Röportaj; Gülay K. Usta

6 Mart 2019

Merhaba sevgili Milliyet okurları

Mimar tasarımcılar dünyası röportaj konuğumuz; Kültür Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölüm başkanı Prof. Dr. Gülay K. Usta.


İç mimarlık, mimarlık, tasarım eğitim ölçeğindeki güncellemelerden, eğitim ve öğretim tasarım modelinden memnun musunuz? Bu konuda eksik bulduğunuz başlıklar nelerdir?

Mimarlık ve iç mimarlık gibi tasarım eğitimi veren okullara bakıldığında tasarım eğitimi ile ilgili sorunları tanımlama ve çözümleme yolunda çalışmalarını hızlandırmış oldukları görülmektedir. Aslında tüm okulların ortak amacı; meslek disipliniyle ilgili bilgi ve beceri ile donanmış, yaratıcı meslek insanları yetiştirmek. Bunun için eğitim – öğretim modelleri tartışılmakta ve yeni yaklaşımlar denenmektedir. Günümüzde mimarlık ve iç mimarlık eğitiminde sınırlı sayıda olan öğretim tekniklerinin denendiği öğrenci profili giderek değişmiş, bunun yerini kendisini nasıl ifade edeceğinin yolunu kendisinin bulması beklenen yeni öğrenci profili almıştır. Bu nedenle usta- çırak ilişkisi odaklı geleneksel eğitim modeli günümüzde farklı modellere evrilmek durumunda kalmıştır.

Ayrıca dünyada yaşanmakta olan sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş ve küreselleşme olgusu, çok yönlü iletişim olanaklarının artması, insanların yaşamlarının birçok alanında olduğu gibi eğitimden beklentilerini de artırmaktadır. Dünyanın her tarafındaki bilgiye kolay ulaşma olanağı beraberinde rekabet ortamını getirmiş, rekabet ortamında ise kaliteli eğitim, başarının tek koşulu olmuştur. Bu nedenle tasarım eğitimi veren kurumlar, rekabetçi ortamda eğitimin kalitesini arttırmak ve uluslararası standartta öğrenci yetiştirmek durumundadır.

Yazının devamı...

2019 Mimari ve Dekorasyon

3 Ocak 2019

Merhaba sevgili Milliyet okurları

Her yeni yıl olduğu gibi 2019 yılının da mimari ve dekorasyon trendleri belli ölçekler doğrultusunda belirlendi. 2019 yılı mekan konseptleri ve tasarım ürünlerinde neleri gözlemleyeceğiz? Yeni yılın ilk yazısı olarak sizlere bunlardan bahsetmek istiyorum.

2019’da iç mekan tasarım trendlerinde ilk göze çarpan detaylar arasında geometrik, zarif, çevre dostu ürünlerin ön plana çıktığını görüyoruz. Doğal malzemelerin geleneksel ve çağdaş birlikteliğiyle oluşturulan tasarımlar geçmişe vurgu yaparken aynı zamanda konfor, işlevsellik, modern işlenmiş ürün tasarımlarıyla yorumlanarak, çağdaş iç mekanlar yaratmayı hedefliyor.

Göçebe kültüründen ilham alınarak tasarlanan, multifonksiyonel kompakt mobilyalar, form ve doku birlikteliği natürel malzemeler eşliğinde ön görülmüş mobilya tasarımları, özgün el işçiliğinin modern tasarımlar üzerinde vurgulanmış hali 2019 yılına damgasını vuracak trendlerin başında geliyor. Düz, basit çizgilerin geometrik formlarla yorumlanması dışında rafine tasarımların ön plana çıktığı, doğanın izlerinin 3d efektlerle mekanlara entegre edildiği evrensel, çekici ve özgün mekanlar yine bu senenin en dikkat çekici tasarım anlayışı olacak.

