KİM, KİMİN OYUNUNU BOZDU?

Şimdi bazıları AKP’nin de, Tayyip Erdoğan’ın da sonunun gelmek üzere olduğunu sanırlar.
Hayal!
Başbakanının görevden aldığı İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin belli ki bunu hazmedemiyor. İlk gün bile yerine gelen Muammer Güler’e sitemle veda ediyordu.
“İnşallah sizin bakanlığınız bizimki gibi 18 ay sürmez!”
Giderek sitemin dozunu artırdı. Gazetecilere dert yanıyordu:
“Benim ne dediklerim belli. Benim icraatım tartışıldı mı, yok. Bir kelime bir işlem yarışması gibi, bir cümlenin başını sonunu al, bir konuşmamdan bir kelimeyi al değerlendir. Bu etik mi, ahlaki mi? Çıksın yazanlar 10 dakika kürsüde konuşsunlar, el mi yaman bey mi yaman göreyim. Meşhur tartışmalarda sarf edilen cümleler arasında herkes için en az üç tane falsolu, hatalı kelime cümle bulayım. Niyet önemli. İdris Naim Şahin bu memlekette birilerinin oyununu bozmuştur, o nedenle o hedef alınmalı denilmiş, alınmıştır.”

Eee, kimdir eski Bakan’ın hedefindeki?
Kendisini göreve getiren, sonra da görevden alan Başbakan değil mi?
Hele, kim kimin oyununu bozmuştur, bu çok önemli.
Şunun altını iyice çizelim de, bazı gönüllerde yatan aslanlar gaflet uykusundan uyanmasın!
İdris Naim Şahin’in bu siteminden, serzenişinden bir şey çıkmaz.
AKP duvarından bir sıva parçası bile düşmez.
Başbakan gülüp geçer mi?
Bugün için öyle gösterse bile içinde de bir tereddüt düşer “Acaba?” diye!
Başbakan iyi bir politikacı ise, -bunda hiç kuşku yok- bu çıkışın yol olabileceğini düşünür.
Siyaset bu belli olur mu?
Şairin dediği gibi,
“Hiç ummadığın keşfeder esrar-ı derunun
Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?”

Diyeceğiz bugün bir şey çıkmaz ama yarın yol açılırsa, o yola kimlerin gireceği de belli olmaz.
Siyaset bu!
Türkiye’de siyaset hep böyle şekillenmiştir.
İstifalarla, transferlerle...

Siyaset zor zanaattır, zor!
Kimin becerip beceremeyeceği belli olmaz.
İmralı’da zorunlu ikamete rağmen, terörle nerelere gelineceğini gösteren de politikacı değil midir?
Hem de nasıl?