Mazoşist değiliz!

Olaylar ve insanlar Her hafta sonunu Fenerbahçe'nin maçını bekleyerek, seyrederek, geçirenler acaba mazoşist midirler?Mazoşist kime denir, kimlere denir?Fransızca kökenli bu ruhbilim teriminin anlamı şu:"Aşağılanmaktan, kendisine eziyet edilmesinden, ruhsal ya da fiziksel acı verilmesinden hoşlanan kimse."Tam bizim durumumuza uyan...* * *HER hafta sonunu aynı heyecanla bekliyoruz, "Fenerbahçe bu hafta iyi oynayacak, biz de şu sıkıntılı günlerimizde biraz olsun keyifleneceğiz..." diye.Her hafta aynı; aynı işkence, aynı ıstırap...Rahmetli Abdullah Yüce sağ olsaydı, onun şarkısı tam bizim halimize uygundu:"Bu ne sevgi ah, bu ne ıstırap!"* * *OLACAK iş değil!Karşınızdaki takımın tüm oyuncularının maddi değeri bizim bir oyuncumuzun bedelinden daha düşük, adamlar çıkıyor sahaya, senin karşında takır takır oynuyor, puanları teker teker cebine koyup gidiyor.Sahaysa saha, tesisse tesis, paraysa para...* * *DEMEK, bu işte, aksayan bir şey var!Geçen senenin akıbetine mi uğrayacağız yoksa...Şarkıyı bilirsiniz değil mi?"Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime!"Yani geleceğime bakınca, suçlu gibi titriyorum!Bir, üç, beş yeter yahu!Üstelik futbolcuların umurunda bile değil!Adamın umurunda mı, para peşin, kırmızı meşin...* * *BİR futbolcu anlatmış:"Saracoğlu'ndaki maçtan sonra hep beraber Samandıra'ya giderdik, hoca orada konuşur, evlerimize dağılırdık. Şimdi bu da bitti, bir kere yabancıları maçtan sonra eşleri gelip arabayla alıyorlar, bizimkilerin bir kısmı da nefret ettikleri Hoca'nın yüzünü görmemek için birer ikişer sıvışıyorlar; kaptan Ümit, Tuncay, Kemal, Semih birkaç kişi Samandıra'ya dönüyorlar. Tuncay zaten orada yatıp kalkıyor. Yenilsek de berabere kalsak da fark etmiyor, ağzımızda bir sakız, dünyanın sonu gelmedi, gelecek haftalara bakalım, deyip çıkıyoruz işin içinden..."* * *RAHMETLİ İsmet Gümüşdere'nin "Objektif Yalan Söylemez" adındaki spor fotoğrafları albümüne bakıyoruz.... Rahmetli "Mehmetçik" Basri Dirimli; yüzü gözü çamur içinde, başı gözü sarılı. İsmet Gümüşdere bu fotoğrafı nasıl çektiğini anlatırken, "Hâlâ, 'bırakın beni sahaya çıkayım, takımı bırakmam!' diye yırtınıyordu" derdi.Bir fotoğraf daha... Fenerbahçe yabancı bir takıma yenilmiş, futbolcular sahadan çıkarken o kadar üzgünler ki elleriyle yüzlerini kapamışlar, kim olduklarını çıkarmak güç. Birol ile Şeref'in yüzü açık, suratlarından düşen bin parça...Ya şimdi?* * *YAZIYA ne diyerek başladık? "Mazoşist" diyerek başladık, kendisine eziyet edilmesinden keyif alan adam...Hayır, biz mazosişt değiliz, bu haftadan itibaren Fenerbahçe maçlarına paydos! Televizyonlardaki naklen yayınlara da boykot, programlara da...Her maçtan sonra "Yoksa biz mazoşist miyiz?" diye düşünmeye de gerek yok!Gençliğimizin en sıkıntılı günlerinde, hafta sonunu iple çekerdik, "Fenerbahçe maçı var!" diye...Yetmiş küsur yaşında, her hafta eziyet çekecek, işkence görecek değiliz ya!Evet, sonuna kadar Fenerbahçeliyiz ama, mazoşist değiliz! h.pulur@milliyet.com.tr ACABA biz mazoşist miyiz?