"Milletin kafası çok karışık!"

"Milletin kafası çok karışık!"



EN sağlam haber taksi şoförlerinden alınır ya da en iyi yorumu taksi şoförleri yapar, tabii abartma paylarını da dikkate alırsanız...
Lakin ne kadar abartırlarsa abartsınlar, "asparagasçılar"ın çapına erişemezler.
* * *
SİNAGOG faciası ve Letonya yenilgisinin ertesi günü bir taksiye bindik, yol boyunca sohbet ediyoruz, oradan buradan konuşurken, şoför kesin teşhisi koydu:
"Milletin kafası çok karışık abi!"
* * *
BUNDAN daha iyi, teşhis olabilir mi?
Milletin kafası karışık...
Nasıl karışık olmasın...
* * *
ADAM televizyonda konuşuyor, Kuledibi esnafından biri:
"Ya bu sinagogu buradan alıp, sakin bir yere götürsünler, ya da bizi taşısınlar!"
Adamın söylediklerine "Böyle saçma laf olmaz!" diye karşı çıkan, iki kadından başka kimse yok!
Programın sahibi Savaş Ay, bu sokak tartışmasına yorum getiriyor, esnafın söylediklerinden rahatsız olmuş "abuk sabuk laflar!" demeye getiriyor.
Peki, böyle abuk sabuk lafları, televizyonda yayımlamak ne oluyor?
Hele, sargılar içinde yüzü gözü kapalı yaralı genç kıza "Bu olay hakkında yorumunuz?" diye sormak...
Milletin, kafası karışmasın da ne olsun!
* * *
YA televizyonlarda, gazetelerde yapılan yazılı sözlü yorumlar...
Sinagoga niye saldırmışlar biliyor musunuz?
O saatlerde Kıbrıs'ta olan Başbakan Erdoğan'a gözdağı vermek için! Demek istemişler ki: "Sen Kıbrıs'ı verirsen, başına gelecekleri düşün!"
Bir başka yorum:
"Saldırıyı, Türkiye'yi, Araplara karşı, Amerika ve İsrail'in yanına çekmek isteyenler yaptı!"
Milletin kafası karışmasın da ne olsun?
* * *
MİLLİ Futbol Takımı'nın Letonya'ya yenilgisi, geldi geldi kramponlara bağlandı.
Krampon nedir?
Ali Püsküllüoğlu "Türkçe'deki Yabancı Sözcükler Sözlüğünde" kelimenin aslının Fransızca olduğunu belirtir:
"Kaymaya engel olmak için ayakkabı tabanına konan demir, kösele ya da sert lastik."
Ama çok kere "krampon" sözcüğü futbolcuların giydiği ayakkabı yerine kullanılıyor, yanlış!
Peki, Letonya yenilgisiyle kramponların ilgisi ne?
* * *
SANKİ Letonya, günlük güneşlik bir ülkeymiş gibi, futbolcuların ayakkabılarının altına koyacakları kramponların nasıl olacağı, son dakikaya kalmış...
Önce, Galatasaraylı futbolcuların karlı havalarda giydiği kramponlar Letonya'ya getirilmiş, olmamış, arkadan, Alman takımı Schalke'nin oyuncularının tahta kramponları, bu da olmamış, vidalı kramponlar eğelenip, sivrileştirilmiş, bu da tutmamış, hakem hiçbirini beğenmemiş... (Milliyet 17 Kasım 2003)
Hatta, Erzurumspor'dan krampon getirilmiş ama bu da uymamış! (Dünden Bugüne Tercüman 17 Kasım 2003)
* * *
NAPOLYON, bir muharebeden sonra, birliğin komutanına sormuş:
"Niye kaybettin?"
Komutan "Birçok sebep vardı, önce cephanemiz yoktu..." der demez Napolyon lafını kesmiş:
"Yeter, gerisine gerek yok!"
İnşallah bugün, krampon işini halledip Letonya'yı yeneriz.
Yine "Saha çamurdu, hakem kötüydü!" plağını çalmaya başladık.
"Türk gibi başla, Türk gibi bitirme..." diye bir laf vardır...
Dünya üçüncülüğünden sonra, düştüğümüz şu hale bakın.