Skandal kere skandal!

NE demiş Bektaşi?  “İsterse deveyi iğne deliğinden geçirir, istemezse han kapısından geçirmez.”
Bazı olaylara bakınca, bu benzetmenin ne kadar doğru olduğunu anlıyoruz.
Geçenlerde kamuoyunun ilgilendiği iki olay oldu...
Birincisi, CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın telefon hikâyesi.
* * *
ÖNDER Sav bir süre önce hacca gitmek için yardım isteyen yaşlı adama öyle saçma sapan, Müslümanları rencide edecek bir cevap verdi ki, bu sözler kaydedilince fırtına koptu.
Laik bir partinin genel sekreteri sözlerine dikkat etmeli!
* * *
ARKADAN daha büyüğü geldi, merkeze alınan Bolu Valisi, Önder Sav’ı ziyaret etmiş, iktidarı eleştirmiş, bu konuşma “Vakit” gazetesinin eline geçmiş ve yayımlanmıştı.
Sorup soruşturmadan hemen damga basıldı:
“CHP’yi dinliyorlar!”
Arkadan ne elektronik masallar uyduruldu, ne casus, gizli polis hikâyeleri yazıldı.
Sonra iş anlaşıldı, “Vakit” gazetesi cep telefonundan Önder Sav’ı aramış, o da konuşmamış ve telefonun “bitti” tuşu yerine “yes” tuşuna basmış, telefon açık kalmış, adamlar da dinleyip not almışlar, yazmışlar.
* * *
SKANDAL!
Her haliyle skandal!
Valinin konuşması da skandal, bir gazetecinin izin almadan bu konuşmayı yayımlaması da skandal....
Lakin skandalın en büyüğü, “Bizi dinliyorlar!” diye CHP’nin kopardığı yaygara...
***
SİYASETTE bu gibi benzer olaylarda, muhalefetin ilk hedefi ilgili bakandır, hemen bakanın istifası istenir.
Peki, bakanın, hatta Başbakan’ın istifası istenir de ana muhalefet partisinin ikinci adamı, Genel Sekreteri’nin istifası istenmez mi?
Dedik ya, istenirse, deve iğne deliğinden geçer, istenmezse han kapısından geçemez.
* * *
BİR başka olay...
Bize göre, siyasi ahlak bakımından çok önemli bir olay...
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yakın dostu, çocuklarına burs verip dışarıda okutan, yaz aylarında “Ekinlik” adasındaki evinde onu ağırlayan işadamı Remzi Gür, cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında Meclis’e girmemesi için, CHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım’a rüşvet teklif etmiş; iddia bu...
Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Remzi Gür’ü önce dört yıl hapse mahkûm etti, sonra cezayı 10 aya indirdi.
Ceza kesinleşmiş değil!
İşadamı, mahkûmiyeti temyiz etmiş, Yargıtay kararı bekleniyor.
Remzi Gür, kesinlikle rüşvet teklif etmediğini söylüyor, kararı “adli hata” olarak nitelendiriyor.
Olabilir, kesin karar açıklanırsa öğreneceğiz.
Yalnız şu var; CHP’nin kendi kendisine yarattığı “skandal”ın yanında bunun hiç kıymeti yok mu?
Başbakan’ın yakın dostu, muhalefet milletvekiline sözlü rüşvet teklif ediyor.
Bu skandal değil mi?
Dedik ya, isterlerse, iğne deliğinden deveyi geçirirler, istemezlerse deveyi han kapısından geçirmezler.
* * *
CHP Genel Sekreteri Önder Sav, bu skandaldan sonra “İstifamı gerektirecek bir durum yok!” demiş...
Var Sayın Sav, hepsi bir yana, “telefon özürlü” olduğunuz için var!
Telefonuna sahip olamayan, partiye hâkim olamaz!!!
Bu da yeni bir siyasi deyim...