İmralı toplantıları...

İÇİŞLERİ Bakanı ile görüşen Demokrat Parti Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, açıklama yaparken, sanki bilir de bilmezmiş gibi, hayretle, “Bu nasıl hükümlü?” diye soruyordu...
Cindoruk’un “Bu nasıl hükümlü?” dediği, İmralı’daki, PKK kurucusu, idam cezası “müebbet hapse” dönen Abdullah Öcalan’dı.
Oysa bunda şaşılacak bir şey yoktu.
* * *
ABDULLAH Öcalan, sıradan bir hükümlü değildi, yasalar bir hükümlünün davranış sınırını çizse bile “Apo” Türkiye Cumhuriyeti devletinin “fevkalade müsaadeye mazhar” bir hükümlüsüydü, talimatlarını, genelgelerini avukatları aracılığıyla yayıp yürütüyordu.
Şimdi bazıları, DTP’lilerin “Sayın Öcalan olmazsa olmaz” demesini yadırgayanlar, bu partinin, Abdullah Öcalan’ın direktifleriyle kurulduğunu bilmeyenlerdir.
* * *
ÖCALAN, bakın (21 Mayıs 2004’te) avukatlarına ne diyordu:
“Beni onurla temsil edeceğinize dair söz veriyor musunuz?”
“Evet, söz veriyoruz!”
“O zaman sorun yok! Bana uygun davranacak mısınız? Demokratik Toplum Partisi’nin geliştirilmesinde (bir avukatın adını veriyor) olabilir mi?
“Olabilir!”
“O zaman, bu kişi benim sözcüm olacak. Kitle çalışmalarıyla tavandan hareket edecek. Avrupa’daki inisiyatifi de alacaksınız. Oradaki kurumları da düzenlemek lazım.”
* * *
Aradan üç ay geçer (25 Ağustos 2004), Öcalan, gelişmelerden pek memnun değildir:
“DTP, iyi gelişmelidir. Tıkanma vardı, aşılacaktır. Dışarıdan fazla müdahale olmasın. PKK da dışarıdan fazla müdahale etmesin.”
* * *
İKİ ay geçer (20 Ekim 2004), Öcalan, partinin tüzük ve programını merak etmektedir, avukatlar bu çalışmaya geniş koordinasyon kurulu kurulduktan sonra başlanmasını düşündüklerini söylerler. (x)
Öcalan, farklı görüş sahiplerine gidilmesini önerir.
Ya aydınlar? Onlardan ne haber?
Avukatlar, vakit bulup Türk aydınlara gidememişlerdir:
“İç sorunların ağırlığından dolayı Türk aydınlara gitmedik. Kuruluş sürecinde görüşme planlıyoruz.”
İşte size bir yanılgı, uğraşmaya, çalışmaya ne hacet, vakit kaybı. “Ermenilerden özür dileyenler” DTP’ye bağlılıklarını bildirmeyecekler mi?
Bildirdiler de!
* * *
ÖCALAN’ın parti yönetimi için de önemli bir önerisi vardı:
“Eşbaşkanlık meselesini doğru buluyorum. Sanırım Yeşiller’de bir bayan, bir erkek seçildi.”
Şimdi daha iyi anlaşıldı, DTP eşbaşkanı Emine Ayna’nın İmralı’ya bağlılığı, “O olmazsa olmaz!” deyişi...
* * *
EVET Sayın Cindoruk, Öcalan böyle bir hükümlüdür işte...
Siz, Yassıada hükümlülerinin de avukatıydınız, böyle bir hükümlünüz var mıydı, hatırlıyor musunuz?
————-
(x) Kürtler ve Azınlık Tartışmaları/Safiye Dündar, Doğan Kitap