Toplumun yükselen değerleri...

Yazı erbabının böyle bir şansı yoktur, yazıyı ne kadar kısa tutarsa başarılı olur ama, bazen de anlatmakta güçlük çeker.Yaşadığımız dönemin değerlerini anlatmak kolay değildir.Bir tarafta yükselen değerler (!), öbür yanda alçalan, hatta kaybolan, yeraltına giren değerler...* * *CHP kurultayında, Deniz Baykalın konuşurken parmağıyla gösterdiği, överek alkışladığı bir delege vardı: Ergün Aydoğan...Neydi bu delegenin önemi?..Yüksek disiplin kurulu üyesiydi, aynı kuruldan iki arkadaşı, Mustafa Sarıgül dosyası görüşülmeden önce kendisine gelmiş, yemekten sonra bir paket bırakıp gitmişlerdi, akşam paketi açınca içinden bir tomar para çıkmış, Ergün Aydoğan bu parayı iade etmiş ve kurul toplantısında olayı parayı verenlere de doğrulatmıştı.* * *YA sonra?Bu olay duyulduktan sonra ne olmuştu?Olanları Habib Gülere anlatıyor:"Bu olaydan sonra çok insanla konuştum, herkes benim davranışımla ilgili yorum yaptı; ancak, parayı iade etmekle iyi yaptın, diyenler çok azınlıktaydı". (x)Doğrudur, böyle demedikleri gibi, içlerinden "Vay enayi vay!" diye dalga geçmişlerdir.Toplumun görüntüsü bu; hem yaygın, bulaşıcı bir görüntü.Bir ülkenin başbakanı, rüşveti ima ederek, "Benim memurum işini bilir!" demişse başka ne bekliyorsunuz?..* * *YEPYENİ bir mahalle kuruluyor, yeşillikler içinde. Proje o kadar beğeniliyor ki, ödül veriliyor, yeşil alanlar, nüfusa göre okul ve derslik, sağlık merkezi, sosyal tesisler... Güvenenler başvuruyor, şehrin gürültüsünden kaçıp buraya yerleşmek için sıraya giriyor.Bir süre sonra, projede yeşil alan olarak bırakılan araziye imar izni çıkıyor, apartmanlar dikilecek...Mahallede oturanlar itiraz ediyor, projeyi savunanlar hayatın içinden konuşuyor."Biz buraya konut yapmazsak, gecekondu kurarlar, boş arazilere marul ekip koyun otlatırlar."Buyurun bakalım, cevap verin...Sahipli araziye mezarlık yapıldıktan sonra...* * *YÜZ kızartıcı suçlar vardır, sahtekârlık bunlardan biridir, hele sahtekârlıkla devletin, saçı bitmedik yetimin parasını dolandırmışsan, ceza maddi değil, manevidir de, insan olan utanır.Yooo, biz de öyle değildir, bu sahtekâr, dolandırdığı kurumun yıldönümlerine onur konuğu olarak davet edilir, baş köşeye oturur, sırıtır.Hadi onlarda utanmak yoktur, ya onları davet edenlerde hicap yok mudur?———————(x) Zaman, 1 Şubat 2005. h.pulur@milliyet.com.tr KARİKATÜRCÜLERİN en büyük özelliği birkaç çizgiyle bir kişiyi, bir olayı, hatta bir düşünceyi anlatmalarıdır.