Samatya cinayeti

İstanbul’da Rumlarla, Ermenilerle, Yahudilerle birlikte yaşamanın tadını bilenler bilir. Her ne kadar semtlere göre yerleşim bölgeleri olsa da, yine birlikte yaşardık.
Adalar bile öyle...
Heybeliada Türk adasıydı, Burgaz Yahudi, Kınalı Ermeni adası, Büyükada karma. Bu adalarda herkes oturabilirdi.
*
Semtler de öyle...
Samatya’da Ermeniler, Beyoğlu Tarlabaşı’nda, Kurtuluş’ta Rumlar, Balat’ta ve Şişhane’de Yahudiler...
Cumhuriyet’in ilk yılları kardeş, arkadaş muhabbetiyle geçti, lakin “6-7 Eylül” bizi düşman yaptı. Kıbrıs yüzünden sokağa döküldük, insanlar kışkırtıldı, bir facia yaşandı.
Her azınlığın meşhur ürünleri ve hizmetleri vardı. Rum meyhaneleri ve garsonları unutulur mu? Kapalıçarşı kuyumcuları Ermeniler, zevk-ü sefa denince Rumlar... Futbol takımları da vardı, Beyoğlu Spor, Taksim gibi... Yahudiler para işini kimselere kaptırmazlardı.
*
Velhasıl-ı kelam iyi kötü şöyle böyle yaşayıp giderdik.
Bir de karma mahalleler vardı, Yahudilerin havrası, Ermenilerin ve Rumların kiliseleri, Türklerin camileri...
Çan seslerine ezan sesleri karışırdı.
Kıbrıs çıkarması ipleri iyice kopardı, başta Rumlar çıkıp gittiler. Gidenler Rumlar değildi, İstanbul’un süsüydüler, şık insanlardı. Bunlarla beraber yaşamanın tadına bir daha kolay varamazsınız. Rahmetli hanımın Arnavutköy’de iki arkadaşı vardı: Fofo ve Zozo, kim bilir şimdi neredeler?
*
Şimdi bakın nereden nereye geleceğiz?
Geçenlerde Samatya’da yaşlı Ermeni kadınlar saldırıya uğradı, birini öldürdüler, ikisini yaraladılar.
Bu vahşi cinayet ve saldırı, bir süre sonra nereye varırdı bilir misiniz?
Türklerin barbarlığına...
Türkler zaten Ermeni düşmanıdırlar, yaşlı zavallı Ermenileri öldürüyorlar.
Ondan sonra ayıkla pirincin taşını...
Polis katili buldu, Türk adı kullanan bir Ermeni...
Acaba adam Ermeni miydi?
Çok önemli bu...
Polis ve savcılığa önemli görev düşüyor.
Çünkü, Ermeniler katilin yakalanmasından çok memnunlar ama gazete haberlerine göre “acaba” sakızını çiğniyorlar.
Katilin kimliği ve cemaati bir an önce ortaya çıkarılmalıdır.
Yoksa, ne masallar uydurulur, ne masallar!..