Lozan’ı aşmak

Lozan’da imzadan sonra, gazeteciler İsmet Paşa’nın önüne çıktılar: “Paşam, ilk intibaınız nedir?”
Bu gazeteciler arasında, MİLLİYET’in kurucusu Ali Naci Karacan da vardır “İsmet Paşa’nın gözleri gülüyordu” der:
“İşte görüyorsunuz, mektepte imtihan verdik, çıkıyoruz.”
* * *
Aradan seksen yıl geçti, bir haber:
“Avrupa, Ankara ve Atina’da topraklarındaki dini azınlıkların hakları konusunda Lozan’ı aşmalarını öngören bir çağrıda bulunmaya hazırlanıyor.”
Nasıl bir çağrıymış bu?
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi ne istiyormuş?
“İki ülkenin azınlık vatandaşlarına Lozan Antlaşması’nda karşılıklı (mütekabiliyet) ilkesine göre değil, Avrupa İnsan Hakları Sözleşme normlarına göre muamelede bulunmaları...”
Bunun ayrıntısı yok mu?
Olmaz mı?
Ankara’dan istenenler şunlar:
-“ Dini azınlıkların dini temsilcilerinin eğitimiyle ilgili sorunları çözmesi
- Patrikhanelerin tüzel kişiliğini tanıması
- Heybeliada Ruhban Okulu’nu açması
- Fener Rum Patrikhanesi’ne ekümenik sıfatını kullanma izni vermesi, azınlıkların mülkiyet sorunlarını çözmesi
- Mor Gabriel Süryani Ortodoks Kilisesi’nin mülkiyet hakkının korunması
- Ulusal azınlık mensuplarının polis, TSK, yargı ve idari sistemde çalışabilmesi
- Hrant Dink cinayetini çözümlemesi
- Azınlık mezarlıklarını koruması, antisemit (Yahudi karşıtı) söylemleri cezai suç haline getirmesi, ırkçılık ve hoşgörüsüzlüğe karşı ulusal kampanya başlatması.”
Lozan’ı aşmalıymışız...
Nasıl aşılacağını da gösteriyorlar...
Peki sonra?
* * *
Televizyonlarda altyazı geçer:
“Az sonra...”
Lozan’ı hop diye bir sıçrayışta aşamazsınız ki, biraz bekleyeceksiniz.
İsterseniz, aşacağımız filmi başa alalım, görelim:
“Türkiye devleti baş delegesi İsmet Paşa, yerinden kalktı, oradaki masaya doğru yürüdü ve masanın tam ortasına gelince durdu. Sağ elini jaketatayının iç cebine götürerek oradan renkli bir kutu çıkardı, açtı, içinden bir altın kalem aldı ve Gazi Mustafa Kemal’in, vatanın kurtarıcısı Büyük Ata’nın antlaşmayı imzalamak üzere kendisine gönderdiği tarihi kalemle, ayakta, biraz eğilerek, genel sekreter Massigli’nin önüne koyduğu antlaşmaya, 24 Temmuz 1923 tam saat üçü dokuz geçe imzasını attı.
Tarihi an, işte o andı. İşte o andı ki, 24 Temmuz 1923 yılı Salı günü saat tam üçü dokuz gece, İsmet Paşa’nın attığı bu imza ile, Osmanlı İmparatorluğu tasfiye edilmiş ve yeni Türkiye devleti kurulmuş oluyordu!”(x)
Lozan’ı aşın!
Aşalım da İsmet Paşa’nın imzası ne olacak?
O imzayı aşmak için, yeni bir imza gerekmez mi?
O kim, onlar kim?
———————
(x) LOZAN - Ali Naci Karacan, hazırlayan Hulusi Turgut, İş Bankası Yayınları