Parazitler şantajcılar...

Parazitler şantajcılar...


HÜRRİYET başyazarı ve Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi geçenlerde bir yazısında "Özgürlükleri, başkalarının şeref ve hassasiyetlerine saldırmak için kullananlar ve şantaj yapanlar var" diyordu.
* * *
RAHMETLİ Münir Süleyman Çapanoğlu, 35 yıl önce yazdığı kitapta "Basın Tarihimizde Parazitler"i anlatırken, bize, onlardan birkaçının tanıtır.
Mesela çok iyi Rumca bildiği için "Arifaki" denilen Eğribozlu Mehmet Akif, bunların en ünlülerinden biridir. Padişah Abdülaziz devrinde, bir dergiyi kapatıp, bir başkasını çıkaran, şantaj, dolandırıcılık, akla gelen her şeyi yapan, bu adamı şöyle tarif eder:
"Arifaki aslında ne gazeteciydi, ne memurdu, ne bir şey! Mesleği mesleksizlik, düşüncesi çıkarıydı. Daima pusuda beklerdi. İndinde mukaddesat, din, milliyet, insaniyet, ırz, namus, vatan, aile birer müphem noktaydı. Alemde, mukaddes bildiği tek şey paraydı."
* * *
ÖRNEK çok...
Mesela, "Baba Tahir"in Terkos gölüne düşen domuzu...
O tarihte Istanbul'da İSKİ'nin işini bir Fransız şirket yapıyor, Terkos gölünden çekilen su evlere, çeşmelere dağıtılıyor.
Bir gün "Baba Tahir"in gazetesi "Malümat" da bir haber çıkar:
"Terkos gölüne bir domuzun düşüp boğulduğu rivayet ediliyorsa da, henüz kat'i bir malumat elde edemedik. Tahkikat yapıyoruz."
Müslüman İstanbul halkı ayaklanır, ya haber doğruysaa, ya gerekten domuz düşmüşse...
Mundar olan suyu kim kullanır?
Fransız şirketin genel müdürü haberin sonundaki mesajı alır, gereğini 600 altınla yerine getirir.
600 altını alan "Baba Tahir" haberin devamını yazar:
"Yaptığımız tahkikata göre Terkos'a domuz düşmemiştir."
***
BİR şirketin sahibine, haftalık gazete çıkaran biri gider, elinde şirketin, gazetesinde çıkan ilanları ve faturaları vardır. Şirket sahibi adamı kovalar:
"Ne parası, biz ilan vermedik ki!"
Şantajcı gayet sakin çıkar:
"Biz almasını biliriz!"
İki gün sonra şirketin sahibine, alacak davası açar, davanın iki kadın şahidi vardır, biri şirketin sahibinin karısı, diğeri de metresi...
İki kadının mahkeme karşısında karşılaştıklarını düşünün!...
Ertesi gün ilan borcu ödenir, üstelik, bir yıl daha aynı ilanı basması istenir!
***
KİTABININ 1967'de yazan rahmetli Münir Süleyman Çapanoğlu eski şantajları anlattığı kitabının önsözünde şöyle der:
"Başka bir yazarın, içinde bulunduğumuz yıllarda da aynı halin devam etmekte olduğunu yazmayacağını kimse iddia edemez."
Kahin miydin be hocam!
Ruhun şadolsun!