Mafyanın belini kıralım, derken...

Mafyanın belini kıralım, derken...


BU Meclis için her çeşit eleştiri yapılabilir ama, kimse "Tembel!" diyemez.
Meclis çalışıyor!
Hem de gece yarılarına kadar.
Tabii Meclis çalışıyor, kanun çıkarıyor, demek yetmez, önemli olan kanunların anlamları, kimin yararına olduğu...
Doğru ama, inanın ki, umutsuzluğa kapılan bir toplumda, çalışan Meclis bir umut kaynağı oluyor. Düşünün bir de bu ortamda, toplanamayan, kanun çıkaramayan, milletin sesini duyuramayan bir Meclis olsa...
Meclis iki gece üstüste saat 24'e kadar çalıştı, "Çıkar amaçlı suç örgütleriyle mücadele yasasını" görüştü, kabul etti.
Kısacası çetelerle mücadele etmek için yasa çıkarılıyordu. Fazilet Partililer tasarıya karşı çıktılar, itirazları bu yasanın "devlet terörü"nü koruyacağıydı, çünkü hakim kararıyla telefonlar dinlenecek, devletin ajan kullanması yasal hale gelecekti, bu çetelerin, örgütlerin propagandasını yapan yayın kuruluşlarının yayınları da bir, üç gün durdurulacaktı.
* * *
DYP sözcüsü Saffet Arıkan Bedük, kanunun yabancısı değildi, eski emniyet genel müdürü ve vali'ydi, "Siyasiler bir çetenin başıyla oturup yemek yerse, görüşüp konuşursa, onunla mücadele eden polis memuru görev yapamaz!" derken, herhalde kimleri hedeflediğini biliyordu.
* * *
FAZİLET Partililer, hemen her madde hakkında değişiklik önergeleri verdiler. Meclis İçtüzüğü'nü bilmeyenler, görüşmeleri izlerken, herhalde buna şaşırmışlardır.
Çünkü Başkan önergeleri okutuyor, komisyonla, hükümet sıralarına dönüp görüşlerini soruyordu. Hem komisyon sözcüsü, hem de İçişleri Bakanı Tantan "Kabul ediyoruz" diyorlardı. Başkan bu defa milletvekillerine soruyordu:
"Kabul edenler, etmeyenler?"
Eller kalkıyor, iniyor, başkan sonucu açıklıyordu.
"Önerge kabul edilmemiştir."
Hükümetin ve komisyonun kabul ettiği önerge, niye kabul edilmiyordu, hem de hükümeti kuran milletvekillerinin oylarıyla...
* * *
BU ince bir parlamento taktiğiydi, eğer hükümetle komisyon "Kabul etmiyoruz!" deseler, görüşme açılacak, konu uzayacaktı. Onun için komisyon ve hükümet "Kabul ediyoruz!" deyip, görüşmenin, konuşmanın yolunu kesiyorlar, sonra da milletvekilleri "Kabul etmiyorlar"dı.
Bu da muhalefeti konuşturmamanın ya da engellemeyi önlemenin bir yoluydu.
* * *
BU ince bir taktik olabilirdi ama, hoş, nazik değildi, muhalefet konuşuyor, iktidar susuyor, doğru, yanlış demeden parmak hesabıyla kanun geçiyordu. Bu ince taktik öyle bir hale geldi ki, sonunda, İçişleri Bakanı Tantan bile gülmek zorunda kaldı...
Yakışmadı!
Eleştirileri ve kanun maddelerini dinledikçe, - hele Türkçesi - bu kanunun çok kişinin başını ağrıtacağı belli oluyordu...
Bir kanun bu kadar kuşku ve şüphe üzerine kurulamazdı ki!
Mafyanın belini kıralım derken, bazı masumların kafası kırılmasın da...




Yazara E-Posta: h.pulur@milliyet.com.tr