"Kim bu Mustafa Kemal?"

"Kim bu Mustafa Kemal?"

Hasan PULUR

KİM bu Mustafa Kemal?
Orhan Koloğlu'nun kitabının adı bu:
"Kim bu Mustafa Kemal?" (Boyut Kitapları)
Evet, kim bu Mustafa Kemal?
Tam 80 yıl önce Türkiye'nin ve dünyanın gündemine yerleşen ve hala güncelliğini koruyup, tartışılan Mustafa Kemal!
"Alev saçan zafer küheylanı" hayranlığından İngiliz casusu "Sarı Paşa" eleştirisine kadar neler sorgulanmadı ki!
* * *
ONUN kazandığı söylenen zaferler, acaba gerçekten zafer miydi?
Atatürkçülük, ya da Kemalizm gerçek bir ideoloji miydi?
Atatürk'ü Samsun'a götüren "köhne" Bandırma vapuru muydu, yoksa 250 metre boyunda bir transatlantik miydi?
Vahdettin, 280 kilo altını kırmızı kadife kaplı bir kutuya koyup, Mustafa Kemal'in yan cebine nasıl yerleştirdi?
İstiklal Mahkemeleri 1300 kişiyi mi astı, yoksa 120 bin kişiyi mi?
Atatürk komünist miydi?
Bu sorular keşke soru olarak kalsalardı; hayır soru değil, kesin yargılar olarak yansıtıldı, yalanları yüzlerine vurulunca da, susup başka melanetler üretmek için pusuya yatıldı...
* * *
ORHAN Koloğlu'na göre, Atatürk'ü sorgulamaya, en son, liberaller, bir başka deyimle iş çevreleri girişti. Çünkü özel sektörün gelişmesi, devletin gözetimi altında yürüdüğü için uzun süre Atatürk konusuna değinmediler, devletle uyumlu gitmeyi tercih ettiler. Hatta devletçi politikanın tekelinde tuttuğu alanlara girerlerken de çok ihtiyatlıydılar. Devletin simgesiyle ters düşmemeye dikkat ettiler. Çünkü, en azından, kendi teknisyen kadrolarını devletin yetiştirdiği hazır elamanlardan temin ediyorlardı. Demokrasi oyununun ilk perdesinde, bütün iktidarlarla mesafeli duruyorlar, Atatürk'ün partisiyle ters düşmemeye gayret ediyorlardı. Ne zaman ki iş ve sermaye kesimi iyice palazlanıp, ülke yönetiminde güçlerini kullanabileceklerini hissedince, yine de Atatürk'e bağlılıklarını vurgulamaktan vazgeçmeden, fazlaca sol slogan üreten, Ecevit'in CHP'sini TÜSİAD ilanlarıyla düşürüp, Demirel'i iktidara getirdiler.
* * *
EVET İş çevreleri - Refah yanlıları hariç - asla anti Atatürkçü görünmek gafletinde bulunmadılar.
Ya ne yaptılar?
Onların adına görüş oluşturan ideologları vardı, onlar da, ön planda olması gereken engel olarak, Atatürk'ü hedef tahtasına oturttular. Partiler kurdurdular, dergiler çıkardılar, "dönekleri" köşelere yerleştirdiler.
Sonra?
* * *
ORHAN Koloğlu "İkinci Cumhuriyetçiler" bölümünde şöyle der:
"Toplumumuzun geçmişi üzerinde ciddi araştırmalar yapmadıkları için bir zamanlar solun düştüğü hatayı tekrarlayıp salt Batı'nın kalıplarıyla Türkiye'yi anlatmaya ve çözüm önermeye giriştiler. Laikliği arka plana itme, dinci kesime ödün verme eğilimleri bunun ürünü oldu. Atatürk'ün anti emperyalist olmadığı tezini de solculardan alıp ezbere kullandılar, çünkü globalleşme ya da küreselleşme olayı bunu gerektiriyordu. Tabii anti emperyalizm yok deyince, emperyalizmin de mevcut olmadığını söylemek kolaylaşacaktır. İnsanın aklına Musul petrolüne el koyma sırasında Türkiye'de kışkırtılan ayaklanmacılara dağıtılmak üzere Türk markalı tüfekleri yaptıranlara ne isim vermek gerekir, sorusu geliyor."
* * *
BAZILARI sık sık "Cumhuriyet, demokrasiyle kurulmadı" derler, bunu da sadece kendilerinin bildiğini sanırlar.
1920'lerde demokrasiyle Cumhuriyet nasıl kurulurdu acaba?
Üstelik, Mustafa Kemal Paşa da öyle bir şey söylememiş ki!
Bakın ne demiş:
"Efendiler, bizim hükümetimiz demokratik bir hükümet değildir, sosyalist bir hükümet değildir. Ve hakikaten kitaplarda var olan hükümetlerin, bilimsel nitelik olarak hiçbirine benzemeyen bir hükümettir. Fakat milli egemenliği, tek milli iradeyi belirten bir hükümettir. Sosyal bilimler noktasından açıklamak gerekirse, halk hükümetidir, deriz..."
* * *
KOLOĞLU'nun kitabı, Cumhuriyet, Atatürk ve çok konuda bir el, bir başucu kitabı, kılavuzu...




Yazara EmailH.Pulur@milliyet.com.tr