Petrol zammı ve ötesi...

Almanya’ya ilk gidenlerden bir Trabzonlu izne dönmüş, babasının dükkânında oturup vakit geçirirken her gelen “Eeee, anlat bakalım!” dermiş. “Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat!”
Bir, üç, beş sıkılmış, hep aynı şeyleri tekrarlıyor, Almanya’dan getirdiği bir teyp varmış, koymuş tezgâhın üzerine, kim “Anlat bakalım!” derse basıyormuş düğmeye...
* * *
Bazen bizim de başımıza gelir, hele petrol zammı, doğalgaz gibi bir olay varsa...
Hemen herkes yakınır:
“Bu zam bizi yaktı!”
İçimizden gülüyoruz, kahkahayı bassak kızacak, diye...
Oysa söylenecek o kadar laf var ama, söyleyemezsin ki!
“Sen bu zamların alasını görmedin mi?”
Görüp de ne oldu?
Sokağın başına sandık koysalar yine bu zammı yapanlara oy vermez misin?
O halde?
* * *
Bağırıp çağırmaya başlayanlara da Süleyman Nazif’ten bir fıkra anlatıyoruz...
Galata Köprüsü’nden, Karaköy’e geçerken yolunu biri kesmiş. Ayağı topal, bir eli çolak, kulağı duymuyor, dilsiz, avucunu açmış belli ki sadaka istiyor...
Süleyman Nazif adamı iteleyip geçmiş:
“Bana ne ulan, ben mi yaptım!”
Şikâyetçilere bunu anlatıyoruz, size de tavsiye ederiz, dünyada Çin’den sonra en yüksek büyüme hızına erişenlere de bu anlatılmaz ya!
Yalnız ufak bir soru...
Biz durup dururken İran’dan aldığımız petrolü niye bir miktar azaltıp Libya petrolüne döndük.
* * *
Obama, Başbakan’ın kulağına fısıldamış olmasın da...
“Siz de İran’ı biraz cezalandırın” demiş olmasın da...
İyi de, İleride Allah korusun, İran petrolü keserse...
* * *
Nereye geldik...
Sanki Suriye’ye müdahale edecekmişiz gibi?
Müslüman kanı akıtılmasına dayanamazmışız...
Ya Irak’ta öldürülen bir buçuk milyon insan, Müslüman değil miydi?
Başbakan haklı olarak kızıyor...
Kime?
Önce Birleşmiş Milletlere, sonra da “Suriye Halkının Dostlarına...”
Neredeyse, bize “Ya Allah!” dedirtecekler.
Erzurumlu Avni sabaha karşı eve dönerken, çukura düşmüş, başlamış bağırmaya:
“Kimse yok mu?”
O sırada müezzin sabah ezanı okumak için camiye gidiyormuş.
Avni’yi duyunca gelmiş:
- “Ula Avni, bir daha meyhaneye gitmeyeceksen, sarhoş olmayacaksan, ona buna takılmayacaksan, zamanında evine gideceksen yemin et!”
Biraz önce “Orada kimse yok mu?” diye feryat eden Avni, sesini ve lafını değiştirmiş:
“Orada başka kimse yok mu?”
Anlayan anlamıştır!

DİĞER YENİ YAZILAR