Önce öğren, sonra yakala...

Önce öğren, sonra yakala...


       HER ne kadar yasal adı "çıkar amaçlı suç örgütleriyle mücadele" olsa da, siz buna "çete ve mafya ile mücadele yasası" deseniz de olur.
       Bu Meclis'in çıkardığı en önemli bir yasa budur, bu yasa, cebir, şiddet, yıldırma gücünü kullanan tüm mafya faaliyetlerini kapsayacak biçimde düzenlenmiştir.
       * * *
       PEKİ, bu mücadele nasıl yapılacaktır?
       Yasa bu suçların soruşturulmasında, özel usuller öngörmektedir.
       Nedir bu özel usuller?
       Eğer, bu suçların işlendiği yönünde kuvvetli belirti bulunduğu takdirde "İletişim dinlenebilecek veya tesbit edilebilecek, gizli izleme yapılabilecek, resmi ve özel kurum ve kuruluşlardaki her türlü kayıtlar ve veriler incelenebilecek."
       Bu tedbirlerin alınmasında hakim kararı aranacak, gecikmesinde sakınca olan hallerde de, 24 saat içinde hakim kararına bağlanmak kaydıyla savcı karar verecek...
       * * *
       SUÇ şüphesi ortadan kalkınca da, elde edilen tüm veriler imha edilecek, imha etmeyen veya açıklayan görevliler cezalandırılacak.
       Ayrıca, bu suçların soruşturulmasında, kamu görevlisi olan "gizli görevli" kullanılacak, hak ve alacaklara tedbir konulacak, tanıkları, muhbirleri, kolluk görevlilerini korumak için gerekli tedbirler alınacak, yurtdışına çıkış yasaklanacak...
       Yasanın bir önemli yanı da, bu örgütün propagandasını yapmanın da suç sayılması...
       * * *
       YASA görüşmelerini Meclis'ten naklen dinledikten sonra, yazdığımız yazıda (31.07.1999) "Bir kanun bu kadar kuşku ve şüphe üzerine kurulamaz!" dedikten sonra eklemiştik:
     "Mafyanın belini kıralım derken, bazı masumların kafası kırılmasın da..."
       Mesela "Suçların işlendiği yönünde kuvvetli belirti" deyimi...
       Bu yuvarlak ve her tarafa çekilebilir, bir tanım değil mi?
       Sonra bu kanunu kim uygulayacak?
       Asıl önemli olan bu...
       * * *
       İÇİŞLERİ Bakanı Tantan da bunun bilincinde olduğu, ömrünü verdiği polis teşkilatını iyi tanıdığı için kanunu uygulayacaklara eğitim seminerleri düzenletti, ilk toplantı İzmir'de yapıldı, Prof. Dr. Bahri Öztürk, polis ve diğer görevlilere yasanın ana hatlarını anlattı:
     "Yasanın 1. maddesi, çıkar amaçlı cebir, şiddet ve yıldırma unsurları taşıyan çek - senet, arazi, ihale ve benzeri bütün mafya faaliyetlerini kapsamaktadır.
       Bu maddede yer alan propaganda yasağının sansür ile hiçbir ilgisi yoktur, çıkar amaçlı suç örgütlerinin propaganda ve reklamlarının yapılmasını engelleme amacı taşımaktadır.
       Yasada belirtilen gizli görevli, hiçbir şekilde kışkırtıcı ajan değildir, gizli görevlinin mutlaka bir kamu görevlisi olması gerekir. Ancak polis olması zorunlu değildir.
       Gizli görevli, örgütün işlediği suçlardan sorumlu tutulamaz. Bu husus Avrupa ülkelerinde de bu şekilde uygulanmaktadır.
       Tanığın yaşama hakkının, sanığın savunma hakkından daha öncelikli bir konu olması sebebiyle yasada tanığın korunmasına ilişkin hükümler getirilmiştir."
       * * *
       İKİNCİ toplantı 6 Ağustos'ta İstanbul'da yapıldı, üçüncüsü de 23 Ağustos'ta Ankara'da yapılacak...
       Yani Tantan diyor ki:
     "Önce öğren, sonra yakala!"




Yazara E-Posta: h.pulur@milliyet.com.tr