Şairler de darılır şairler de küser...

Olaylar ve insanlar "Neyi okur okumaz!" diyeceksiniz.Şair Sefa Kaplan'ın, yeni çıkan "Seçme Şiirler" kitabındaki "önsöz" yerine kaim yazısını...(X)Sefa Kaplan'ın, ister derdi deyin, ister hicranı deyin, ister tutkusu deyin, hepsinin karşısında Hilmi Yavuz var; "Hilmi Hoca"sının dargınlığını, küskünlüğünü hazmedemiyor, bize imzaladığı kitabının ithaf cümlesinde bile onun adı geçiyor.Teşbihte hata, zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına derler ya da ayının kırk masalı varmış, kırkı da ahlat üzerine derler ya, Sefa Kaplan'ınki de Hilmi Yavuz üzerine.* * *BİR zamanlar haftanın üç dört gecesi "Demgâh"ta buluşurduk. Alaeddin Eser, Gündağ Kayaoğlu'nu daha kaybetmemiştik, Hilmi Yavuz da "makarr-ı hükümete" Ankara'ya naklolunmamıştı. Hınzırın biri Sefa Kaplan'a "Hilmi Yavuz'un KDV"si lakabını takmıştı.Birbirlerine o kadar bağlıydılar ki Sefa Kaplan bir örnek verir:"İstiklal Caddesi'nde, ikimizin de hayli yalnız olduğu bir yılbaşı arifesinde, Cenap Şahabettin'i kıskandıracak güzellikte yağan karların altında yürürken konuştuklarımız hâlâ en okunaklı sayfasıdır, hayatımın bir bölümüdür."* * *BİRBİRLERİNİ bu kadar seven insanlar küser mi, darılır mı?Şair olurlarsa, evet, ama küsen Hilmi Yavuz...Sefa Kaplan, "Aktüel" dergisinde Enis Batur'la bir söyleşi yapmış; Batur, Hilmi Yavuz'dan "edebiyat komiserlerinden" diye söz etmiş.Bir Nevizade gecesi, eve dönüyoruz, önde Hilmi Yavuz'la KDV'si gidiyor, işte o anda Hilmi Yavuz kestirip atmış:"Sen tarafını seçtin!" deyiş o deyiş...Biz arkadayız, olanın bitenin, bu tarihi küskünlüğün farkında değiliz.Sefa Kaplan beş yıllık zoraki Londra gurbetinden sonra İstanbul'a döndü -sebep olanların boynu altında kalsın-, bir akşam yine Nevizade'deyiz, Sefa Kaplan'la karşılaştık, herkes ısrar etti, Hilmi Yavuz elini uzatmadı.Sefa Kaplan "O gece ziyadesiyle sarhoş oldum" der:"O gece ölsem, ne Ebru gelirdi aklıma, ne Sevinç, ne Elif, ne de Aslı, ne de Binnaz!"Bir gün de Beşiktaş üstgeçidinde karşılaşmışlar, birbirlerini görmemiş gibi geçip gitmişler.Sefa Kaplan'ın en ağırına giden de Hilmi Yavuz'un yetmişinci doğum günü şenliklerinde, hayatından kesitler beyazperdeye aktarılırken, bir fotoğraftan Sefa Kaplan'ın sureti sansür edilmiş, Stalin dönemi sansürü gibi...* * *BÜTÜN bunlar niye oldu?Bu küskünlük, bu dargınlık neden?Enis Batur'un Hilmi Yavuz'a "edebiyat komiseri" demesinden, Sefa Kaplan'ın da bunu yazmasından değil mi?Enis Batur da Sefa Kaplan'a küstü.Sefa Kaplan, Hürriyet'e girdi, "Keyif" ekinde, her hafta 12 satır uzunluğundaki yazılarla altı kitabı tanıtıyordu, o hafta "cemile" olsun diye, Enis Batur'un altı kitabını seçmişti, Enis Batur'dan e-mail geldi:"Nefretin karanlığı içinde boğul ve bir daha adımı anma!"Olan Sefa Kaplan'a oldu; İsa'yı da darılttı, Musa'yı da!————————-(x) İş Bankası Kültür Yayınları. h.pulur@milliyet.com.tr OKUR okumaz, aklımıza Mehmet Kemal'in "Şairler de Dövüşür" kitabı geldi.