zaman, bazen gönüllerde yatar, bazen su yüzüne çıkar. Bazıları bunu darbelerle uygulamak ister, bazıları da “Tokmak benim elimde, davul onun boynunda. Ben tokmağa vururum; duyanlar, görenler sesin davuldan geldiğini sanırlar!” der.
* * *
CUMHURİYET tarihinin ilk “cunta”sını ya da “cunta” teşebbüsünü kim açıklamıştır, bilir misiniz?
İsmet Paşa, İsmet İnönü...
Geçenlerde, Paşa’nın anılarını karıştırırken rastladık...
Milli Mücadele’yi, Kurtuluş Savaşı’nı birlikte yapan, cumhuriyeti kuranlarla Atatürk’ün arasına mesafe girmiştir. Eski arkadaşları Mustafa Kemal Paşa’yı yalnız bırakmak istememektedirler, bundan sonraki reform ve uygulamalar için “Mustafa Kemal Paşa ile birlikte olmalıdırlar”.
Ve düşüncelerini, Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’a açarlar.
* * *
İSMET Paşa anılarında bunu anlatır:
“Kendi aralarında bunu görüşmüşler, Fevzi Paşa vasıtası ile bana teklif ediyorlar. Ben de evet dersem Fevzi Paşa gidip Atatürk’e bu kararı söyleyecek ve bundan sonraki çalışmaların böyle yürütülmesini teklif edecek.
İşte bütün ihtilaflar bundan çıkıyor, şikâyet eden arkadaşlar, herkes, yarın ne yapılacağını bilmiyor, emri vaki karşısında bulunuyoruz; bunun ileride nereye varacağı ne olacağı endişesi içindeler. Bunları bir esasa, bir beraber çalışma havasına bağlayalım arzusundalar.”
* * *
İSMET Paşa ne demek istendiğini hiç anlamaz mı?
Eski arkadaşları Atatürk’ü denetim altına alma isteğindedirler, devlet yönetimine ortaklık arzusu...
* * *
İSMET Paşa da onlara katılırsa...
İsmet Paşa kestirip atar:
“...Fevzi Paşa meseleyi anlattı, sen de bu fikirde mutabık olursan, ben hepinizin namına Atatürk’le konuşurum, dedi. Devletin resmi müesseseleri, devlet işlerinin, tertiplerinin konuşulacak, müzakere edilecek ve mutabık olunacak zamanlarını ve vazifelileri tayin etmiştir. Benim bütün hayatımda inandığım usuldür. Bunun için bir iç müessese ile devlet reisini kordon altına almanın doğru olmadığı mütalaasındayım. Kendisi ile böyle bir konuşma yapılmasına benim muvafakatim yoktur.” (İsmet İnönü, Hatıralar II, s 172, 2. basım, 1992, Bilgi Yayınevi)
* * *
TARİHTEN bir yapraktır bu...
“27 Mayıs”a kadar geriye uzanıp aba altından sopa gösterenler, bunu da bilsinler.
Cumhuriyetin yarım kalmış ilk cunta hazırlığı budur.