Neredeyse, adamlara ekmek yedirmeyecekler...

HAYIR, ille de bu adamlara ekmek yedirmeyecekler. Boşuna mı “İş bilenin, kılıç kuşananın” demişler.
Boşuna mı “Bal tutan parmak yalar!” demişler.
Boşuna mı “Fakirden sakın da geç, zengine sürtün de geç!” demişler.
Demişler de, kimin umurunda...
*     *     *
BAZI bilim adamları Devlet Demiryolları’yla iş yapmaya başlamışlar. Kimi Bakan’a danışman olmuş, kimi de kurdukları bir dernekle TCDD’den iş almaya başlamış.
Eeee ne var bunda?
*     *     *
MEĞER bir süre önce olan hızlı tren kazasını inceleyen ve rapor hazırlayan bilim kurulu üyeleri bir dernek kurmuşlar, Demiryolları işletmesinden iş almaya başlamışlar. İş dediğiniz eğitim ve teknik hizmet.
*     *     *

EEEE ne var bunda?
Yani adam bir rapor hazırladı diye ömür boyu başka iş yapmayacak mı?
Niye yapmasın?
*     *     *
YALNIZ, CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a verdiği soru önergesinde, bu bilim adamlarının kazada Demiryolları hakkında lehte rapor verdikleri ileri sürülüyor.
Yani demeye getiriliyor ki, “Temiz raporu verdiler, Demiryolları’ndan işi kaptılar!”
*     *     *
DEDİK ya, adamlara ekmek yedirmeyecekler.
Yine bir “kıyak emeklilik” masalı uydurdular.
AKP milletvekilleri teklif hazırlamışlar; teklif kabul edilirse, iki gün milletvekilliği yapsalar bile hemen emekli oluyorlar.
Çok doğru, önümüzde seçim var; kimin gidip kimin kalacağı belli değil. Yürürlükteki yasaya göre ancak iki yıl sonra emekli olabilecekler, o da seçilirlerse...
Yazık değil, günah değil mi?
Hemen isim takmışlar “kıyak emeklilik!”
Bari oldu olacak, fırıncıya söyleyin de bu adamlara ekmek de vermesin!
AKP yöneticileri usulen karşı çıkarlar.
Hep böyledir, sonra milletvekili özgür iradesiyle baş başa kalıp oyunu verir.
Milletvekili maaşlarına zamda da böyle olmaz mı?
Demokrat Parti’nin ünlü milletvekilinin “Kırmızı oylar sepete, zamlar cebe” dediği duyulmamış mıydı?
Dedik ya, bu adamlara rahat yok; bir lokma yemek yiyecekler, boğazlarına takılacak.
Yalnız bizde değil, Danimarka’da bile böyle...
İrfan Kurtulmuş’un haberine göre, “Türk turizmciye sponsor olan Danimarka tahtının ikinci sıradaki veliahtı Prens Joachim yazlık bir ev, bir ralli otomobili almış...”
Alanya’daki bir turizm şirketine sponsor olan Prens’in yapacağı fazla bir şey yok!
“Prens bizim evlerden birinde kalıyor” dendi mi, yeter.
Ama yok, dedik ya adam Danimarka Prensi bile olsa rahat yok!
Kopenhag Üniversitesi Rektörü, bu anlaşmayı “problemli ve riskli” olarak nitelendirmiş...
Demek yüzlerce yıl önce Shakespeare, Hamlet’e “Danimarka Krallığı’nda çürümüş bir şeyler var” dedirtirken boşa laf ettirmemiş...