Meğer Deniz Baykal hiç değişmemiş

Meğer Deniz Baykal hiç değişmemiş

Hasan PULUR

ANLAŞILDI; CHP Karadeniz'i gözden çıkardı, zaten o çıkarmasa Karadenizli onları gözden çıkardı.
Bu, CHP'nin başına ilk defa gelmiyor, 1991 seçiminde de, büyük siyaset adamı (!) Erdal İnönü'nün ferasetiyle HEP'lileri Meclis'e taşıyınca Rize'den, Zonguldak'a kadar tek bir milletvekili çıkaramamıştı. O gün, o tepkiyi gösteren Karadenizli, bugün 40 yıldır beklediği Karadeniz otoyolunun yapılmasına karşı çıkan CHP'yi ödüllendirecek değil ya! Sadece Rize'den Zonguldak'a kadar mı, memleketin dört bir köşesini hamsi ağı gibi ören Karadenizliler ne yapacak? Herhalde onlar da akın akın sandığa koşup CHP'ye oy verecek değiller ya!
* * *
CHP'lilerin haklı itirazını şimdiden duyar gibiyiz:
"Biz Karadeniz otoyoluna değil, Ulaştırma Bakanı Yaşar Topçu'nun ihalesine karşıyız!"
Siz onu gidin de, bizim değil, Karadenizlinin kulağına anlatın!
Hem madem, ihalede yolsuzluk kokusu var, o halde niye Meclis kürsüsüne çıkıp, bunu açıklamıyorsunuz, Meclis araştırması, Meclis soruşturması istemiyorsunuz?
Niye Meclis'e girmiyorsunuz?
Meclis'e girmeyerek, hükümeti düşürmek için "Hacı - Bacı" ikilisinin ekmeğine niçin yağ sürüyorsunuz?
* * *
BUNLARIN hepsi küçük oyunlardır, maksadınız, aba altından sopa göstermek, hükümeti korkutmak, başka bir şey değil!
Ya şımarıklık!
Madem öyle hadi açıklayın bakalım "Biz hükümeti desteklemiyoruz, bundan böyle Refahlılarla birlikte oy kullanacağız!" deyin...
Deyin ki, tam olsun!
* * *
DOĞRUSU "Laikliğin yılmaz savunucusu" CHP'ye yakışan budur!
Hem niye yakışmasın, Türkiye'de laiklik için atıp, tutan, mangalda kül bırakmayan bir partinin genel başkanı, ne idüğü belli, bir Hıristiyan tarikatının toplantısı için Amerika'ya koşup giderse...
Hem de, niçin gitmiş biliyor musunuz?
"Başını dinlemek için!"
Sevsinler, böyle baş dinlemeyi!
Baş dinlemek için Amerika'ya gitmeye ne hacet!
Türkiye'de başını dinleyecek yer mi yok, ya da huzura kavuşturacak tarikat mı yok?
Şimdi ayıkla bakalım pirincin taşını, "Ben Amerika'ya tarikat toplantısına değil, dünya barışı için gittim!" diye çırpın!
Anlatabilirsen!
* * *
YAZIK, 24 Ekim 1997'de bu köşede Deniz Baykal için şöyle yazmışız:
"Zaman bazılarından çok şeyi alıp götürürken, Deniz Baykal'a çok şeyler katmış!"
Aldanmışız!
Meğer Hazret hiç değişmemiş...
Değişip, değişmeme üzerine bir fıkra vardır ama, bugün yazmayacağız, daha vakit var!
Ne zaman mı yazarız?
Deniz Baykal, bu gidişle, nasıl olsa o fıkrayı bize yazdırır...
Her ne kadar, bugün bizim elimiz gitmese bile, Deniz Baykal bu kafayla, o fıkrayı hakedecek...

DİP NOTU: Alışılmışın dışında bir müjde:
"İstanbulumuzun akciğeri mesabesindeki 8100 hekatarlık (81000 dönüm) alanın, Sarıyer Belediyemizden alınarak Belediye Başkanı ANAP'a transfer olan Bahçeköy'e verilmesi karşısında hep birlikte, haksızlığı durdurma, toplumu bilgilendirme, hukukun üstünlüğünü ve adaletin yanılmazlığını tesis etme mücadelemizde, ekranlarında, köşelerinde, sütunlarında, haberlerinde, radyolarında, bize destek veren tüm medya mensuplarına, Bölge İdare Mahkemesi'nde açmış olduğumuz davada aldığımız yürütmeyi durdurma müjdesini vererek şükranlarımı ifade ediyorum."


Yazara EmailH.Pulur@milliyet.com.tr