Kadınlara bir hal oldu!

Dikkat ederseniz kadınlar tepkilerini değişik biçimlerde değişik kesimlerde ortaya koyuyorlar. Cumhurbaşkanı’nın eşi Hayrünnisa Gül’ün bir davette iki gazetecinin elini sıkmayışı hatta onlara kırgın olduğunu yüzlerine vuruşu bazılarını şaşırttı.
“Olur mu eski Cumhurbaşkanı’nın eşi böyle konuşur mu?” diyenler de çıktı.
Niye konuşmazmış?
Niye cumhurbaşkanının eşi hakkını savunmazmış?
Biz o görüşteyiz.
Sayın Hayrünnisa Gül o gazetecilere tepkisini şöyle göstermiş:
“Bizi çok üzdüler şimdi toplu fotoğrafta yer almak için yarışıyorlar. İnsan kendisine zor hakim oluyor. Ben her şeyi biliyorum, şimdi susuyorum ama fazla susmayacağım asıl intifadayı ben göstereceğim.”
Anladık ki Sayın bayan Gül çok sinirlenmiş çok şeyi içine atmış.
* * *
Şimdi tartışılan bir konu vardır. Herkes yazacak herkes söyleyecek ama cumhurbaşkanı eşi konuşmayacak “First Lady.”
Hayır biz bu görüşe katılmıyoruz. Belirli bir seviyeyi tutturduktan sonra elbet de söyleyecektir.
Tartışmanın aslı belirli kuralları koymamaktan gelir.
Bakın Sayın Hayrünnisa Gül ne diyor çıkış yaptığı gazetecilerden birine:
Şimdi de bir akıl vereyim bakıyorum fotoğrafta herkesle birliktesiniz.
Sayın Hayrünnisa Gül kocasını bu kadar sinirlendiren gazeteciye şöyle diyor:
“Sizinle tokalaşmak istemiyorum, size çok kırgınım, çizgimizde bir değişiklik oldu mu? Hayır bir de etrafımızdakilerin geçirdiği değişime bakın. Ben her şeyi biliyorum gerçek intifadayı da ben göstereceğim!”
Bu konu tartışılır, mesela bizim gibileri de çıkar başkaları da...
Ama önemli olan bir Cumhurbaşkanının eşinin bu kadar sinirlenmesidir.
Şimdi derseniz ki bu sorun hep böyle mi gider?
Hayır...
Cumhurbaşkanı’nın eşiyle ailesiyle bu kadar içli dışlı olması “Semra Hanım” zamanında başladı.
O günlerde ufak bir yazı yazmıştık, dipnotu gibi eski başbakanların eşlerinden özür diliyorduk. Bir “sürçülisan” yaptıysak diye. Nedense bu yazı çok tutmuştu.
* * *
Eşleri, babaları ve polis olan oğulları için adliye kapılarında nasıl yırtınıyorlar görüyorsunuz, hele kızlar, hele eşler...
Zannedersiniz ki yirmi yıllık avukatlar.
Eeee çok çekti bu kadınlar, hala da çekiyorlar. Bir devlet ki “kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin” der, gerisini düşünün bunu söylersen bir gün patlar, keşke patlasalar ama hala günlük nafakalarını bir can vererek alıyorlar.
Neredeyse trafik kazalarına döndü kadın katli.
* * *
Allah rahmet eylesin Zerrin Anlar bir olay nedeniyle gittiği köyde muhtara soruyor:
-Kaç evladın var; 3’ü oğlan 1’i kız toplam yapmıyor.