İsmet Paşa'nın Kürt Raporu...

Olaylar ve insanlar "Vaziyeti az zamanda toparlayacağımızı, düşünülen tedbirleri tatbik edebileceğimize inanıyorum. Asırlık eksiklikleri düzeltmeye çalışmakla müteselli olabiliriz."Başbakan İsmet İnönü bunu ne münasebetle yazmıştı?Bu cümle, ileride çok meşhur olacak, açıklandığı için değil, belki de açıklanmadığı için meşhur olacak "gizli rapor"un son cümlesiydi.İsmet Paşa, Atatürk'ün emriyle, 1935 yılında Doğu ve Güneydoğu illerinde bir geziye çıkmış ve gördüklerini, izlenimlerini Atatürk'e hükümete bir raporla aktarmıştı.* * * BU rapor, uzun süre devletin üst katlarında "çok gizli" damgasıyla yatıp uyudu.Uykudan uyanışı, ortaya çıkışı Saygı Öztürk'ün gazetecilik başarısıdır. (x)Raporun tümünü okursanız, İsmet Paşa'nın endişelerini görür, burnunun ucunu göremeyen devlet adamları (!) yanında ismet Paşa'nın geleceğe dönük tahminlerini "sanki birer kehanetmiş" gibi değerlendirebilirsiniz.* * *İSMET Paşa Doğu'dan ve Güneydoğu'dan her zaman endişelenmiştir, Metin Toker'e göre Celal Bayar ve arkadaşları 1946'da Demokrat Parti'yi kurarken, onlara "Doğu'da parti teşkilatı kurmayın" demeye gelen tavsiyelerde de bulunmuştur.İsmet Paşa'nın raporunda bulunan şu cümle dahi, onun endişelerinin ne kadar yerinde olduğunu ve geleceği isabetle değerlendirdiğini göstermeye yeter.Peki, İsmet Paşa, o gün neleri görmekte ve ilerisi için neleri öngörmektedir:"Türkler ile Kürtler aynı okulda okumalıdır. Bu, Kürtleri Türkleştirmek için etkili olacaktır.Diyarbakır, kuvvetli Türklük merkezi olmak için tedbirlerimizi kolaylıkla işletebileceğimiz bir olgunluktadır.Düşman unsurlar içinde saldırgan olan teşkilat Kürt reisleri ve adamlarıdır. Fransız istihbarat subayları bunları çeteler halinde memleketimize saldırtmaya muktedirdirler.Erzurum'un kalkınmasını az senelerde temin edebilirsek, kuzeyde hududa karşı, içeride Kürtlere karşı sağlam bir Türk merkezini kurmuş oluruz.Erzincan'ın Kürt merkezi olmasıyla, Kürdistan'ın meydana gelmesinden kaygılanmak yerindedir."Bunlar İsmet Paşa'nın öngördüklerinden birkaçı, bir kısmı umumi müfettiş Abidin Özmen'in yazdıkları...İsmet Paşa'nın raporu siyasi önlemleri belirtmiyor, sosyal ve ekonomik durum hakkında derin ve isabetli teşhisleri var.* * *HANİ "Devletin malı deniz, yemeyen domuz oğlu domuz" tekerlemesi vardır ya, alın bir örnek, hem de 1930'lı yıllardan.Murgul bakır işletmesinin imtiyazını İngilizler almış, işletmişler, savaş bitince İngilizler gitmiş, işletme ortada kalmış. Hiç kimsenin aklı burayı işletmeye yatmamış, lakin soymakta herkes yarışmış.İsmet Paşa şöyle der:"Buranın hali bir trajedidir. Bugün hiçbir işe yaramayan enkaz yığını halindedir. 22 milyonluk servetten kalan tuğlalar, bacalar ve bazı duvarlardır."Peki, bu tahribatı nasıl yapmışlardır?Koskoca tesisi söküp hurda demir fiyatına satmışlardır.İsmet Paşa anlatır:"Mal müdürü müzayedeyle hurda demir satar, tahsildar 200 ton demir alır. İstanbul pazarında 2000 ton makine enkazı, hurda demir olarak satılmış. Nüfuzlu adamlar bu marifeti senelerce yapmışlar. Bizim devrimizde bu şeylerin olabilmesi insanın kanını dondurmaktadır."İnsanın soracağı gelmez mi?"Peki Paşam, siz bunları görüp yazdığınıza göre, soygunlara ne yaptınız?"İzmir suikastında salkım salkım adam asarken bu yağmaya ne yaptınız?Kanınızın donmuş olması yetmiyor ki!* * *İSMET Paşa'nın raporu iyi niyetle bitiyordu:"Asırlık eksiklikler düzeltilmeye çalışılacaktır."Düzeltildi mi?Eğer düzeltilseydi, önlemler alınsaydı 70 yıl sonra Kandil Dağı'nın tepesine "Türk Hava Kuvvetleri'nin en büyük taarruzu" yapılır mıydı?(x) İsmet Paşa'nın Kürt Raporu, Doğan Kitap. h.pulur@milliyet.com.tr x BAŞBAKAN İnönü, 1935 yılının 21 Ağustos'unda Cumhurbaşkanı Atatürk ve hükümete şöyle diyordu: