"Karen Fogg'un E - Postalları"

"Karen Fogg'un E - Postalları"


KAREN Fogg denilen, Avrupa Birliği'nin Ankara temsilcisi olan kadın, sanki ilk defa Kıbrıs Türklerini Denktaş'a karşı kışkırtıyor, Türkiye'den kurtulmak için yollara dökülün, diyor, ancak bu şekilde Denktaş'tan kurtulabilirsiniz, diyor.
Sanki ilk defa bunları kusuyor!
Ne münasebet!
Eğer Doğu Perinçek'in yeni çıkan "Karen Fogg'un E - Postalları" adlı kitabına bir baksaydınız... (Kaynak Yayınları)
* * *
FOGG, 26 Şubat 2001'de kendi takımından bir gazeteciye e - postayla şu talimatı veriyor:
"Bana göre bundan sonra izlenecek yol, Kuzey Kıbrıs'ta, Türklerin sesi olan Denktaş'ın itibarını azaltmak ve onun Ankara'daki hiyerarşi ile askeri temsil ettiğini AB'ye göstermektir."
Yetmez mi?
Bu kadının "diplomatik ipliği" pazara çıkmıştır, tekrar keşfedilecek bir yanı kalmamıştır.
* * *
KIRK yılın Ankaralı gazetecisi, diplomatik yazarı Mehmet Ali Kışlalı'nın onun için koyduğu teşhis şu:
"Diplomatik olayları izlemeye 1958'de başladım. Bugüne kadar da ilgimi sürdürdüm. Ama meslek hayatımda, Karen Fogg gibi, bulunduğu ülkede adeta kışkırtıcı ajan gibi çalışan ve bunun için gizlice örgütlenen bir diplomata rastlamadım." (Radikal/9 Mayıs, 2002)
Bu teşhis yetmez mi?
* * *
MİLLİ Mücadele'de ve işgal altındaki İstanbul'da kimlerin, kimlere işbirliği yaptığını bulup araştırmak çok zor, çünkü en azından yazı sorunu vardır. O devirde hem belgeler eski yazıyladır, hem de gazeteler...
Oysa, bu kitap sayesinde, bu dönemin araştırmasını yapacak olanlar, kimin nerede ve kimlere nasıl hizmet ettiklerini göreceklerdir.
* * *
KAREN Fogg'un "şekeri" kimdir, kimler "Kör Agop'un takımı"dır, uyuyan güzellerle, uyuyan köpekler, evinde vereceği yemekte, en üst düzey gazetecileri Karen Fogg'u sunabilmek için çırpınan kimdir...
* * *
"KAREN Fogg'un E - Postalları" sanki telefon rehberi, kimi ararsanız, hemen bulunsunuz, devleti sahte belgelerle soyanlardan başlayarak...
* * *
İÇİNİZDE, bu e - mailleri okuyanlarınız mutlaka vardır, Mehmet Ali Kışlalı "Olabilir!" diyor:
"Daha önce okumuş da olsanız, şimdi genel değerlendirme yaptığınızda tüylerinizi diken diken edecek bir tertip karşısında bulunduğunuzu görüyorsunuz."
* * *
SADECE tüyleriniz diken diken olmakla kalmaz, bir "ulus - devlet"in altını oymak için neler oynandığını da görürsünüz.