O kadar çok benzeri var ki!

Geçen gün, eskilerden bir arkadaş, “Halit Deringör”ün kitabını okudun mu?” dedi.
Belki toptan okumadık ama o yazıları eskiden parça parça gazetede okumuştuk.
Halit Deringör değişik uğraşıları olan biridir.
Futbolcudur, bürokrattır, devlet memurudur, spor yazarıdır.
Arkadaş ısrarla, “Niçin gazete değiştirmiş?”, bunu anlatan, bunu yazan yazıyı okumamı istedi.
***
Halit Deringör, “50 yıl çalıştığı gazeteden niye ayrılmış, niçin başka bir gazetede yazıyor?”
Çünkü, deyip onun ağzından okumak gerek:
“Ayrılışım para nedeni ile değil, onurumu muhafaza düşüncesinden kaynaklandı. Sen 50 yıl çalışmanın karşılığını sembolik de olsa, haber vermeden onu ekarte etmek için ücretini kesiyorsan, bir karanfille uğurlamıyorsan, hatta okurlarına bir veda mesajını yayınlamak için sayfada yer vermiyorsan, onurun var ise bu durumda görevi bırakacaksın.”
***
Doğru, niçin? Örnekler görmüşüzdür, onun için şaşırmayız. “Halit Deringör” de bunlardan biridir.
“Çoğu kimse benim paraya karşı hırsım olmadığını bilir” diyor ve ekliyor:
Peki gazeteciliği basamak, merdiven yapanlar?
“Gazeteciliğe başladığım günden bugüne kadar, ondan yararlanma hiçbir işimde olmadı.”
***
Ya devlet memuriyeti?
Tekel’in çeşitli bölümlerinde üst düzey yönetici olarak çalışmış.
“Emekli olduğumda, Emlak Kredi Bankası kanalıyla almış olduğum bir dairem, 74 model Volkswagen bir arabam var .
Bir de spor yazarlığım var...
50 yıl çalıştığım gazeteden asgari ücretten de aşağı ücret alarak çıktım. Gazetenin manevi kişiliğine büyük saygım var.”
***
Ne yazık ki “Halit Abiler” değil, başkaları o bahçelerde top koşturuyor.
O bahçede artık “ne bülbüle yer var, ne de Halit’lere.”
Yeni bahçenin, yeni bitkileri, yeni kuşları...
Tabii Fenerbahçe’nin de...
Ne yapalım eskiyle de yaşanmaz ki!
***
Eğer hâlâ “Babıâli” deniyorsa, neler görmüştür neler?
Yurtdışından gelen genel yayın müdürünün çıkış belgesinin uçağın kapısında verildiğini görmedik mi?
Çocuğunun sünnet düğününde çıkışı gönderilen gazeteciler görmedik mi?