2018 yılında mekanlara dahil edilen, en dikkat çekici vurgusu olan doğaya özlem teması, renk, doku ve tasarımlarıyla 2019 yılında da yerini koruyacak. Yeşil rengi bu yılda tonlarıyla birlikte mekanlarda varlığını sürdürürken toprak tonlarının birlikteliğiyle daha dikkat çekici hale gelecek. Tropikal bitki temaları, yeşil yaprak desenleri, doğal taş ve doğal dokulara yakın tasarım anlayışı dekorasyon trendlerinde yine sık sık karşılaşacağımız şeylerin başında gelecek.

Doğal dekoratif aksesuarlar, mermer, granit, oniks ve akik kristallerinden esinlenilmiş duvar kağıtları, taş ve meta kaplamalar, seramik, cam tasarımlar, etnik desenler, masif ve altın metal malzemelerinin birlikte yorumlandığı tasarımlar yine bu yılın öncü trendlerinden.

Özellikle cam ürünlerin mobilyadan aksesuara, aydınlatmadan duvar panolarına kadar birçok alanda yorumlanması dışında ahşabın pirinç, bakır, ferforje, krom, Corten çeliği, paslanmaz çelik ve alüminyum gibi metallerle yorumlanması ise bir diğer dikkat çekici konu olacak.

2019'da Pantone Renk enstitüsü yılın rengi olarak Living Coral/ Canlı Mercan rengini açıklarken, Sherwin-Williams Company, 2019 için en popüler renk trendleri arasında 6 farklı palet ve 42 farklı renk skalası sundu. Sakinleştirici ve dinlendirici yumuşak tonların yanı sıra, koyu ve enerji veren birçok farklı renk arasında mat siyah, açık vizon, kiremit rengi, petrol mavisi, yeşil, pembe ve bej renkleri mevcut. Yeşil tonlarının toprak tonlarıyla birlikteliği, mat siyah ve ateş renklerinin bir arada yorumu ve mercan, pembe ve turuncu renklerinin natürel soft renklerle kombinasyonları 2019 yılı iç mekan tasarımları için sık sık gözlemleyeceğimiz renkler içinde dikkat çekeceğini düşünüyorum.

Yazının devamı...

Mimar Tasarımcılar Dünyası, Mimar Celal Abdi Güzer

3 Aralık 2018

1- Siz hem akademik hayatta, hem de mimarlık pratiğinde aktif ve sevilen bir mimarsınız. Mimarlık sizin için ne ifade ediyor?

Tasarım ve mimarlık yaşam içinde farklı ölçeklerde geniş bir temsiliyet, üretim ve tüketim alanı tanımlıyor. Bu zengin varoluş projeden inşaata, imalattan pazarlamaya, mobilya ve obje ölçeğinden kent ölçeğine farklı alt alanlar ve ölçeklerde çalışmaya olanak tanıyor. Bir başka deyişle mimarlık alanında var olmaya karar verdiğinizde birbirine alternatif olabilecek çok sayıda farklı alan, yol içinde olma, zaman içinde bu yolları değiştirme şansınız var. Bu özgürlük alanı çekici geliyor. Benzer biçimde mimarlık çok sayıda farklı disipliner alanla dirsek teması içinde. Sanat, felsefe, tarih, ideoloji, kültür, ekonomi vs. Bu alanlardan beslenmek ve bu alanları beslemek çok zengin bir deneyim sunuyor. Mimarlık benim için çok genel ama indirgenmeye ve seçmelere açık bir çerçeve, her gün yeniden ve yeni önceliklerle başlanabilecek yeni bir serüveni tanımlıyor.



2- Sizin sosyal medya hesaplarınızdan zaman zaman mimarlık üzerine fikirlerinizi, eleştirilerinizi okuyoruz. Sizce mimarlık bizim ülkemizde son 30 yıla baktığınızda nerede? Eksik bulduğunuz, aynı zamanda da gelişme kaydettiğimize inandığınız konular nelerdir?

