İşte ahlaklısı...

Spor salonlarına, stadyumlara gidenler bilir, görünür bir yerde Atatürk’ün özdeyişi asılıdır:
“Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim”
Hadi zekisini, çeviğini bulduk, oldukça ahlâklısını nasıl bulacağız?
Elbette vardır ama biz nasıl bulacağız?
***
Geçen pazar günü Fenerbahçe-Galatasaray maçının oyuncularından biri çıktı:
“Ben buradayım!”
***
Maçlardan sonra, televizyon yayını yapar, onun başarılı oyuncularıyla söyleşiler yapılır...
Mikrofona Fenerbahçeli Gökhan Gönül’ü çağırdılar, önce maçla, oyunla ilgili görüşlerini açıkladı, “Sonra bir dakika” dedi:
“Maçta bir çarpışma oldu, ben düştüm, penaltı diyerek ayağa fırladım, hakeme koştum.”
- “Penaltı.”
Hakem:
- “Hayır, penaltı değil!”
“Devam ettim.”
***
Evet maçı seyredenlerden çoğu da, herhalde, Gökhan gibi düşünüp, “Hakem penaltımızı yedi” diye düşünmüşlerdir.
Hakeme itiraz, maalesef gelenek haline gelmiştir.
Maçlarda görürsünüz, oyunculardan biri yerde kıvranmakta, acısından feryat etmektedir. Hele düşerken öyle bir bağırmıştır ki, herkes “Yazık oldu çocuğa ayağını kırdı” diye acımıştır.
Oysa bu futbolcu biraz sonra ayağa kalkar, turp gibidir.
***
Gökhan Gönül‘ün itirazı bu kadar olmasa bile...
***
Ve Gökhan Gönül’ün anlattıkları:
“Maçtan sonra baktım, evet düşmüşüm ama kimse beni düşürmemiş, hakem penaltı yok derken haklı... Oysa beni maçta görenler, yerde görenler, penaltı itirazımı haklı da bulmuş olabilirler.
Hayır penaltı yokmuş, yanılmışım, sanki penaltı kazanmak için kendimi yere atmışım! Kendimi yere atmış gibi göründüğüm için, hem hakemi de aldattığım için özür dilerim. Bir daha olmayacaktır.”
***
Atatürk; “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” diyordu.
İşte ahlaklısı, hem de Atatürk’ü kaybettiğimiz acı günde ortaya çıkan...
Bir tane mi?
Hiç olur mu, kimbilir nerede, nerelerde saklılar?
Bu memleket Gökhan Gönül gibi insanlara muhtaç.
Sayın Bülent Arınç’ın dediği “Bazı gayretkeşlere” değil...
Kim onlar?
Vatandaşa “Gavat” deyip, sonra lafı “Kavas”a çevirenler.