HIDIRELLEZ YANGINIMIZ

8 Mayıs 2010

Sultanahmet civarını hiç böyle görmemiştim. Tabii Tuti, isli bacaklar ve yanmış pantolonla kalmasaydı daha çok eğlenirdim

1 Mayıs’ta kafada kaskla yürüyen sadece bizdik. Bir Tuti, bir de ben. Rezalet! Tuti de inanamadı olup bitene. Kaskımı Tuti’nin kafasına fırlatıp Nejat İşler dostumun yanına kaçtım, teselli buldum o kortejde. Bir hafta boyunca konuşmadık Tuti’yle. Hıdırellez’de barıştık. Ahırkapı’da gece yarısından sonra ateşten atlarken paçaları tutuştu. Sultanahmet Meydanı ve civarını hiç bu kadar canlı görmemiştim. Tam bir Fashing. Her gece böyle olsun istedim. Tuti korkuluk gibi isli bacaklar, yarısı yanmış pantolonla kalmasaydı daha da eğlenirdim.

John Ultratatlıtuğ
Sanatçılar kortejinden aldığım habere göre Kıvanç Tatlıtuğ ‘Grease’ müzikalinde Teen Angel rolünde yer alacakmış. Bir kere teen olmak için bir parça büyük gibi geldi bana. Tuti, yaşını başını almış benim, Tatlıtuğ’u kıskandığımı söyledi: “Koskoca Broadway ekibi seçmiş işte adamı.” “Bu kadar pembe adamları kıskanmam ben” dedimse de müstehsi müstehsi gülmeye devam etti. “John Ultratatlıtuğ” diyor bana o günden beri. 'Angelina Jolie ile bir gece geçirme' dileği tuttuğu için bu ateşli dilek sonucunda yandığını iddia ediyor. Ben de ailemle kalan hayatımı İstanbul’da geçirebilmeyi diledim. Umutluyum, bir gün razı edeceğim hepsini.
Kalabalıklar iyi geldi bana geçen hafta. Bu sebeple bugün Kadir Has Üniversitesi’nde Serdar Ortaç konserine gideceğim. Khasfest 10 denen etkinlikte aynı gece Bengü ve Hüseyin Karadayı sahne alıyor. Rihanna Bengü’yü Tuti’ye emanet ediyor, Ortaç’a “Binlerce dansöz var” diyorum. Kendisini Tarantino ile tanıştırmak istiyorum. ‘Kill Bill Vol 3’ için iyi bir tip olabilir.
Bu haftanın bir güzel konseri de Pinhani. Saat 21.00’de Balans Jolly Joker’deler. Sonrasında da Ghetto’ya Amsterdam Party’e katılırız belki. Hıdrellez partiden sonra kesmese de, harekettir işte.

Yazının devamı...

EYYAFYALLAYÖKÜLL'ÜN KÜLLERi

24 Nisan 2010

Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu'nun konserini öneriyor Tuti. İkilinin 'Anadolu Beşik' albümünü ne zaman dinlesek karşılıklı ağlıyoruz.?Çok içli bir albüm, Tuti’yi bile ağlatıyor

İzlanda’daki 'Eyyafyallayöküll' gibi bir isme sahip yanardağın patlaması kötü oldu. Sevgili karım “Eyvah eyvah, bu küllerin içinden bir yere gitmek yok!” diye Eyyafyallayökür’den fena gürledi. Aldırmadım tabii, atladım jete. Kül bulutudur, lavdır, tüftür dinlemeyip canım İstanbul’uma geldim.
Geçen hafta Beyoğlu Tünel taraflarına uğramamaya karar vermiştik. Ben bütün heybetimle kalabalıkla baş etsem de, Tuti çok zorlanıyor. Yolda yürürken itişip kakışmak pek insanca değil. "İtişip kakışacaksak bunu bir konser meydanında yapmayı tercih ederim” diyor Tuti. Bu sebeple saat 20:00’de Türk rap müziğinin büyük ismi Sagopa Kajmer'i dinlemek için Bostancı Gösteri Merkezi’ne gidiyoruz.
Türk rap dünyasını Acun Ilıcalı’nın 'Yetenek Sizsiniz' programından az biraz tanıyorum. Sagopa Kajmer bir nevi lidermiş. Konser, 'Sagopa Kajmer, Kolera, Pesimist Orkestra’yla birlikte 2010 yılının en büyük Melankolia Konseri' diye lanse ediliyor. Karımın şu yanardağ tartışması beni yeterince kararttı, belki de gitmekten vazgeçerim.
Alternatif olarak saat 20:30’da, Türkan Saylan Gösteri Merkezi’ndeki Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu konserini öneriyor Tuti. İkilinin 'Anadolu Beşik' albümünü ne zaman Beyoğlu Ocakbaşı’na gitsek dinliyor ve karşılıklı ağlıyoruz Tuti’yle. Çok içli bir albüm. Tuti’yi bile ağlatabiliyor.
Erkan Oğur ve Demircioğlu konseriyle aynı saatte, genç popçu Emre Aydın’ın da konseri var Refresh The Venue’de. Tuti çok seviyor bu genci. “Bütün aldatılan erkeklerin sesi” diyor. Böyle bir derdim olmadığı için bu sese karşı özel bir ilgi duymadım. Tuti isterse tek başına gidebilir. Neden aldatıldığı üzerine düşünür belki.

Yazının devamı...

DEVRiMCi, 'iZMiRLi' KISIK ATEŞLi

17 Nisan 2010

Tuti, Tülay German’ın etkisinde fazla kaldığım kanaatinde. Seyrettiğim her filmden, meslek hastalığı sebebiyle fazlaca etkilendiğimi söylüyor. “Bir gün Fransız, bir gün Koreli, bir gün İngiliz oluyorsun, dünyanın dört bucağından seçme filmlerle” diyor

İstanbul Film Festivali gerek beni, gerekse Tuti’yi öylesine yordu ki, bu hafta sonu ateşinin akıbeti belli; titrek, cılız bir ateş... Hafta arası film koşturmacası üzeri çeşitli festival partileri sebebiyle yeterince doymuş gibiyiz eğlenceye. Filme doymuş sayılmayız hala. Saat 21.30’da Atlas Sineması’nda John Lennon’ın hayatından bir kesit ‘Nowhere Boy’u izleyeceğiz. Bir de çok sıkı bir eylem peşindeyiz. Festival'de belgeselini izlediğim, film sonrası sevdiğim mekan Cezayir’deki partide şerefine içtiğim devrimci, değerli ses Tülay German’ın 'Burçak Tarlası' şarkısını ezber ettik Tuti’yle. Yıkılması tartışılan Emek Sineması önünde söyleyeceğiz film çıkışı. İstiklal Caddesi’nde gündüzleri rastladığım tuhaf belediye araçlarından birinde çocuklar gibi şen direksiyon çevirirken gördüğüm Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Mishap Demircan’a sesleniyorum; 'Siz de bize benzemeyin'

Çok partili sistem
Tuti, Tülay German’ın etkisinde fazla kaldığım kanaatinde. Seyrettiğim her filmden, meslek hastalığı sebebi fazlaca etkilendiğimi söylüyor. “Bir gün Fransız, bir gün Koreli, bir gün İngiliz oluyorsun, dünyanın dört bucağından seçme filmlerle” dedi durdu festival boyu. Bu 'Bovarizm’imi test etmek için, 'İstanbul’daki İzmirliler Partisi’ne götürmeye karar verdi beni film sonrası. “İzmir kadınlarının Hollywood’da dahi eşi benzeri bulunmaz” diyor Tuti. Bilemedim... Parti sonrası yeni tanıştığı İzmirli hanımlarla Ghetto’ya gitmeyi planlıyor. 'Çok partili sistemin nimetleri: Sattas, Iye Wawes, DJ Selekta Firuzağa” bana yeter. Sattas’ı daha önce dinlemiştim. Boğaziçi Üniversiteli grup Iya Waves’i merak ediyorum. Dub, Reggae, Ska’da bir numara DJ Selekta Firuzağa’yı da severek dinliyorum. Reggae eşliğinde günlerdir seyrettiğim filmler gözümün önünden teker teker geçerken dans etmek niyetindeyim. Tuti böylece içimdeki binlerce film karakterinin dışarı çıkıp tam olarak kendime geleceğimi söylüyor.
Ghetto sonrası gidilecek tek yer de 24:00 itibariyle sahnede Nev’in olacağı Hayal Bistro gibi. “Mırıl mırıl söyler çocuk şarkılarını, dinleriz biz de bir güzel” diyor Tuti. İtirazım yok. Diğer alternatif Anadolu Yakası’nın ilk müzik Lounge’ı Matine 216’da U2 tribute’u, beni benden alan New2’yu dinlemeye hiç niyetim yok. U2 gelsin bakarız...

Yazının devamı...

Kurtarın beni Gülben hanım

10 Nisan 2010

Tuti tepemin tasını çok attırırsa, kendisini Bostancı Gösteri Merkezi’ndeki Gülben Ergen konserine göndermeyi düşünüyorum. Anlasın dünya kaç bucakmış

Bahar başına vurmuş Tuti ile hayat hayli zor. Her tanıştığı kadına aşık olmak gibi bir huy edindi. Geçen hafta yakarışımı duymuş olacak Tanrım ki, havalar biraz bozdu. Üç beş gün Tuti duruldu. Sonra bir parça güneşe yine tav oldu. Her fırsatta “Bale erkek adamı bozar” diye konuşan kendisi değilmiş gibi, hafta başından beri St Petersburg Balesi ve Mariinsky tiyatrosunun 'Mata Hari' balesini sayıklıyor. Hedefi, ünlü balerin Julia Makhalina. Shakespeare kıvamında şiirler bile yazmış. Bir tanesi "Mata Mata Hari Hari sen bir casus değildin gözbebeğim” diye başlıyor. Mata Hari balesi 21.00’da TİM Maslak Show Center’da. Bir yolunu bulup kurtulmaya bakacağım.
Saat 19.00 itibariyle Feyza Eren Dörtlüsü’nü dinlemek üzere Bosphorus Yatı’nda 'Balık Ekmek Caz' etkinliğine katılıyoruz. “Takım elbiseli adamlar balık ekmek yiycek abi, dayanamam buna ben” dese de Tuti, engelleyemez beni. Keza “Fena deniz tuttu” diyerek Mata Hari balesini kaçırmayı planlıyorum. Aktörlük yeteneğimi sonuna kadar kullanıp kusmayı bile düşünebilirim çok zorda kalırsam. Planım işe yararsa Cemal Reşit Rey’de Paco De Lucia konserinin en azından ikinci yarısına yetişirim. Konser saat 20:00’de başlıyor.
Tuti tepemin tasını çok attırırsa, kendisini Bostancı Gösteri Merkezi’ndeki Gülben Ergen konserine göndermeyi düşünüyorum. Anlasın dünya kaç bucakmış. Televizyondan fazlasıyla aşina olduğum Gülben hanım gözlemlediğim gibiyse sahnede de, şu aşk işinden anında soğutacaktır Tuti’yi. Sonrasında David Guetta gecesinden de vazgeçer belki böylece. 22.30 itibariyle David Guetta Maçka Küçükçiftlik Park’ta olacakmış. “Bir gün bir albüm yapma fikrine kapılırsam kapısını ilk çalacağım adamdır.” diyor Tuti. En sevdiği Guetta parçası 'Sexy Bitch'!
Ben tercihimi IKSV Salon’daki Arthur H’den yana kullanıyorum. Sebebi; “Tom Waits seven herkesi sever John." Arthur H’nin feyz aldığı isimlerin başında geliyor Tom Waits. Bir de büyük insan Serge Gainsbourg. Konser saat 22.00’de. Aynı saatte Balans’ta da Levent Yüksel söylüyor. Levent Yüksel’i bir kez izledim sahnede. Kendisi bana kesinlikle ünlü komedyen Jerry Lewis’i hatırlatıyor hal ve tavır itibariyle. Bu sebeple Arthur H diyorum.
Sakin başlamış cumartesimizin ateşini Indigo’da yakıyoruz gece yarısı. Indigo’da Kissogram dinleyeceğiz. Berlin tayfasından Jonas Poppe ve Sebastian Dasse ile eski Stereolab davulcusu Joe Dilworth’dan oluşan grup dans ve rock müziğini hemhal ediyor. Tam bana göre. Oralarda görüşmek üzere.

Yazının devamı...

Mucize Tuti ve 'Tuti Mucize' cumartesi

3 Nisan 2010

Bu cumartesi nereye ne şekilde yetişeceğimizi şaşırdık. Nazan Öncel’den Bülent Ersoy’a, fevkaladenin fevkinde bir eğlence bizleri bekliyor


Tuti bir şema çizdi orta sehpama. Oradan oraya sıçrayarak oklar çıkarıyor, plan yapıyor. “Kendine kastı olan adam dinler anca” dediği, benim pek bir sevdiğim Anthony And The Johnsons’ın bile hayran olduğu Bülent Ersoy hanımı merak ediyorum en çok ben. Türk pop müziği ve de 45’likler arşivim tamam lakin Türk Sanat Musikisi’ne pek vakıf değilim. Bu sebeple Tim Maslak Show Center’da saat 21:00’da başlayacak olan Türk Sanat Musikisi’ni canlandırma gecesi Fasl-ı Şahane’yi kaçırmam imkansız. Zekai Tunca, Mustafa Sağyaşar, Nalan Altınörs, Muazzez Abacı, Samime Sanay hepsi orada olacak... Tuti elinde bir sap papatya Samime Sanay’dan “Şarkılardan fal tuttum”u söylüyor şimdi. Bahar Tuti!
İlk durağımız Tuti’nin anlat anlat bitiremediği Nazan Öncel konseri. Saat 20:00’da İş Sanat Kültür Merkezi’ndeyiz. Ağlatmayı da, oynatmayı da çok iyi bilen diva bu kez İskender Paydaş ve bir orkestrayla çıkıyor sahneye. “Beni aşık eden, zaman zaman da aşktan eden kadındır Nazan Öncel” diyor Tuti. Bütün oklar Nazan Öncel’i gösteriyor. Aslında ben aynı saatte CRR’de Salif Keita’dan Afrika’nın dertlerini dinlemek istiyordum ama Nazan Öncel’i de önceden hiç dinlemediğimden tercihimi bu “Aşk Kadını’ndan yana kullandım.
Haftanın divalarından biri Ebru Gündeş de Bostancı Gösteri Merkez’inde 21:00’da sahnede. Tuti “Fasl-ı Şahane’de şahanesi varken, ustalar dururken Ebru Gündeş bi' dursun” dedi ve noktayı koydu. Bir başka diva Hande Yener’i de “Taa Fenerbahçe’ye kim gidecek” diye eledi. Matine 216 diye bir yerdeymiş konser. Hiç gidemezmiş, iki techno’ya satamazmış kimseleri. “Divadan çok divan zaten” deyip bir de terbiyesizlik etti.
“Kadın sesleriyle cıvıldayan ruhumuzu son nokta olarak MFÖ dinleyerek dengeleriz” diyor Tuti. Otto Santral’de saat 23.00’da çıkıyor MFÖ. Ben şimdi “Tuti Mucize Guyem” şarkısını çalışıyorum. İçinde Tuti geçiyor diye de özel bir önemi var. Tuti “Temelden başlamalısın” dedi, Dede Efendi CD’lerini de önüme dizdi... Ses, ses, bir, bir, iki, iki...

Yazının devamı...

Gülden Karaböcek’le civelek civelek civelek

27 Mart 2010

Başbakanın beni hiçbir açılım kahvaltısına davet etmemesi Tuti’ye göre şaşılacak şey. Ben Amerikalı olmama bağlıyorum bunu


Goa’ya adam olsun diye götürdüğüm Tuti daha beter oldu. Sahilde şöyle bir uzanıp yatmadı, sürekli gözleri dört döndü. Bennu Gerede’yi, Orhan Pamuk’u arıyor... Tatile gidilmeyecek arkadaşlar listemin zirvesine oturdu böylece.

Romantik ve duyarlı gece
Bu hafta insanlık adına büyük, bizim için küçük bir adım olarak 'Dünya Saati Gecesi’ne katılıyoruz. Küresel ısınmayla mücadele için mum ışığında söylenecek şarkılara eşlik edeceğiz. Bu romantik ve duyarlı gece, Goa’daki güzellikler üzerine daha bir anlam kazandı. 'Dünya Saati Gecesi' dünyanın pek çok yerinde gerçekleştiriliyor, Türkiye’de de ilk kez The Hall’de yapılacak. Hale Caneroğlu, Balık Ayhan ve Safa Bolat ile Şenlik Bandosu mum ışığında şarkılar söyleyecek. Saat 20:00’den 04:00’e kadar devam ediyor gece. Ateş gösterilerinden sokak sanatçıları atölyesine yok yok. Bu hengamede Balık Ayhan’ı yakalayabilirsem 'roman açılımı'na dair konuşmak istiyorum. Başbakanın beni hiçbir açılım kahvaltısına davet etmemesi Tuti’ye göre şaşılacak şey. Ben Amerikalı olmama bağlıyorum ama dışarıdan bir göz olabilirdim aslında. “Hollywood ihtiyarları kahvaltısını bekle artık” diyor Tuti, yine kalbimi kırıyor.
Sonra Gülden Karaböcek dinlemeye gideceğiz Ghetto’ya. 'Kırılsın Ellerim', 'Duyar mısın Feryadımı', 'Küstüm Sana', 'Sürünüyorum' gibi şarkılarına bakılırsa hayli dertli biri olmalı. Sesi de tam tersi çok civelek civelek civelek. 22.30’da başlayacak gecenin konsepti, 'Meyhane.' “Bu dertli şarkılarla bir büyük devirirsek 'Sürünüyorum' bizi bekler” diyor Tuti. İstanbul’a geldiğimden beri ne büyükler devirdim de devrilmedim ben. Tuti de devrilirse hiç uğraşmam, ilk defa dinleyeceğim Nil konserine yalnız giderim. 23.00’de Otto Santral’de başlıyor konser. Sonuna yetişsem yeter. “Sana üniversite öğrencileriyle bol eğlenceler diliyorum” deyip o müstehzi gülüşünü takındı yine Tuti. “Sürünüyorum her zaman senin şarkın olacak Tuti” dedim, sustum.

Yazının devamı...

Goa’ya gittik gelicez

20 Mart 2010

Geçen haftanın yorgunluğu üzerine şöyle sade bir başlangıç yapalım dedik bu cumartesi. Tuti'yle üç farklı durağımız var


Geçen haftaki 70’ler partisinin izleri var hala bedenimizin dört yanında. Tuti abartmış, siyah silipli, iki altın kolyeli Tony Mareno olmuştu. Siyah sliple dans eden çıplak tek adam Tuti’ydi. Nerelere kaçsam bilemedim. Saturday Night Fever’dan aklımda kalan; “Sen bir klişesin, sen bir hiçsin, orada kalacaksın” replikleri de işe yaramadı. Karşı saldırı da hazırdı; “Geleceği boş veremezsin gelecek seni boş verir." Durumla bir alaka kuramadıysam da, Tuti kurmuş olmalı, üstüne gitmedim.
Geçen haftanın yorgunluğu üzerine şöyle sade bir başlangıç yapalım dedik bu cumartesi. Muammer Ketencoğlu ile Balkan Yolculuğu’na çıkacağız saat 20:00’da CRR’de. Aynı saatlerde Bostancı Gösteri Merkezi’nde de Candan Erçetin hanımın konseri var ama kendisini yakın zaman önce dinlemiştik. Bu sebeple Ketencoğlu’nun akordeonu ile Balkan ellerinde kaybolacağız. Candan’ın olası ikinci el Balkan örneklerindense damardan Balkan havalarını tercih ederiz. Ayrıca Ketencoğlu’nun 'Gezgin' isimli yeni albümünü de merak ediyor ve konserde 'üc bej' parça dinlemeyi umuyorum.
Bu konserle yeterince dinlenmiş oluruz sanırım. Sonrasında Bronx Pi Sahne’de, The Subways ve The Revolters bizi bekler. The Subways’in ilk albümlerini çok seviyorum. Sanki beni anlatıyor; 'Young Eternity.' İngilizlerin yeraltı dünyalarına bayılıyorum. Tuti de kendilerini O.C dizisinden tanıyor. Ben bir kere bile seyretmedim bu diziyi. Çocuklarıma da seyrettirmem. Uzak olsun O.C bizim evden. Biz ailecek 'Ezel’ciyiz. Tuti Ezel’i anlamıyormuş. “Sen bile Ramiz dayının oğullarından biri olabilirsin” diyor.
Bronx Pi Sahne sonrası Studio Live’a, Pin Up konserine uğramayı düşünüyoruz. Tuti çok hayran dört güzel kızdan oluşan bu gruba. En sevdiği şarkıları 'Çeksene Elini Kırıcan mı Belimi.' Esasen Ayşe Hatun Önal isimli bir manken bayana aitmiş bu parçanın orijinali ama Pin Up yorumu bir başkaymış. Maço bir adama yazılmış parça söylediğine göre. Bana gelmez. Bütün heybetime rağmen kibar bir insanımdır.

Yazının devamı...