İnsanı insan yapan duygular...

Futbol maçlarına gidenler, seyredenler bilir, futbolcular bir hiç yüzünden itişir, kakışır, dalaşırlar. Geçen gün bir maçta “taç atışı” yüzünden rakip iki futbolcu birbirine giriyordu. “Hayır taç benim, hayır bizim.” Onda olsa ne çıkar, bunda olsa ne çıkar sanki penaltı. Hakem yetişti, ikisini ayırdı, galiba “Değer mi?” diye azarladı.
Son yıllarda çok kullanılan bir deyim var “fair-play” kavramı.
Türkçesi, dürüstlük, hoşgörü, rakibe anlayış, denilebilir.

Spor organizatörleri sık sık bu deyimi kullanırlar, hatta ödül verirler.
Teşvik ödülüdür.
Tekme atana değil, rakibine tükürene değil, boğazına sarılana değil, elini uzatana, sarılıp özür dileyene, rakibini kutlayana verilen ödül...
Lakin kötülükler, çirkinlikler o kadar yaygın ve geçerli ki, böyle davrananları ödüllendirmek, ibret alın, diye göstermek bir görev oldu.

Bir aya yakın futbol sayfalarında her gün tartışılan “tükürük” kavgası vardı.
Hakeme göre Fenerbahçe’nin Hollandalı futbolcusu hakeme tükürdü mü, tükürmedi mi?
Kimine göre tükürdü, kimine göre tükürmedi!
“Tükürük kavgası” sürüp giderken bir olay iki gazete hariç duyulmadı, duyurulmadı bile...
“Fenerbahçe” adını duyunca kırmızı görmüş boğaya dönen bazı yorumcular hiç değinmedi.
Neydi olay?

“Dünya Fair Play Konseyi” Fenerbahçe’nin 16 yaş altı futbol takımına “Dünya Fair Play Ödülü”nü verdi.
Niçin, neden, ne yapmış bu gençler?
Hatta çocuklar...
Coca Cola’nın turnuvasına katılanlardan biri de Fenerbahçe’nin 16 yaş altı takımıymış.
O gün Eskişehir’le karşılaşıyorlar, maçın 65. dakikasında Eskişehir’den bir oyuncu oyundan çıkar. Eskişehir takımı oyuncu değiştirme hakkını kullandığından maça 10 oyuncuyla devam etmek zorundadır.

Fenerbahçeli yönetici, hem hakeme hem de federasyona başvurur:
“Rakibimiz 10 kişi kaldı. Biz de bir oyuncumuzu çıkarıp, maça 10 kişiyle devam etmek istiyoruz.”
Öneri kabul edilir, maç onar kişi devam eder ve biter.

Diyeceksiniz kim kazandı?
Çok mu önemli?
İnsanı insan yapan duygulardır bunlar.
Evet, Fenerbahçe bu maçı kazanır ama, asıl kazandığı başka şeylerdi.

Geçen hafta Ankara’da oynanan bir maçta da yaşanmıştı.
Fenerbahçeli bir oyuncunun burnu kırılmış, oyundan çıkmış. Ankaraspor yöneticisi de takımından bir oyuncu çıkarmış, oyuncu değiştirme hakkını kullandığı için 10 kişi kalan Fenerbahçe’yle eşit hale gelmişti.
Evet, insan tükenmez...
Hele böyleleri hiç tükenmemeli...
İnsanı insan yapan bu duygulardır, mal, mülk, servet değil, hele rütbe, makam hiç değil...