Benim doktora aşamasında ilgi alanım mimarlık eleştirisi idi. Daha sonra bu ilgi araştırmalar, tezler, dersler, konuşmalar, yazılar aracılığı ile sürdü. Daha çok kültür mimarlık ilişkisine, çağdaş mimarlık tartışmalarına ve bunun Türkiye ortamına yansımalarına odaklanmaya çalıştım. Tabi ki akademik bir eleştiri ile sosyal medya ya da popüler kültür ortamlarındaki eleştirel çabaları birbirleri ile karıştırmamak gerek. Sosyal medyada ancak belli sorular sorulabilir, belli konularda merak uyandıracak kısa ve indirgenmiş yorumlar, duyarlılık çağrıları yapılabilir. Bunu doğrudan eleştiri olarak görmemek gerek. Ancak sosyal medya aracılığı ile çok geniş bir kesime ulaşılabildiği ve bir ağ oluştuğu gözardı edilmemeli.

Türkiye mimarlık ortamı yaşamımızda belirleyici olan diğer dinamiklerden bağımsız bir ortam değil. Kültür, ekonomi, sanat, politika, bilim, teknoloji vs alanlarında neler olup bitiyorsa, nerede duruyorsak mimarlıkta da olup biten ve durduğumuz yer aynı. Nitelikli tasarımlar ve mimarlık örnekleri var ama genel kentsel dokunun içinde kayboluyor, belirleyici bir baskınlığa ulaşmıyor. Son 30 yılda tekil yapı ölçeğinde çok sayıda iyi örnek gösterebiliriz ama kentlere ve kentleşmeye bakıldığında çok sayıda fırsat kaçırdığımızı ve kentsel sorunlarımızı derinleştirdiğimizi söyleyebiliriz. Çevre duyarlılığı, kent kültürü, kent kimliği, enerji verimliliği, koruma, ulaşım gibi konular gözönüne alındığında nitelikli, standartları yüksek, sürdürülebilir kentler oluşturamadık. Gene son 30 yılda giderek büyüyen ve denetlenemez hale gelen, İstanbul başta olmak üzere, metropollerin Anadolu ve diğer kentlerin enerjilerini emdiğini, bölgeler arası eğitim, kültür, sanat altyapısı ve gelir farklarının açıldığını söylemek olası.

Yazının devamı...

Yaşam Alanlarında Somon Rengi Kullanımı

19 Kasım 2018

Merhaba sevgili Milliyet okurları

Renkleri hayatımızın her alanında olduğu gibi, yaşam alanlarında da kullanırken dikkat etmemiz gereken birçok noktaya zaman zaman değiniyoruz. Kullanım alanlarının işlevlerinin, psikolojik etkilerinin, alan metrekaresinin, mekanın aldığı doğa ışık miktarının, birlikte kullanılacak renk kompozisyonlarının renkleri kullanırken ne kadar önemli olduğunu dikkat etmemiz gerektiği sık sık vurguluyoruz. Sizlere bu yazımda kış mevsiminin soğuk etkisini daha sıcak hale getirecek, mekanlarda daha dingin ve dinlenebilir atmosfer yaratmak için kullandığımız somon renginin kullanım alanlarından ve etkilerinden bahsetmek istiyorum.

Somon rengi, pastel diye nitelendirdiğimiz en yumuşak renk tonlarından biridir. Pembe renginin bir alt tonu olduğu gibi, turuncu renginin doygunluk seviyesinin azaltılmış bir tonudur. Sakinleştirici, sıcak ve alanda zarif bir etki yaratır. Bu yüzden kış aylarının kasvetini gölgelemek için eğer mekanın genel konseptin içinde bu renk yoksa lokal olarak dahil ederiz. Birçok renkle kombinasyonu rahatlıkla oluşturulabilir. Beyaz, siyah, mint yeşili, mürdüm, turuncu, kahverengi, lame ve dore renklerle birlikte kullanmak oldukça etkili alanlar yaratmak için başvurduğumuz özel renklerdir.

