İyi ki gemiler Boğaz’ı geçti

NEYSE, Amerikalılar fazla dayatmadılar da başımız derde girmedi, başımıza, ikinci “tezkere olayı” çıkmadı.
Ya biz, “Olmaz, Montrö’ye aykırı, bu gemilerin tonajı büyük!” deseydik, Gürcistan’a yardım götüren gemilerin yolunu kesseydik, Amerikalının tepesi atıp, “Siz bunu ikinci defa yapıyorsunuz, bir kere karadan Irak’a girmemi önlediniz, şimdi de deniz yolunu kapatıyorsunuz, nedir sizden çektiğimiz!” deseydi ne olurdu?
Tezkere olayında olanlar olurdu...
*  *  *
MESELA Amerikan Savunma Bakan Yardımcısı iki “bağlı gazeteci”yi Amerika’ya çağırır, televizyon kameraları önünde bir güzel fırça atardı:
“Türkiye hatasını kabul etmelidir, askerler bu olayda güçlü liderlik gösteremedi. Müslüman Türkiye’nin demokratik modelini (ılımlı İslam demek istiyor) çok takdir ediyordum, ancak düş kırıklığına uğradım, Türkiye hatasını kabul etmelidir. Türkiye bizden daha fazla bedel ödedi, bu davranışınız karşısında. Ekonomik paket şimdi verilenden çok daha büyük olabilirdi. Ordu, Amerika’yı desteklemek Türkiye’nin çıkarınadır, demeliydi.”
*  *  *
AMERİKALILAR bunları söylerken bizim “bağlıların” gözünün içine bakıyor “Eğer ben Türk olsaydım!” diye, bir de Türk olmaya soyunuyordu.
“Eğer ben bir Türk olsaydım, ne olursa olsun, ne yaşanmışsa yaşansın, Türkiye’nin en büyük dostu Amerika’dır, diye düşünürdüm.”
*  *  *
AMERİKALININ bu çıkışı, tabir amiyane, fırçası, o tarihte Türkiye’de tepki uyandırmıştı, Gülay Göktürk‘ün kaleminden sanki kan damlıyordu:
“Af buyurun, benim milli gururum pek kuvvetli değildir, buna rağmen (......) dinlerken tir tir titredim. İnsanda biraz utanma olur.”
Ya “Ne yaptık da, ne ettik de şu Amerikalıları kırdık, adamı böyle konuşturduk” diyenlere verdiği cevap:
“Ülkelerin eşit ilişki kurabilmesi için önce o ülke aydınlarının yazar, çizerlerinin kendilerini (...) gibilerle eşit hissedebilmesi ve onlara böyle küstahlaştıklarında haddini bildirmesi gerek.
Bizler ki fakir ama gururlu genç kızları ve delikanlıları anlatan filmlerle büyüdük. Hiçbir şey öğrenemedikse, bunu da mı öğrenemedik eski Türk filmlerinden.”
Gülay Göktürk, beş yıl önce (Tercüman, 08.05.2003) böyle yazıyordu, altına kim imzasını atmazdı ki!
*  *  *
EVET, iyi ki Amerikalılar son olayda gemilerini Montrö’ye rağmen Boğazlar’dan Karadeniz’e çıkarmayı denemediler, deneselerdi, yine birileri Amerika’da, huzuruna çağırdığı “bağlılardan” bir ikisine benzer şeyler söyleyebilirdi.
Diyeceksiniz, bu lafları eden ABD Savunma Bakan Wolfowitz şimdi kim bilir nerede?..
Önemli değil!
O olmasa bile, bizim “bağlılar” burada ya!