Siyaset, yargı iç içe...

YARGI ile siyasetin iç içe girişi, sanki yeni bir şeymiş gibi...   Bunun en az 30 yılı var.
“12 Eylül” yönetimi, bu iç içe geçişin hazırlığında iken, bu satırların yazarı o tarihte bakın ne yazmış...
Şöyle demişiz:
“Siyaseti iktidarlara hakim teminatını bu kadar rahatlıkla teslim edebilir miyiz?
Hakim, savcı atamaları ve nakilleri, Adalet Bakanlığı’nın atayacağı Özlük İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanacak, taslak üzerinden yapılırsa, hakimler idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığı’na bağlanırsa, hakimler Adalet Bakanlığı’nın izni ile Bakan’ın atadığı müfettişler tarafından teftiş edilirse...
Adalet Bakanı, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun başkanı olursa...
Çok yakın siyasal geçmişi düşünmekte yarar yok mudur?”
* * *
1961 Anayasası’yla sağlanan yargı bağımsızlığı ve hâkim teminatı “hata yaptık” dercesine düzeltiliyordu.
Buna karşı çıkanlar olmadı mı?
“12 Eylül”ün şartları içinde dahi karşı çıkanlar olmuştu. İleride Yargıtay onursal üyesi seçilecek Çetin Aşçıoğlu, Prof. Mümtaz Sosyal, aziz meslektaşımız Oktay Ekşi birkaç örnek...
Oktay Ekşi, o tarihte Yargıtay Başkanlığı’ndan emekli, Adalet Bakanı Cevdet Menteş’e şöyle sesleniyordu:
“Sayın Bakan,
Adınıza yazık etmeyin.”
* * *
O günlerde susanlar, bulundukları kurumları “ölü evi”, sessizliğine sokanlar, şimdi yargı bağımsızlığından söz ediyorlar.
Bir Yargıtay Başkanı’nın tarihe geçen şu sözünden sonra hangi bağımsızlık?
“Hâkimler, vicdan ile cüzdan arasında sıkıştılar!”
Zaten siyasetçinin de beklediği buydu...
* * *
BİR örnek...
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu istedikleri gibi kurulmuş, Özal işbaşına gelmişti. O hükümetin Adalet Bakanı bir gün Cumhurbaşkanı Evren’e gider...
Evren anılarında bu ziyareti anlatır:
“Adalet Bakanı (...)’yu kabul ettim. Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu, Nisan ayı içerisinde, Devlet Güvenlik Mahkemeleri hakim ve savcılarını seçecek. Buralara güvenilir hakimlerin tayini için kendisiyle birlikte kurulu toplayarak, onlara bazı telkinlerde bulunmak suretiyle istediğimiz hakim ve savcıları tayin ettirmemizi teklif etti.
Hemen reddettim.
(...)’nun öyle teklifte bulunmasını hayretle karşıladım.”
Yargıyla siyaset iç içeymiş...
Adamın niyeti bu zaten.
Şaşılacak ne var?