Psikolojik etkilerini göz önünde bulundurursak, yaşam alanlarının her mekanında rahatlıkla kullanılacağımız bir renktir. Fakat çok yoğun kullanmak, sakinlik enerjisini çok aktife edeceği için özellikle çalışma odası; yaratıcılık gereken bir uğraşınız varsa bunu gerçekleştirdiğimiz alanlarda kullanırken dikkat etmek önemlidir.

Ortak alanlarda salon, mutfak, banyo, antre gibi mekanlarda kullanırken mobilyanızın rengine, tamamlayıcı renklere, aydınlatmaya dikkat etmek gerekir. Örneğin, duvar kâğıdı veya boya olarak somon rengini kullanacaksanız mobilyalarınızın beyaz, gri, bej, açık vizon gibi tonlarda olması mekanı daha ferah gösterecektir. Daha koyu ahşap mobilyalarla birlikte kullanacaksanız daha keskin bir etki yaratıp, mobilyaları öne çıkaracak ,dikkat çekici bir alan yaratmış olacaksınız. Bu yüzden, alanın metrekaresini göz önünde bulundurarak duvarlarda bu seçimleri yapmak çok önemlidir. Eğer küçük bir alanda koyu mobilyalarla duvarlarda tamamen somon rengi kullanılırsa mekanı daraltacak, algı olarak rengin etkilerini oldukça eksilteceksiniz. Bu yüzden, bu kriterlere dikkat ederek seçimler yapmak rengin özelliklerini ve değerini yansıtmak için son derece önemlidir. Bu gibi durumlarda, lokal olarak tek duvarda somon rengini kullanarak, dore, lame, bej gibi renklerden yardım alarak alanda arzu edilen etkiyi sağlayabilirsiniz.

Kullanılan somon renginin tonu da bir o kadar önemlidir. Eğer koyu somon yani turuncuya yakın bir ton kullanacaksak, bunun yatak odalarında, çalışma odalarında, banyolarda, mutfakta yoğun olarak kullanmaktan kaçınmak gerekir. Çünkü oldukça dinamik bir etki yaratacağı için, yatak odalarında uyku kalitesini bozar. Çalışma odalarında yorucu bir etki yaratacağı için konsantrasyon bozukluğuna yol açabilir. Banyolar genelde küçük metrajlı alanlar olduğu için, yine bu alanda koyu somon tonlarını lokal olarak kullanmak uygun olacaktır. Bu mekanlarda yoğun olmamak şartıyla pastel açık somon rengini kullanmak daha doğru bir tercih olacaktır.

Genel olarak toparlamamız gerekirse, Somon rengini kullanırken mekanın alan genişliğine, aydınlatmasına, birlikte kombine edeceğimiz renklere dikkat ederek kullanım alanlarını çoğaltabilir; zarif, sakin, etkili alanlar yaratırken psikolojik olarak etkilerini deneyimleyebiliriz.

Hepinize mutlu haftalar diliyorum.

Yazının devamı...

Doğan Hasol Gözünden Güngör Kabakçıoğlu

10 Ekim 2018

Merhaba sevgili Milliyet okurları

1961 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Mimarlık Bölümü'nden mezun olan, çizgileri Tercüman, Akşam, Güneş, Yeni Yüzyıl gibi gazetelerde yayınlanan, mimar, ressam ve karikatürist Güngör Kabakçıoğlu'nu 2011 yılında kaybetmiştik.

Mimarlık Vakfı tarafından Güngör Kabakçıoğlu eserleri ve eserlerinden oluşan kitap tanıtımı Mimarlar odası İstanbul şubesi sergi salonunda geçtiğimiz günlerde sevenleriyle buluştu.

Serginin oluşması ve kitap baskısı konusunda en yakın arkadaşlarından biri olan Mimar Doğan Hasol hem öncülük hem de ev sahipliği yaptı.

