Hurşit Güneş

Hurşit Güneş

hgunes@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Dün akşam Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu’nun faizleri 200 baz puan birden indirmesi gerçekten şaşırtıcı oldu. Kimse bu denli indirim beklemiyordu. Kimilerinin bir süredir yönelttiği, “enflasyon beklentileri düştü, reel faizler çok yüksek kaldı” eleştirileri de böylece ortadan kalkıyor.
Şimdi akla ters bir senaryo da gelmemeli: Acaba düşük faiz, yüksek kur politikası dönemine mi girildi? Hayır. Faizler, enflasyon beklentilerinde ciddi bir düşüş sağlandığı için düşürüldü. Kur ise küresel likidite daraldığı için “şimdilik” farklı düzeyde seyrediyor. TL’nin değersiz kalmasının ise faizle pek ilgisi yok.
Merkez Bankası’nın faizi aniden ve tek atışla indirmesi ise enflasyondaki düşüş konusunda güveni ve bunu sıklıkla tekrar etmek istemediğini gösteriyor. Dün açıklanan kararda aynen şöyle deniyor: “Önümüzdeki aylarda yapılması öngörülen faiz indirimlerinin önemli bir kısmının erkene almanın, finansal koşullardaki ek sıkılaşmanın telafi edilmesine katkıda bulunacağı düşünülmektedir.”
Diğer bir deyimle, Avrupa ve ABD deneyimlerinde görüldüğü gibi her ay sık ve daha temkinli faiz indirimleri yerine MB olabildiğince faizleri indirip beklemeyi tercih etmiştir. Doğrusu da budur.
Merkez Bankası’nın bu cesareti nereden edindiği de ortada. Dünkü açıklamada bu da var; iç ve dış talep üzerindeki aşağı yönlü baskıların sürmesi. Yani ekonomik yavaşlamaya neden olan tüm etmenler MB’ye faiz indiriminde cesaret vermiş. Ayrıca petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki birikimli düşüşler, yani maliyetlerdeki olumlu gelişmeler de Merkez Bankası’nın elini rahatlatmış. MB artık 2009 yılı ortası itibariyle enflasyonun hedefe yaklaşacağına inanıyor.

Trichet bir yıl bekledi
Dün Avrupa Merkez Bankası (AMB) da faizleri 50 baz puan daha indirdi. Böylece AMB dört ay üst üste ayda faiz indirerek kısa vadeli borçlanma faizini yüzde 2’ye çekmiş oldu. Ancak Trichet ABD Merkez Bankası’nın (FED) aksine indirimleri ele almakta tam bir yıl bekledi. Yani çok daha temkinli davrandı. Durgunluktan çok enflasyonu önemsediğini açıkladı.

Faiz tek çözüm mü?
Bu anlamda bizim MB biraz AMB’ye benziyor. Bizim MB hedefini ekonomik canlılığı sağlamak olarak değil, enflasyonu engellemek olarak koyuyor... Yine de küresel krize girildiğinden bu yana toplam 4.75 puan indirilmiş oldu. Faizlerin bu son önden doldurmalı ayarlanması ise çok yerinde. Doğru analizlere dayanan, hızlı hareket etmeyen ve tek seferlik değişimler güveni sağlar, belirsizlikleri kaldırır. Piyasalar artık o düzeydeki faize göre denge sağlamaya çalışır.
Şimdi indirilen bu faizin ekonomik canlanmayı sağlayacağı sanılmamalı. Türkiye ekonomisinin canlanma sağlamaya daha çok yolu var. Dış talebin toparlanması, içeride tüketici güveninin sağlanması daha çok zaman alacaktır.

Haberin Devamı

Merkez Bankası’nın şok faiz indiriminin anlamı