Kumar ve fuhuş...

1950’li yıllar, “Vatan”da çalışıyoruz, ama “Tan”da da şehir haberleri yazıyoruz. “Tan”ın sahibi Halil Lütfü Topal Dördüncü, cimriliğiyle meşhur, tarihe geçmiş...
Bir akşam başımıza dikildi:
“Bana şu kadar lira borçlusun!”
“Hocam, sen kimsede paranı bırakmazsın; bizim gibi gariban kim oluyor ki!”
Bak, dinle dedi ve anlattı:
“Hemen her haberinin sonunu (polis soruşturmaya başlamıştır) diye bitiriyorsun; saydım, toplan şu kadar satır eder, şu kadar santim, ilan tarifesi üzerinden şu kadar lira!”
Anladık, bir daha da unutmadık.
Zaman zaman televizyonlarda, gazetelerde bazı haberleri görünce, okuyunca aklımıza eski patron gelir.
Boş laflar, boş haberler!
* * *
Önce şu kumar işine bakalım...
Hele televizyonlarda bir tantana ki, “az sonra, biraz sonra” duyuruları...
“Polis kumarhane bastı, şu kadar kumarbazı yakaladı...”
Fotoğrafçılara, kameramanlara kızan adamlar, yüzlerini ne buldularsa kapatan kadınlar.
Ne olmuş?
Polis kumarhane basmış...
Anladık, sonra ne olmuş?
Hiçççç!
O tantana boşuna, sanki kumar defilesi, polislerin kollarında erkekler, kadınlar, defileye çıkacaklar.
Sonuç?
Üç aşağı, beş yukarı yüz ellişer lira para cezası, belki bu da ertelenmiştir.
* * *
Vazgeçin!
Polise yazık, oynayanlara yazık, oynatanlara yazık!
Diyeceksiniz ki, “Sen kumarı, kumarbazı mı koruyorsun?”
Hayır, Türkiye’de bunlardan daha ciddi işler olduğunu biliyoruz; aldıran yok, hepsi bu kadar...
Devletin polisini koşturacaksınız, pusuya yatıracaksınız, insanları teşhir edeceksiniz, medyaya da malzeme çıkaracaksınız...
Değer mi?
* * *
Buna benzer başka haberler de vardır...
“Uygunsuz vaziyette yakalandılar!”
Ne yaparken?
Fuhuş yaparken!
Fuhuşun uygun vaziyeti nasıl olur acaba?
Uygunsuz vaziyette yakalanmışlar...
Ne biliyorsunuz?
Bunun uygun vaziyeti nedir, nasıldır acaba?
Bari çizin de “Şekil birde görüldüğü gibi” deyin...
* * *
Kimi kumar oynar, kimi fuhuş yapar...
Tarih boyunca kim kumarı önlemiş, kim fuhuşu yasaklayabilmiş?
Denetime alın yeter!