Kim çıkarıyor bunları?..

PAZAR günleri, belli bir program yoksa, kimseye söz vermemişsek, eski bir dostla “yarenlik” hoş oluyor.
“Yarenlik” nedir?
Rahmetli Ali Püsküllüoğlu “Çağdaş Türkçe Sözlük”te “yarenlik”in karşısında şöyle yazar:
“Yakın arkadaşlık, ahbapça söyleşi, muhabbet”
Üçüncüsüne şimdilerde “geyik muhabbeti” de diyorlar.
* * *
EVET, pazar günleri “yarenlik” fena olmuyor.
Dostumuz aklına Anayasamızın değiştirilmesi dahi teklif edilemez sözlerine takmış; maddelerdeki kavramları tek tek sıralamış, cebinden bir kâğıt çıkardı, okudu:
“Türkiye, cumhuriyet, devlet, huzur, milli dayanışma, adalet, insan hakları, Atatürk milliyetçiliği, demokratik, sosyal, laik, hukuk devleti, ülkesiyle, milletiyle, bölünmez, bütün dili Türkçe, ay yıldızlı bayrak, İstiklal Marşı, başkent Ankara”
* * *
OKUDU bitirdi, sorusunu açıklamadı:
“Bunlardan hangisi değiştirilmek istenir acaba?”
“Önce laiklik ilkesi herhalde, bundan çok şikâyetçiler, nereye adım atsalar karşılarına laiklik çıkıyor, Anayasa Mahkemesi AKP’yi kapatmadı ama, laiklik karşıtlarının odağı olduğu gerekçesiyle para cezası kesti!”
* * *
BİZ, laikliğin onları en çok rahatsız eden kavram olduğunda ısrarlıydık, “Hatta demokrasi giderse, bir daha gelir, iyi kötü gelmiştir de, ama laiklik giderse bir daha gelmez, demiş ve yazmıştık...”
O da buna katılılyor ama, “ülkesiyle, milletiyle bölünmez bütünlük”ü de çok önemli görüyordu, hele bugünlerde...
* * *
YA dil konusu?
Devletin resmi dili Türkçenin yanına bir ekleme düşünmezler mi?
Ya bayrak, ya İstiklal Marşı...
“Başkent Ankara kalacak mı?”
Gönüllerinde “Dersaadet” yatanların hayali Ankara değil, İstanbul’dur.
***
PEKİ, durup dururken bu konu niye ortaya atıldı?
Dostumuz “Hiç sandığı gibi değil!” diye itiraz etti:
“Böyle şeyler durup dururken ortaya atılmaz!”
“Ya nasıl atılır?”
“Avrupalılar, Avrupalı emperyalistler bilir bu işleri!”
Yutkunduk, o da bizim bir şey söyleyeceğimizi sandı:
“Şimdi sen içinden bunun kafası hiç değişmemiş, diyorsun!” dedi:
“Her şeyi Avrupalıdan biliyor, işin kolayına kaçıyor!”
Demedik ama, o sanki böyle demişiz gibi devam etti:
“Ankara’daki toplantıya katılanlardan, destekleyenlerden biri kim biliyor musun? Alman Vakfı!”
“Ach so!”
“Ah zo ya!”