Güngör Kabakçıoğlu’nu ‘’ Anılmak istediği meslek sıralaması, “Karikatürist, Ressam, Mimar” şeklindeydi. Benim içinse Güngör, “meslektaşım, komşum, ortağım, daha isabetli bir tanımla, can kardeşim’di. ‘’ sözleriyle tanımlayan Doğan Hasol hocamızla sergide bir araya gelerek sizler için Güngör Kabakçıoğlu’ nu sordum.

1-Güngör Kabakçıoğlu ile tanışmanız nasıl oldu?

Kendisiyle tanışmam iki türlü oldu: Birincisi, delikanlılık yıllarımızda haftalık çocuk dergisi Doğan Kardeş’te çıkan karikatürleriyle. Doğan Kardeş’in çok genç iki karikatüristi vardı: Güngör Kabakçıoğlu ve Selma Emiroğlu. Güngör benden beş yaş büyüktü; ünlü olmuştu bile.

Gerçek tanışmamız mimarlık ortamında oldu. Ben Mimarlar Odası İstanbul Şubesi sekreteriydim; o dönemde mimarlar için SSK konut kredisi güvencesiyle bir konut kooperatifi kurmuştuk. Kooperatif bizi, Yeniköy’de gerçekleştirdiği Mimarlar Sitesi’nde buluşturdu. Güngör ve eşi Beril üst katımızdaki komşularımız oldular. Yakınlaştık… Bir yıl sonra Has Reklam’ın kurucusu kardeşim Yalçın Hasol’u bir trafik kazasında kaybedince; o reklam ajansını kurtarmak uğruna birlikte kolları sıvadık. Güngör o tarihte BP’deki mimarlık görevini sürdürmekte, bir yandan da karikatürlerini üretmekteydi.

Yazının devamı...

Mimar Tasarımcılar Dünyası, Mimar Nevzat Sayın

26 Eylül 2018

Merhaba Milliyet Dekorasyon okurları

Mimarlar, tasarımcılar dünyası röportaj serimizin Eylül ayı röportaj konuğu; mimari ve tasarım alanında bir çok başarılı projeye imza atan Mimar Nevzat Sayın.

1-Türkiye’de mimarlık nasıl bir yolda ilerliyor? Mimari anlayışınızı, tavır ve tarzınızı nasıl tanımlarsınız?

Mimarlık dediğimiz faaliyet alanı oldukça geniş bir alanı kapsıyor. Burada kastedilen mimarlık gündemi belirleyen ya da belirlenmiş gündemin içinde olan yapılardan söz eden bir mimarlıksa az sayıdaki iyi, çok sayıdaki kötü örnekleriyle, paldır küldür ilerliyor diye düşünüyorum. Kent topraklarının çok pahalı olması nedeniyle abartılı imar haklarıyla bulunduğu yere sığamayan yapılar genellikle dört fili bir Wolksvagen'e nasıl yerleştirirsiniz gibi bir soruya cevap bulmaya benziyor. Ve cevap çoğu zaman iki öne, iki arkaya gibi tuhaf bir cevap olmaktan öteye gidemiyor. Kentsel ölçekteki projeler ise nedense kapalı kapılar ardında, kimin ne yaptığından kimsenin haberi olmadan, büyük bir gizlilik içinde yürüyor ve kentsel ölçekte tartışma ve düşünce üretmekten uzak kalıyor.

Biz de bu tanımlar içine giren projelerin içinde oluyoruz. Tekil olarak mücadele edilecek konular değil bunlar. Mimarlık, yerel ve merkezi yönetimlerle, sermayeyle, yasa ve yönetmeliklerle bağlı bir konu olduğu için çoğu zaman tanımlanmış çerçevelerin içinde kalarak sürdürebiliyoruz çalışmalarımızı. Buna rağmen elimizden geldiğince anlamlı, sakin, kalıcı, sorunlara çözüm üretebilen iyi bir mimarlığın peşindeyiz. Tavrımız bu ama tarzımız yok...Her defasında konuya ilişkin sorunları girdiye dönüştürerek çözmeye çalışıyoruz.

