Oha'lamadan, yuha'lamadan!..

Oha'lamadan, yuha'lamadan!..

Hasan PULUR

BU sorunoha'layarak, yuha'layarak, çözülmez...
Hangi iş böyle çözülmüş ki, dokunulmazlığın sınırlanması çözülsün...
Önce şunun altını çizelim, sahtekarlığın, dolandırıcılığın, rüşvetin, zimmetin, görevi kötüye kullanmanın, kaçakçılığın dokunulmazlığı olmaz...
Bir milletvekili hakkında böyle bir suç iddiası varsa, o milletvekili bağımsız yargı önünde bunun hesabını vermelidir. Yalnız bu hesabın sorulması sırasında, o milletvekilinin - her vatandaş gibi - onuru korunmalı, hakkındaki iddia, sanki işlenmiş bir suçun kesinleşmiş kararı gibi kamuoyuna yansıtılmamalıdır. Tabii bu sadece milletvekilleri için değil, her vatandaş için geçerlidir. Fakat bu ilkenin ayaklar altına alındığı günümüzde bunu sağlam kurallara bağlamanın sayısız faydası vardır.
* * *
DOKUNULMAZLIK hangi ihtiyaçtan doğmuştur?
Bunun adına "Yasama sorumsuzluğu" diyenler de vardır, ANAP milletvekili ve son görüşmelerde partisinin Meclis'te sözcülüğünü yapan Yüksel Yalova, doktora tezinde, yasama sorumsuzluğunun başlangıcını, İngiliz Parlamentosu olarak gösterir. (x)
Avam Kamarası Başkanı 1541'de, Kral'a gönderdiği dilekçe ile "söz hürriyeti"nin kavramını belirtir.
Fakat bu kolay gelişmemiştir. Kral ile Avam Kamarası arasındaki mücadele çetin geçmiş, sonunda 1688 ihtilalinden sonra "Haklar Bildirisi"nde milletvekillerinin parlamentodaki söz ve görüşme hürriyeti, dokunulmazlık, başka bir deyimle sorumsuzluk garantiye alınmıştır.
* * *
TÜRKİYE'de de 1876 Anayasası'ndan beri dokunulmazlık vardır; sadece 1921 Anayasası'nda yoktur. Yüksel Yalova bu konuda şöyle yazar:
"İlk Büyük Millet Meclisi tarafından hazırlanan 1921 Anayasası'nda parlamento üyelerinin muafiyetleri ile ilgili herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Bunun sebebi Meclis'in kuruluşundaki felsefe idi. Meclis rakip tanımayan tek meşru organdı, gayesi Hilafet ve Saltanat'ı kaldırıp, vatan ve milleti milli hakimiyet prensibinin getirdiği esaslar dahilinde kurtarmaktı. İşte bu Meclis kendini bir İhtilal Meclisi olarak görüyordu ve kendi yetki ve görevlerine sınır tanımaz bir düşünce ile hareket ediyordu."
* * *
DOKUNULMAZLIĞIN esası milletvekilinin Meclis'te ve Meclis dışında yapacağı konuşma ve görüşlerinin yasama sorumsuzluğu kapsamında oluşudur. Bu da milletvekillerinin siyasi görüşlerini rahatça, çekinmeden söyleyebilmelidir.
Şimdi durum nedir?
Milletvekilleri, söz ve düşüncelerini ifade etmeleri yanında, trafik kazalarından rüşvet almaya kadar uzayan, hatta "çete iddiaları"na kadar varan suçlardan dokunulmazlık sahibidirler, bu iddialar nedeniyle açılan soruşturmalar durmakta, Meclis'te dokunulmazlıklar kaldırılmadığı için yargılanamamaktadırlar.
* * *
PEKİ, dokunulmazlıkları kısıtlayan Anayasa değişikliğine ret oyu verenlerin hepsi hırsızlıklarının örtbas edilmesi için mi oy vermişlerdir? İçlerinde belki öyle düşünenler de vardır, ama değişiklikteki "ağır cezalık suçlar" kapsamında siyasi suç kavramları olduğu kuşkusuna varmışlardır. Yarın bir savcının "Hükümetin manevi şahsiyetini tahkir ettikleri" iddiasıyla haklarında soruşturma açabileceklerini düşünmüşlerdir. Bu maddenin geçmişte, siyasi amaçlarla nasıl kullanıldığını hatırlarsak, çok da haksız oldukları söylenemez.
Bu bir...
* * *
İKİNCİSİ de, milletvekilleri üzerinde, sözle, yazıyla, araştırmayla kurulmak istenen baskıdır. Öyle bir hava yaratılmıştır ki, bu iş Meclis dışında pişirilmiş, kotarılmış, olmuş, bitmiştir, milletvekillerine artık mühür basmak kalmıştır.
Milletvekili sanki Meclis mahallesinin muhtarıdır, ikamet tezkeresine mühür basacaktır.
Dokunulmazlığı biraz da böyle düşünmeliyiz.
Oha çekerek, yuha çekerek değil!
Hem o milletveklilleri ne başka memleketten geldiler, ne de başka milletlerin oyu ile seçildiler.
Mikrofonu eline alıp, sokakta önüne gelene milletvekili yuhalatanlar, gün gelir o Meclis'in yokluğunun ne demek olduğunu anlarlar...
Biz anlamışlardır sanıyorduk, meğer yanılmışız.
------------
(x) Türkiye Örneğinde Yasama Dokunulmazlığı Kavramı - Marmara Üniversitesi Yayınları.



Yazara EmailH.Pulur@milliyet.com.tr