Romantik Fenerbahçeli!

Ama biz "romantik" Fenerbahçeliyiz...***ROMANTİK Fenerbahçelinin gönlünde ince hesaplar yoktur, onun için önemli olan sarı - lacivert formadır, bu forma onun tabusudur, ona toz kondurmaz.Bu yüzden, Mustafa Denizliyi insan olarak sever ama, Fenerbahçenin başında olmasını kabul edemez, onun dönemindeki şampiyonluğa bile buruk bakar...Niye?Çünkü Mustafa Denizli, Galatasarayı çalıştırırken Fenerbahçeyi kıracak laflar etmiştir."Romantik" Fenerbahçeli, bu yıl şampiyon takımın kadrosundan sadece bir futbolcuya karşı tepkilidir; takımın en iyi oyuncularından "Tomas"ı affedemez, çünkü bu oyuncu sarı - lacivertli formayı sırtından çıkarıp yere atmıştır. Her ne kadar Dauma kızmış olsa da, yere atılan forma Fenerbahçenin formasıdır, affedilemez.***İŞTE o "romantik" Fenerbahçeli, Türkiyenin en büyük stadyumunu, en çağdaş sahasını, tesislerini yapan Aziz Yıldırım ve arkadaşlarına minnet duygusuyla doludur.Şampiyon takımın yöneticileri oldukları için mi?Hayır, sadece şampiyonluk için değil!O stadyuma, Fenerbahçenin yıllarca başkanlığını yapan, Başbakan Şükrü Saraçoğlunun adını verdikleri için...Yeni yapılan, kulüp binasına eski başkanlardan Faruk Ilgazın adını verdikleri için...Basın tribününe, Fenerbahçeyi yazılarıyla şiirleştiren İslam Çupinin adını verdikleri için...Şampiyonluk elbette çok önemlidir, hele ahir ömründe Fenerbahçenin şampiyonluğunu gören "romantik Fenerbahçeliler"i ağlatacak kadar önemlidir.Ama "vefa duygusu" da en az şampiyonluk kadar önemlidir.Halit Çapının dediği gibi:"Ahir ömrümüzde içimizdeki sevdanı yeni baştan yeniledin, kalp atışlarımıza bir başka ritim getirdin, aziz Fenerbahçe..."Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının bu vefa duygusuna her Fenerbahçeli saygı duymalıdır, unutmamalıdır.Fenerbahçeyi Fenerbahçe yapan, sadece şampiyonluk kupaları ya da rakip takımın kalelerine giren toplar değildir.***BİR örnek...Yıl 1948, Halit Deringör, Fenerbahçe takımının solaçığıdır, Londra Olimpiyatına gidecek futbol takımına seçilmiştir, fakat bazıları oyunlar oynayarak, Halit Deringörü kadrodan çıkarırlar. Fenerbahçe kulübü, bunu kabul etmez, "Madem siz, benim futbolcumu entrikayla kadrodan çıkardınız, biz de onu kendi paramızla Londraya gönderiyoruz." der.***HALİT Deringör, kulübün parasıyla Londraya gider, bir ay kalır, döner, cebinde kulübün verdiği paradan bir miktar kalmıştır. Bir gün Galata Köprüsünde, kulübün muhasebecisi Suat Belginle karşılaşır. (Spor yorumcusu Kemal Belginin babası) Suat Belgin sıkıntılıdır, Halit Deringör zorlayınca anlatır, su parasını ödeyemedikleri için, Fenerbahçe stadının ve kulübün suyu kesilmiştir, 400 lira bulmak için, zengin Fenerbahçelilerden "Yağcı Ali"nin dükkanına gitmektedir.Halit Deringör sorar:"Su borcumuz ne kadar?""400 lira!""Al ben sana 400 lirayı vereyim, sen de bana karşıya geçmek için vapur parası ver, bir kuruşum yok!"Suat Belgin inanmak istemez, bu 400 lira, Halit Deringörün Londrada artırdığı, kulübün parasıdır, ona kimse bu paranın hesabını sormayacaktır ama, o da "romantik" bir Fenerbahçelidir.***İŞTE Fenerbahçelilik budur.Şampiyonluk kutlu olsun! h.pulur@milliyet.com.tr HERKES bilir ki biz Fenerbahçeliyizdir, hem kalben, hem kayden Fenerbahçeliyiz, kulübün 3089 numaralı üyesiyiz....