Yazının devamı...

Modern İç Mimaride Geçmişin İzleri; Osmanlı Yansıması

10 Eylül 2018

Osmanlı Mimarisi ve stilinin, modern dünyamız içinde ihtişam ve görkemi bir yıldız gibi parlıyor. Öncesinde Erken dönem Anadolu Türk Mimarisi, Selçuklu Mimarisi, Bizans Mimarisi, İran Mimarisi ve Memlük Mimarisinden etkilenerek oluşan Osmanlı Mimarisi Erken Dönem, Klasik Dönem ve Geç Dönem olmak üzere üç dönemden oluşuyor. Tarihsel gelişim sürecinde konutların plan tipleri, iç mekan kurguları, kullanılan malzeme ve uygulanan teknikler açısından temel öğeleri oluşturmak zor olsa da bu dönemlerin özelliklerini sentezleyerek günümüzde yaşam alanlarına nasıl dahil edebiliriz gelin bunlara bir göz atalım.

Osmanlı Mimarisinde iç mekanlarda geleneksel motifler, hat ve çini sanatı yorumları, kalem işi süslemeler, renkli cam işçilikleri, çiçek desen ve motifleri, altın, gümüş, bakır ve sedef işlemeciliği, İç mekan kurgusunda temel öğe olan oda içinde dikkat çeken önemli özelliklerinden sadece bazılarıdır.

Osmanlı Mimarisi ve stilininde, renk seçimleri, kumaş seçimleri, aksesuar seçimleri dekorasyondaki yansıma için önemlidir. Renk olarak, mürdüm, zümrüt yeşilleri, bordo, mor tonları, kiremit renkleri gibi renkleri tercih etmemiz gerekiyor. Bu renkleri altın, gümüş, bakır gibi metalik renklerle birlikte kullanmak ise bir başka önemli konu. Kumaş tercihleri yaparken kullandığımız kumaş türlerini kadife, çatma, kemha, tafta gibi kumaş türlerinden tercih etmek yine önemli noktalardan biridir.Yastık, perde ve sedirler için bu kumaşları seçebilirsiniz.

Şark odaları Osmanlı'dan günümüze taşınan bir kültür. Bu odalarda kullanılan sedirler dönemin önemli donatılarından biri. Mobilya tercihleri yaparken oturma grubu olarak sedir tercih ederken kumaş, konumlandırdığımız yastık, minder, ahşap işçiliği ve diğer tamamlayıcı ürün seçimleri birlikte düşünülmesi gerekmektedir. Bu odalarda Osmanlı El Sanatlarının önemli öğelerinden olan Sedef İşlemeli Kümbet sehpalar, sini sehpalar, dönemin motifleri işlenmiş halılar, dönemin figürleri yansıtılmış bezemeli duvar çinileri, duvar ahşapları, hat sanatı ile oluşturulmuş tablolar, geleneksek motiflerle şekillenmiş üfleme cam veya kumaş kaplama aydınlatmalar kullanabilirsiniz.

Osmanlı Saraylarının klasik, görkemli, ihtişamlı çizgilerini günümüze taşıyan aksesuar tercihleri yaparken lale, tuğra gibi simgelerin kullanıldığı vazolar, aynalar, dönemin padişahlarının kavuklarını koydukları kavukluklar, bakır işlemeli sürahiler, Kündekârî (sekizgen, beşgen, yıldız gibi geometrik şekillerde kesilmiş küçük ahşap parçalarının çivi ve tutkal yardımı olmaksızın yalnızca birbirlerine geçirilmeleriyle oluşturulan bir teknik) paravanlar, sedef işlemeli yan mobilya ürünleri yaratılmak istenilen atmosfer için yardımcı olacak öğelerden olacaktır.

Hepinize mutlu,sağlıklı haftalar dilerim.

Sevgilerimle

İç Mimar/ Meral Akçay

Yazının devamı...