Mesut Yılmaz ve Churchill

Mesut Yılmaz ve Churchill

Hasan PULUR

BAŞBAKAN Mesut Yılmaz'ın söyledikleri, bize İngiliz devlet adamı Churchill'in ünlü lafını hatırlattı...
Mesut Yılmaz, daha önce "Başbakanlık bana haram olsun!" diye koyduğu çıtayı daha yükseltiyor, "Susurluk ve enflasyon için kellemi koydum. Küfrü, hakareti, baskıyı, her şeyi göze aldım, Türkiye'ye çağ atlatacağım!" diyor...
Churchill ise, İkinci Cihan Savaşı başında Başbakan olunca, Avam Kamarası'nda şöyle diyordu:
"Hiçbir şey vaat etmiyorum; kan, gözyaşı ve çalışmaktan başka..." (x)
Böyle dedikten sonra "Gayeniz nedir?" diye soranlara da tek kelime ile cevap veriyordu:
"Zafer, zafer!"
Ve Churchill zaferi kazandı, İngiltere savaştan müfettikleriyle zafer kazanarak çıktı.
* * *
ELBETTE Mesut Yılmaz'la Churchill'i karşılaştırmanın imkanı yok, ayrı zamanların, ayrı kültürlerin değişik insanları... Ama üslup bakımından yukarıdaki örnekle benzerlikleri var, tabii Churchill'in söylediklerinin sonu belli, Mesut Yılmaz'ın ise sadece söyledikleri var henüz...
* * *
TÜRKİYE'de siyaset erbabı, henüz Mesut Yılmaz'ın dillerde ve belleklerde yer alan bir esprisiyle tanışmadı. Oysa Churchill'in esprileri, acımasız nükteleri hala anlatılır.
Amerika'daki bir konferansında salonu dolduranlara bakıp şöyle demişti:
"Bu bana gerçekten gurur ve heyecan veriyor. Fakat şunu da aklımdan hiç çıkarmıyorum. Eğer siyasi bir nutuk vermek yerine ipe çekilmiş olsaydım, kalabalık iki misli olurdu!"
* * *
CHURCHILL de resim yapar, manzara resimleri yapmayı tercih ederdi; portre çizmeyi sevmezdi.
Sebebini soranlara da şöyle derdi:
"Çünkü bir ağaç, kendisini çirkin gösterdim diye şikayet etmez!"
* * *
CHURCHILL'in gazeteciliği de 1926'da genel grev hayatı felce uğratınca hükümet Morning Post adında bir gazete çıkardı, başına da Churchill'i getirdi, gazete açıkça greve karşıydı.
Haberleri tek taraflı vermekle suçlanan Churchill kendisini şöyle savundu:
"İtfaiye ile ateş arasında bitaraf kalamam!"
* * *
AMERİKA'da gazetecilerle yaptığı bir sohbet toplantısında sordular:
"Genç bir politikacıda ne gibi nitelikler ve yetenekler bulunmalıdır?"
Churchill çok ciddi bir tavırla önce şöyle dedi:
"Yarın, ertesi hafta, gelecek ay ve önümüzdeki yıl hangi olayların olacağını önceden görme yeteneği..."
Sonra ekledi:
"Ve ondan sonra da olacağını söylediği olayların niçin olmadığını anlatabilme yeteneği!"
* * *
CHURCHILL, siyasetin kişisel kavgalarında da çok acımasızdı.
Avam Kamarası'ndaki bir görüşme sırasında, İşçi Partisi'nin kadın milletvekili Bessie Braddock ile kapışırlar, oturum bitip koridora çıkınca, kadın, Churchill'e sataşır:
"Winston, sen bir sarhoşsun!"
Churchill gülümser:
"Evet, ben bugün sarhoşum ama yarın sabah ayılacağım! Ama sen çok çirkin bir kadınsın ve hep öyle kalacaksın!"
* * *
İNGİLİZLERİN "asit dilli" dedikleri Bernard Shaw ile Churchill arasında antolojilere geçen bir yazışma vardır.
Shaw, "Pgymalion" adlı oyununun ilk gecesinde Churchill'e davetiye gönderir ve şu pusulayı iliştirir:
"İki kişilik davetiye gönderiyorum; bir dostunuzu da getirebilirsiniz; tabii dostunuz varsa!!!"
Churchill başka bir yere sözü olduğu için davetiyeyi şu pusulayla iade eder:
"Piyesinizin ikinci gecesine gelebilirim, eğer ikinci gece oynarsa!"

Yazara EmailH.Pulur@milliyet.com.tr