Kim bunlar kimler bunlar?

Sayın Başbakan kusura bakmasın, işine geldi mi açık seçik konuşuyor, gelmedi mi muğlak! Türkçesi biraz kıt arkadaşımız vardı, “muğlak konuşma” derdik, bu sefer de “muğlak ne?” diye tuttururdu.
Sayın Başbakan’ın Türkçeden yana bir sıkıntısı olamaz, sular seller gibi konuşur, “İmam Hatip” mezunu, diplomalı hatiptir...
* * *
Dedik ya işine gelince açık seçik konuşuyor, işine gelmeyince de “muğlak”, elbette istediği gibi konuşacak, bu onun hakkı, bizim gibi meraklı olanların da “merak etme” hakları yok mu?
* * *
Biliyorsunuz geçenlerde esti savurdu:
“28 Şubat sürecinde, Washington’da fahri ataşe gibi çalışanlar, gazeteciler, bugün demokrasi havarisi olarak, darbe karşıtı olarak arz-ı endam ediyorlar” dedi ve sordu:
“O zaman nerdeydiniz?”
Biz de bunu soruyoruz kimlerdir bunlar?
28 Şubat süresinde atılan manşetler, yapılan haberler, altını imzaladığınız provokasyonlar hafızalardan silindi mi, millet unuttu mu sanıyorsunuz?
* * *
Biz değil, bunları Başbakan soruyordu.
“Biz de kim bunlar, kimler bunlar?” dedik.
Hiç kimseden ses çıkmadı, Başbakan dahil, ne ses, ne nefes!
Eeee ne yapalım, dedik, biz sorduk diye herkes cevaplamak zorunda mı?
Hele Başbakan, haddimize mi düşmüş!
Meğer Başbakan onlara takmış, adlarını açıklamasa da yine verip veriştiriyor, AK Parti grubunda kükrüyor.
* * *
Tesadüfün böylesi derler ya, biz de o sırada “CNN Türk” kanalında Ayşenur Aslan‘ın “Medya Mahallesi” programını izliyorduk, arada sırada kesip Başbakan’ın konuşmasını verdiler.
Başbakan şehitler konusuna girdi, belli ki çok doluydu...
“Gereken adımlar neyse atmaya devam ediyoruz” diyordu.
“Bunlar, ülkeyi yönetmenin bize yüklediği yükümlülüklerdir” diyordu.
“Askerimiz, polisimiz şehit edilirken, beyefendilerin hiç sesi çıkmayacak, bölücü örgütle ilgili bir şey oldu mu kıyameti koparırlar” diyordu.
Ve “kusura bakmasınlar, gereği neyse yapılacaktır” diyordu.
* * *
Haydaaa, bir de “beyefendiler” çıktı, belki “hanımefendiler” demişler de, biz duymamış olabiliriz.
Kimdir bu beyefendiler ya da hanımefendiler, kimler bunlar.
Biz, İsmail Küçükkaya’nın söylediklerine Ayşenur Aslan’ın tepkisinden bir şeyler çıkarsak bile yetmez!
* * *
Bu böyle gitmez, Sayın Başbakan baklayı ağzından çıkarıverse...
Keşke!
Acaba “Başbakan baklayı ağzından çıkarırsa!” diye uykuları kaçanlar var mı?
Onlar 28 Şubat’ta Washington’da fahri ataşe gibi çalışırken, şimdi çiçeği burnunda demokrasi havarileri değiller mi?
Başbakan ağzındaki baklayı çıkaracak diye uykuları mı kaçacak?
Biz onların nelerini gördük, lafı uzatmayalım.