Konuşmanın zamanı geliyor


“Şimdi susmak zamanıdır” demiştik. Sözümüzü tutup sustuk! Pişmiş aşa su katmayalım da, bu pilav daha çok su kaldırır ve kaldıracak.
Pişen aş, su kaldıracak olan pilav hangi pilav?
Barış pilavı!..
* * *
Tarih, beceriksiz siyasetçiler yüzünden başımıza gelenleri yazacaktır.
Yıllar yılı hep yazmışızdır, “terörle bir yere varılmaz!” diyenlere bugünleri hatırlatmışızdır.
Bugün varılan nokta, terörle nereye varıldığının renkli fotoğrafıdır.
Eğer Kürde Kürt demeyi suç saymasaydık, adamın dili var, şarkısı, türküsü var, kabul etmek zorundasınız, dedikçe “Akan kan yerde kalmaz!” diye kendilerini avuturlardı. Her cenazenin arkasından “Şehitler ölmez/ Vatan bölünmez” diye ant içerek...
Evet ama şehitler sapır sapır gidiyordu.
* * *
Çok ilkel, tuhaf bir değer- lendirme ama “terör bu işi aldı götürdü”.
Düne kadar “Bebek katili” denilen Öcalan şimdi devletin muhatabı, İmralı’da davet sahibi adeta, daha ne olacak?
Şimdi sırada Öcalan’a ev bulmak var.
Olur mu?
Olmaz mı?
Bizim eski yazılara bakın, “Apo’yu adadan alıp siyaset meydanına bırakın nasıl yerleştirmişiz”, görün!
Adama bir ev mi bulmayacağız?
Herhalde “Çankaya” ilçesinde iki katlı bahçeli köşk, yakışır.
* * *
Şaka bir yana, yine hatalar dizisine devam ediliyor.
PKK silahlarını bırakıp, dağdan inecek, Irak’a geçip Barzani’ye teslim olacak.
Adamın yıllar yılı tek güvencesi silahı onu bırakır mı?
Ya Barzani, eli silahlı adamı alır mı?
Hayale gerek yok!
* * *
Bunlar sızıntı haberler...
Mesela bir örnek daha var, en kolayı...
Anayasa’dan “Türk” kelimesi, kavramı kalksın.
Hay hay emrederler, çok kolay!
* * *
Tarhan Erdem, deneyimli siyaset araştırmacısı, seçim anketlerinin hemen hemen hepsi en yakın sonucu verir, CHP kökenlidir.
Geçen pazartesi günü Akşam’da, Şenay Yıldız’la yaptığı söyleşide “Öcalan’ı Meclis’te görme fikrine alışmalıyız” diyordu.
Bir tespiti daha vardı!
“Öcalan’la görüşmenin yapılmasından sonra gerek dindar, gerek ulusalcı hiçbir hareket olmadı. İstanbul’da Fatih Camii veya Beyazıt Meydanı böyle hareketlerin başlangıç noktasıdır. Bir hareket duydunuz mu? Çünkü halk doğru bir şey söylendiğinde sizi kabul eder.”
Öyledir, öyledir de sağı solu da pek belli olmaz.
Lodos esen rüzgar bakarsınız poyraza çevirir ki!
Neyse bekleyeceğiz, arıza bizden çıkmasın da...