“Mehmet Emmi”nin Arsası Ve Yargı Paketi

3. Yargı Reformu “Mehmet Emmi”ye ilaç gibi geldi, derdine ancak bu reform çare bulacaktı.
Oysa, heyhat!
“Mehmet Emmi” emekli öğretmendir, hayatı çok ciddi yaşasa da, ciddiye almaz, mutlaka dalga geçilecek bir yanını bulur. Karısını kaybetmiş, iki çocuğuna hem analık, hem babalık yapmıştır.
“Mehmet Emmi gel seni evlendirelim” diyenlere takılır:
“İnsan bir kere hata yapabilir, ama iki defa aynı hatayı yaparsa ahmak derler!” diye biraz da acımasız bir şaka yapar.
* * *
“Mehmet Emmi”nin bir arsası vardır, babadan kalan bu arsa için müteahhitle anlaşır, adam 16 daireli bir apartman yapacak, bu dairelerden beşi “Mehmet Emmi”nin olacaktır.
Avukat Coşkun Ongun, “Mehmet Emmi”nin macerasını özetler... (Potkal Yayınları-Öyküleşen Hukuk)
Yıllar çabuk geçmiş. Üç yıl, beş yıl, yedi yıl... Yüklenici binaya başlamış, on altı daireli bina yapacağım dediği halde yirmi dört daireli bina kondurmuş arsaya. Gerekçesi de yapı masraflarının olağanüstü artması ve ekonomik kriz olmuş. Ancak Mehmet Emmi’nin dairelerini de vermemiş. İnşaatı yarım bırakmış.
Adliyeye ömrü hayatında gitmeyen Mehmet Emmi, soluğu mahkemede almış. Arsayı geri almak için dava açmış.
Dava doksan iki yılında açılmış. Aradan dört yıl geçtikten sonra sonuçlanmış. Yerel mahkeme arsanın Mehmet Emmi’ye eski haliyle iadesine, arsa üzerine yapılan binanın yıkımına karar vermiş.
* * *
Yargıtay da dosyayı iki yıl incelemiş. Mehmet Emmi aleyhine bozmuş. Arsa üzerine yapılan yapının komşu belediye arsasına da taşmasını bozmaya gerekçe yapmış.
Arsanın ne kadarının kime ait olduğunu anlamak için beş yıl daha geçmiş. Sonunda tam karar verilecek olan duruşmada Mehmet Efendi az kalsın kalpten gidiyormuş. Çünkü kararı verecek olan yargıç, başka bir mahkemeye atanmış. Dosyaya yeni bir yargıç bakacak ve de araya adli tatil girdiği için duruşma altı ay sonraya ertelenecekmiş.
Altı ay sonra adliye başka bir binaya taşınmış. Taşınma işleri nedeniyle de bir yıl daha geçmiş. Sonunda karar verilmiş. Mehmet Emmi davayı yine kazanmış. Dosya yine Yargıtay’a gitmiş. Şekli bir eksiklikten dolayı yeniden bozulmuş. Yerel mahkeme yeniden karar vermiş. Daha sonra belediye kararı temyiz etmiş.
Bu arada Mehmet Emmi, arsası üzerine yapılan yapıyı yıktırmak için icraya başvurmuş. İcra müdürlüğü memur ve birkaç polisle birlikte yapının olduğu yere gitmiş. O da ne? Arsa üzerinde yükleniciden daire satın alan mal sahipleri oturmasın mı? Binaya elektrik su verilmiş. Yalnızca dış sıvası eksikmiş.
Daire sahipleri kadınlı çocuklu gruplar halinde ellerinde sopa ve baltalarla karşılamışlar Mehmet Emmi ve yanındakileri.
Çaresiz geri dönmüşler.
* * *
Sonrası?
“Mehmet Emmi”nin son umudu 3. Yargı Reformu’ndaydı, o da yarı vuslat bahara kaldı.
Şimdilik; idamlarla, müebbetlerle uğraşıp duruyoruz, kim kalsın, kim çıksın, diye...