Tiyatroda 55 yıl, meydan okuyor...

"Ben sana bir şey söyleyeyim mi? Neden içim rahat ve huzurlu biliyor musun? İşimi daha baştan sağlam tutarım da ondan... Mesleğe başladığım günden bu yana, şunu biliyorum ve eminim ki, dost ya da düşman hiç kimse, seyircim olsun, oyuncum olsun, oyuncu olsun; yıllar boyunca mesleğime olan inancıma, saygıma, çalışmalarımdaki titizliğe, kulis terbiyeme, seyirci - oyuncu ilişkilerime, teknik arkadaşlarımla saygılı işbirliğime toz konduramaz."Evet, kaç kişi, genç meslektaşlarına adadığı anılarına böyle yürekli, böyle güvenle başlayabilir?* * *TİYATRO Sanatçısı Nedret Güvenç, 55 yılın sonunda anılarına böyle başlıyor.(X)* * *NEDRET Güvenç'e göre, tiyatro bir "mabettir" camiye girerken nasıl ayakkabılar çıkarılıyorsa, tiyatroya girerken niye aynı titizliği göstermiyoruz?* * *SON yıllarda Cahide Sonku denilince, onun güzelliği, büyük oyunculuğu, oynadığı oyunlar değil, son dönemdeki o sefih, perişan, sarhoş hali anlatılır oldu.Sanki anlatılacak başka hali yokmuş gibi...* * *NEDRET Güvenç anlatır...Yıl 1954, Şehir Tiyatrosu'nda Yavru Kartal oynanıyor, oyunun bir yerinde Cahide Sonku'ya gıcık gelir, perde açıldı açılacak, Cahide hemen koşar sahnenin arkasındaki bir yere mecburen tükürür, gırtlağını temizler, Nedret Güvenç'in yanına gelir:"Allah beni affetsin, istemeden sahneye tükürdüm!" der.Nedret Güvenç, rahmetli meslektaşının bu davranışını "İşte bu, sahneye duyulan, sonsuz saygının güzel bir göstergesidir" diye değerlendirir.* * *NEDRET Güvenç'in bir başka değerlendirmesi de vardır."Yanılmıyorsam sene 1960, gene Dram Tiyatrosu'nda, Dönme Gül oynanıyordu, başrolde Şirin Devrim, Şirin Hanım, herhalde oyunun perde arasında kulise çıkamıyordu ki, sahneye lazımlık getirtmiş, mecbur kaldığı zaman o lazımlığı sahnenin gerisinde bir yerde kullanırmış."Nedret Güvenç, bunu da şöyle değerlendiriyor:"Buna sahne terbiyesi diyemiyorum. Osmanlı terbiyesi desem, asla olmaz, sosyete terbiyesi mi desem, Amerikan pratiği mi?"Nedret Güvenç, ne denileceğini, genç meslektaşına bırakıyor:"Sen ne dersen o olsun!"* * *NEDRET Güvenç "Dinle Beni" diye başladığı anılarının bölüm başlıklarını, genç tiyatroculara öğütlerle sıralamış; bir de itirafı var...Bazı başrol oyuncuları, gerektiğinde küçük rolleri de oynarlar, ama birikimleriyle o rolü öyle bir işlerler ki, o küçük rol büyür, unutulmayacak bir rol olur...Her başrol oyuncusu bu yürekliliği gösterebilir mi?Nedret Güvenç "Şahsen ben yapamadım!" diyor:"Film çalışmalarımda yaptım da, tiyatroda göze alamadım."Bir söz vardır:"Rolün büyüğü, küçüğü olmaz, başarılısı olur."Nedret Güvenç "Doğrudur!" diyor ve ekliyor:"Ancak zaman ister, oyuncu ve seyirci olgunluğu ister."* * *HER meslekte olduğu gibi, sahneye adım attıkları günü "tiyatronun miladı" sananlara, Nedret Güvenç'in bu kitabı bir şey ifade etmeyebilir, ama genç tiyatrocuların, bu kitaptan, öğrenecekleri çok şey var.———-(x) Dinle Beni - İş Bankası Kültür Yayınları h.pulur@milliyet.com.tr KAÇ kişi, kaç ünlü, mesleğinde başarılı kaç insan anılarına şöyle başlayabilir: