Yargı ve siyaset...

SİZ bakmayın öyle atıp tuttuklarına, yüce adalet, yargı bağımsızlığı, “Adalet mülkün temelidir” diye bir sakızı anlamını bilir bilmez çiğnediklerine...
Politikacı adaletten, yargıdan hiç hoşlanmaz.
Eğer yargıya istediğini yaptırabilmişse, sorun yoktur, yaptıramazsa, elini yargının içinden çekmez.
Ak Parti’nin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na ağırlık koymak istemesini de hiç yadırgamamak gerek; son kararnamede, o kurulun hâkimlerinin kendilerine neler çektirdiğini hiç unutabilirler mi?
* * *
HÜKÜMETİN yargı reformu dediğine bu açıdan bakmak gerek...
Birkaç kere yazdık, bu bir “kibrit çöpü” taktiğidir. Bir kutu kibritin hepsini bir elinize alıp, diğer elinizle bütün çöpleri kırabilir misiniz?
Ama o kibrit çöplerini tek tek kırmak isterseniz...
Ak Parti kibrit çöplerini tek tek kırmaya devam ediyor, daha doğrusu etmek istiyor, YÖK’e, TRT’ye, bir ölçüde RTÜK’e baksanıza...
Şimdi sırada yargı var!
Dedik ya, siyasetçinin eli yargının içindedir, ya da içinde olmasına gayret eder.
* * *
ESKİ bir anı...
1950’li yıllar.
Başbakan Adnan Menderes’tir, rahmetli Metin Toker’in “Akis” dergisi geleceğin, bugünün yandaş döneklerine adeta bağımsız gazetecilik dersi vermektedir.
Menderes, Metin Toker’e dava açar.
* * *
MAHKEME Metin Toker’i mahkûm eder, dava Yargıtay’a gider, temyiz edilir.
Bir yurt gezisinde, Menderes, kafilede bulunan Metin Toker’e yakınlığıyla tanınan gazeteciye müjde verir:
“Sizinkinin mahkûmiyetini temyiz tasdik etti!”
Haber duyulur ama, daha Yargıtay kararı yoktur.
Derken Yargıtay kararı açıklanır, evet, mahkûmiyet tasdik edilmiştir.
Lakin, ufak bir ayrıntı vardır.
Yargıtay’ın karar tarihi, Başbakan’ın açıklamasından sonradır.
Başbakan kararı yazılmadan öğrenmiştir.
* * *
1950’lerde böyle olmuştur da 1980’lerde siyasetçinin yargıya bakışı, ilgisi değişmiş midir?
Haşa, olur mu öyle şey!
Cumhurbaşkanı Kenan Evren’dir, Turgut Özal da Başbakan.
Evren, anılarında anlatır. (Cilt: 6, yıl 1987)
“Adalet Bakanı (....)nu kabul ettim. Yüksek Hâkimler ve Savcılar Kurulu nisan ayı içinde, Devlet Güvenlik Mahkemeleri hâkim ve savcılarını seçecek. Buralara güvenilir hâkimlerin tayini için kendisiyle birlikte kurulu toplayarak, onlara bazı telkinlerde bulunmak suretiyle, istediğimiz hâkim ve savcıları tayin ettirmemizi teklif etti.
Hemen reddettim.
Bakanın böyle bir teklifte bulunmasını hayretle karşıladım.”
* * *
DİYECEĞİMİZ şu:
Devir hangi devir olursa olsun, yönetim hangi yönetim olursa olsun, siyasetçinin aklı ve eli yargıdadır.
Sadece siyasetçinin mi?

DİĞER YENİ YAZILAR