Polis kime benzer?

Polis kimdir, nasıl yaşar, kimlerle, nelerle karşılaşır?Bazı anneler, yanlış bir davranışla çocuklarını korkuturlar "seni polise veririm" gibi...Gece dost sohbetinde, polisi eleştiren, sabah kalkınca kapısının zorlanıp, penceresinin kırılıp, malının, parasının çalındığını görenin ilk koşacağı kimdir?Polis!***"POLİS ne yapmalı?" diye soran Emniyet Müdürü İbrahim Azcan, şöyle der:"Polis denildiğinde akla, ilk olarak güç ve cezalandırıcı mekanizma gelmektedir."Evet, doğru, öyledir, hele toplumsal olaylarda polisin zor kullanırken çekilen görüntüleri, bunu doğrular.Azcana göre bu değerlendirme doğru değildir:"Bence polisin yürütmekte olduğu hizmetin sadece zor kullanmayla çerçevelendirilmiş kısır bir anlayışı sergilemektedir." (x)***İBRAHİM Azcan, Uluslararası ilişkiler bölümünde yüksek lisans yapmış bir emniyet müdürü; polisi anlatmak, tanıtmak için hazırladığı tezinde buna çalışmış.Polis niye tanınmıyor, ya da sadece bir yönüyle tanınıyor?Çünkü, bunun başında, polis alt kültürünün gizliliği öngörmesi ve halkın, polisi korkutucu olarak simgelemesi geliyor.***İBRAHİM Azcan, "Polisin başına gelenler!" diyebileceğimiz örnekler de veriyor.***SAVCININ otomobilinin camı kırılmış, teyp çalınmıştır.Polis seferber olur, adeta alarm verilmiştir, bütün hırsızlar, sabıkalılar elden geçirilirmiş, biri üzerinde durulmuştur. Polis şüphelinin "itiraf"ı için yoğun çaba sarf etmiş zanlıyı konuşturmuş, çalınan teyp bulunmuştur.Polis, adamı savcıya teslim eder.Sonra ne olur bilir misiniz?Adam polisi şikâyet eder, "Bana karakolda kötü muamele ettiler!" der, savcı polis hakkında soruşturma açar.Elbette savcı, "Bunlar benim teybimi buldular!" diye iddiayı hasıraltı etmeyecektir ama, polisin halini de bir düşünsenize...***DELİKANLININ biri kafayı çekmiş, zilzurna sarhoş, etrafa laf atıyor, saldırıyor, rahatsızlık veriyor.Polis, genci yakalar getirir.Biraz sonra da delikanlının babası ve kardeşi telaş içinde koşar gelirler, iki gün sonra düğünü vardır, yalvar yakar olurlar, "Ne olur bırakın!" diye. Karakol amiri de delikanlının sarhoşluğunu doktor raporuyla saptar, olaydan zarar gören olmadığı içinde serbest bırakır.***DELİKANLI ertesi gün "Karakolda dayak yedim!" diye savcıya gidip şikâyet eder.Karakol amiri babasını çağırtır, bir gün önce yalvar, yakar olan baba gitmiş yerine bir başkası gelmiştir, yüksekten atıp tutmakta, hatta tehdit etmektedir.***GECE karakola bir ihbar gelir, falan yerde sarhoşun biri etrafı rahatsız etmektedir.Polis gider sarhoşu alır gelir, kimdir bilir misiniz?İki gün önce karakola getirilen sarhoşun kardeşi, o da "ağabeyimin, iki gün sonra düğünü var!" diye yalvarmıştır.Bir süre sonra baba, hani attığı zaman mangalda kül bırakmayan baba, yine karakola gelir, yine yalvar yakardır, bu defa ikinci oğlu için şefaat dilemektedir.***POLİS kim?Kim olacak, bizden biri...İsviçreden ithal etmedik ya!Şu iki olay, size yabancı, ithal malı geliyor mu?Hayır, bize göre, yüzde yüz yerli!———(x) İLK Yayınları h.pulur@milliyet.com.tr HAYATIMIZDA, polisin yeri hep olmuştur ve olacaktır.