Geri Dön

İktidarsız aşık (1)

İktidarsız aşık (1)


       Dış politika "ofansif" (taarruzi) oynanması gereken bir oyundur. Eğer "sakinlik" ve "miskinlik" arasındaki farkı idrak edemeyerek ancak "reaksiyon" gösterir, ama kendiliğinizden "aksiyon" başlatamazsınız ergeç "gol" yemeğe mahkum olursunuz. Başka bir deyişle dış politikada sadece "tuzağa düşmemek" marifet değildir. Eğer bizzat "tuzak kurma" yeteneğiniz ve beceriniz yoksa sonunda yenik düşmeniz gayrı - kaabil - i ictinabdır.
       Yazının girişi fena olmadı. Bakalım arkası da gelecek mi? Deneyelim:
       Türk Hariciyesi, Tanzimat'dan kalma bir çekingenlikle başkasının kurduğu oyunları bozmakda mahirse de bizzat oyun kurma konusunda yetersiz kalıyor. Tabii bunda Hariciye kadrolarından ziyade siyasi irade yetersizliğinin rolü var. Daha gerisini bir yana bırakalım, Türkiye son on yıl boyunca Bakanlık Binası'nın yolunu bilmeyen dışişleri bakanları gördü. Dışişleri Bakanlığı, hani "Al, kardeşim, ben yoruldum. Sen oyna!" kabilinden birtakım lider müsveddelerinin ezik egolarını tatmin vasıtası haline getirildi.
       Dış politika "ofansif" oynanması gereken bir oyundur... Bakınız Putin bir Ortaasya'ya gitdi gündem altüst oldu! "Şanghay Beşlisi" diye ne idüğü belirsiz bir cenabet icad etdi, Avrasya "kartları" yeniden karılmaya başladı!
       Dış politikada bir kural daha vardır: "Akut" (had safhadaki) problemleri "nisbeten" daha kolay çözümleyebilirsiniz. "Kronik" (müzmin) hale tahavvül etdikçe çözümlenmesi de zorlaşır. Bakınız, bizim, Özbekistan Diktatörü İslam Kerimof'la problemlerimiz var. Adam Türkiye ve Türk kavramlarından iğreniyor. Bir Muhammed Salih (Muhalif Lider) ve burslu öğrenciler sorunu var. Rusya'dan ödünün patlaması var. Ortaasya'daki stratejik önderlik ve nüfuz meseleleri var. Putin'e gelene değin Rusya on yıl meydanı Türkiye'ye bırakdı ve Türkiye on yıl horul horul uyudu!!! Ankara'daki bazı zevatın şimdi etekleri tutuşdu! Peki ama, Değerli Başbakanımız hülyalı bakışlarıyla Çin'i şereflendirmeğe üşenmiyor. Yahut sağlık durumu o seyahate elverişli de Taşkent Pekin'den daha mı uzak? Gidip Oslo'yu ziyaret ederek yitik gençliğinin elden düşme hayalleri peşinde yalpalıyor. Ama Bakü nedense kendisine "sapa" geliyor. Üstelik Oslo'ya gidiyor ama Türkiye'nin sırf İslam Kerimof'a yaltaklanmak için Ankara'dan kovup Norveç'de yaşamaya mahkum etdiği, ama yine de Taşkent Zorbası'na yaranamadığı Muhammed Salih'in randevu talebini reddediyor!!! Özbekistan için demokrasi mücadelesi veren Muhammed Salih'i (ki üstelik şairdir de. Ama üçüncü sınıf değil, doğru dürüst şair!!!) yarım saat kabul etseydi incileri mi dökülürdü. İslam Kerimof, Almanya'yı ziyaret etdiği zaman "Timur Yıldırım'ı yenerek Avrupa'yı Türklerden kurtardı!" diye konuşan adamdır. Ya vakitlice gider, derdini anlar, müzminleşmeden halledersin, ya da halledemiyorsan açıkça muhalefetden yana tavır koyarsın. İktidarsız aşık gibi ne kadını tatmin edebiliyor ne üzerinden iniyor!!! Peki, Türkiye bu politikacılara müstahak mı? Öyle olmasa tepemizde işleri ne?


Yazara E-Posta: yatsiz@milliyet.com.tr

15 Aralık 2019 Magazin Bülteni15 Aralık 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber