AKP iktidarsız yapamaz

Eklenme Tarihi11.06.2015 - 2:30-Güncellenme Tarihi11.06.2015 - 9:30

7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra AKP, azınlık hükümeti kurmak ya da koalisyon ortağı olmak yoluyla kendisini kati surette iktidarda kalmaya mahkum hissediyor...
Ebediyen muktedir olunacağı zannının tatlılığı, 7 Haziran sonrasında iktidarda kalma mahkumiyetinin acılığına dönüşmüşse, bunun nedeni demokrasinin yüce erdemi “hesap verebilirlik”ten çok öncesinde uzaklaşılmış olmasıdır.


Bu durumdaki bir iktidarın, uzadıkça uzamaktan başka ne çaresi kalmış olabilir?
Dolayısıyla AKP ve Erdoğan iktidara tutunma yollarını şu parametreler içinde arayacaklardır:
Birincisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP dramatik bir güç kaybına uğramışlardır. 7 Haziran dengeleri içindeki hiçbir çözüm kaybettikleri gücü geri getiremez. Artık her istediklerini yapamayacaklar, bütün süreçleri kontrol edemeyecekler.
İkincisi, Türkiye’de bir erken seçim kaçınılmazdır. AKP’yi içeren herhangi bir hükümetin ömrünü kısaltacak olan sabit neden, ortaklarından önce AKP’nin bizzat kendisidir. Bu partinin uzlaşma ve müzakere kültürü yok. Gözünü dünyaya iktidar olarak açmış ve siyasi karakteri tek başına hükmederken biçimlenmiştir. Dolayısıyla uyumsuzdur.
Bu iki sabite bağlı olarak üçüncüsü, AKP’li veya AKP’siz bütün formüllerin Erdoğan açısından değişik oranlarda büyük riskler içereceğidir.
En büyük, hatta varoluşsal boyutlarda risk içereni, HDP’nin dışarıdan destekleyeceği bir CHP-MHP azınlık koalisyonudur. Ya da MHP ve HDP destekli bir CHP azınlık hükümeti...
Bu azınlık hükümetleri ancak belirli bir erken seçim takvimine ve bir yol haritasına bağlı olarak icraatta bulunabilirler.
Güvenlik, yargı, istihbarat, eğitim ve maliyeyle ilgili olanları başta, son yıllarda zarar gören kurumların ve kurumlar arası işlerliğin hukuki ve anayasal zeminlerine geri çekilip rehabilite edilmesi söz konusu olabilir.
Dış politikada kurumsallık, öngörülebilirlik ve laiklik gibi fabrika ayarlarına dönüşü de içeren acil restorasyon adımları bu sayede atılabilir.
AKP’siz azınlık hükümetlerinin devlet kurumlarında yapacağı geçmişe dönük denetimlerin sonuçları, AKP’yi mukadder erken seçimin arifesinde son derece zor durumlarda bırakabilir...
Ve bu azınlık hükümetleriyle Türkiye’de yapılacak erken seçimin her şeyden önce adil olması da sağlanabilir.
Adil derken, en başta medyanın rahat bir nefes almasını kastediyorum tabii ki... Özgür medya olmadan adil seçim olmaz.
Makul bir seviyeye çekilmiş seçim barajı sayesinde merkez sağ alternatiflerin de parlamentoda temsil şansı bulabileceği ve kamu yayın kurumlarının tüm partilere eşit mesafede duracağı bir ortamda gidilecek seçimler temsilde adaleti artırır.
Tüm bu nedenlerden ötürü kendisinin içinde yer almayacağı hükümet formülleri AKP için kabustur.
Mamafih MHP, HDP’li formüllere kapıyı baştan kapatmış gibi durduğundan AKP ve Erdoğan kabus görmekten şimdilik kurtuluyor.
Bu durumda MHP, kendisini 7 Haziran sonrasının anahtar partisi konumuna oturtuyor...
AKP ve Erdoğan’ın zaafını görerek pazarlık gücünü artırmış bir Devlet Bahçeli, onları büyük tavizler karşılığında iktidarsızlıktan kurtarabilir ve MHP’nin bu koalisyondan alacağı pay, parlamentoda sahip olduğu güçle orantısız bir büyüklükte olabilir.
Zaten AKP ve MHP’nin tabanları sosyo-kültürel açıdan birbirinden neredeyse farksız. Bu tabanların toplamı da yüzde 60’a yaklaşıyor. AKP ve MHP arasında kurulacak bir İslamcı-muhafazakar milliyetçi koalisyonu Türkiye’yi hükümetsiz, AKP’yi de iktidarsız bırakmamaya yarar elbette... Ama iktidarda herhangi bir sosyo-politik denge kurmaz, Türkiye’nin problemi olan kutuplaşmayı azaltmak şöyle dursun, “çözüm süreci”ni dışlayacağı için artırabilir de...
AKP’yle herhangi bir koalisyonun mantığı, bu partiye oy kaybettiren hemen bütün nedenlerin aynen olmasa bile büyük oranda mevcudiyetini sürdürmesini buyuruyor. AKP’yle koalisyonun potansiyel ortakları bu aşındırıcı faktörlerin de ortağı olacağı için onlar açısından bir sonraki seçim sandığında riskli bir durum ortaya çıkıyor.
İstanbul sermaye çevrelerinin çok istediği belli olan AKP-CHP koalisyonu seçeneğindeki CHP için riskler daha büyüktür. Kendisine barajı geçirten çizgisini istikrarlı biçimde sürdürerek cevval muhalefet yapan bir HDP’ye ilk seçimde daha fazla oyun kaybedilecek olması gibi...
Hiçbir hükümet formülü bulunmaz ve kasımda erken seçim kaçınılmaz hale gelirse taraflar birbirlerini uzlaşmaz olmakla ve Türkiye’yi hükümetsiz bırakmakla suçlayacaklardır.
Zor günler bizleri beklese de neticede her kaos bir düzene evrilir ve o düzen kaosu yaratan nedenleri ortadan kaldırır.
Bu bakımdan içim çok rahat.