Tayyip Erdoğan yakın tarihi hatırlattı...

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçen perşembe günü TÜSİAD’a gitti ve eski günleri andı.
Tabii andığı günler kendisiyle ilgili değil, daha önceleri kurulan “darbe hükümetleri”yle. Kimler aracı olmuşlardı?
***
Kimlerin adı geçmiyordu ki, o devirleri biz de yaşadık.
Kimler aracıydı kimler...
Kimler aracılığa çanak tutmuşlardı, kimler aracılığa susup gitmişlerdi?
***
Tabii böyle bir hengâmede işadamı da spor adamı da politikacı da koşup gitmişlerdi.
“Aman anlasınlar da bize de pay düşer” diye.
Öyleleri vardı ki...
Kaya gibi direnenler ya da pelte gibi yumuşayanlar.
***
Devir Demokrat Parti iktidarının devriydi.
Bize göre akranları arasında örnek bir direniş gösteren Hüseyin Cahit Yalçın 77 yaşında Başbakan Adnan Menderes’in muvafakatıyla açılan davada hapse mahkum olmuştu.
***
Cezaevine girip çıkmış, kimseye yalvarıp yakarmamıştı.
Hüseyin Cahit Yalçın hapisten çıktıktan sonra, Adnan Menderes bir gün Mükerrem Sarol’a şöyle der:
- Hüseyin Cahit Bey’in başına gelenlerden ben de üzgünüm, olayların bu şekilde gelişmesinden ben de memnun değilim, şimdi senden bir ricam var, işittiğimize göre Hüseyin Cahit Bey mağdur durumdaymış, ancak bizim yardımımızla halledilebilecek sıkıntıları varmış. Kendisini benim adıma ziyaret edeceksin, ne gibi yardımlar istediğini öğreneceksin.
***
Hüseyin Cahit Bey Şişli’deki evinde Mükerrem Sarol’u kabul eder, bir başka meslektaşı Ahmet Emin Yalman’a “Allah beni Ahmet Emin’in dostluğundan korusun” diyen Hüseyin Cahit Yalçın, Şişli’deki evden şöyle bir cevap verir:
- Başbakan’a hürmetlerimi, teşekkürlerimi söylersiniz, sıcak ve yakın ilgilerine teşekkür ederim. Cahit’in hayatı hep böyle talihsizliklerle geçmiş siham-ı kazalardan kurtulamamıştır.
Bu hep böyle gelmiştir. Sizi tanıdığıma memnun oldum. Teşekkür ederim.
Mükerrem Sarol “Bilinmeyen Menderes” adlı kitabında bunu yazar.
Zaten bu cevap beklenmektedir.
“Yarım yüzyılı aşan romancı, gazeteci, yazar ve politikacı olarak hizmetler vermiş, nice kavgaları göğüslemiş, çıktığı mahkemenin hakimi olmaktansa mahkumu olmayı şeref sayan üstadın cevabı böyle biter.”
Acaba Sayın Tayyip Erdoğan ileride bunları anlatabilecek birini bulabilir mi?
Evet Tayyip Erdoğan’ın TÜSİAD konuşması gerçekten derli toplu bir konuşmaydı, duygusal bir konuşmaydı.
“Devir yumruk sıkmak değil, tokalaşmak devri” demesi...