Çarşıda devlet görmek istiyoruz

Her akşam üstü pazaryerlerinde göremeyeceğimiz çirkinlikleri yaşadıklarını belirten Kemeraltı esnafı sorunlarını bir kez daha dile getirmemizi istedi

Çarşıda devlet görmek istiyoruz

19 Mart 2012 Pazartesi köşemizde “Tarihi Kemeraltı’nda esnaf isyan ediyor: Çarşı bunlardan ne zaman kurtulacak?” başlığı ile binlerce esnafın sorunlarına yer vermiştik. Yüzlerce çarşı esnafı aradı ve Milliyet Ege’ye teşekkür etti. Okurlarımız, “Sorunlarımızı dile getirdiniz, teşekkür ederiz. Ancak, saat 18.00’den sonra çarşıda devlet yok. Bundan hiç söz etmemişsiniz. Saat 18.00’den sonra çarşıda ne zabıta, ne polis, ne de dernek ve oda yöneticisi görebilirsiniz. Korkumuzdan işyerimizi erken kapatıp kaçıyoruz. Kemeraltı aslında öğle saatlerinden itibaren kayıtsız ekonominin (işporta ve seyyar) eline geçiyor.

Meydan da işgal altında
Ara sokaklarda bekleyen seyyarlar ve işportacılar tekerlekli askılara dizdikleri ürünlerini caddeye sürerek satış yapıyorlar. Zabıta gördüklerinde tekrar ara sokaklara çekiyorlar. Özellikle 853 Sokak’taki tarihi çeşme, cami duvarı ve Telekom kulübesi dükkan gibi kullanılıyor. Biz geç saatlere kadar çarşıda devleti görmek ve kendimizi güven altında hissetmek istiyoruz” dediler ve sözlerini şöyle sürdürdüler: “Anafartalar Caddesi’ndeki bazı işyeri ile hanların içindeki dükkan sahipleri, çığırtkan çalıştırarak insanları taciz ediyorlar. Dilenciler ise çarşının her köşesinde cirit atıyor. Anafartalar Caddesi’ne Konak Meydanı’ndan girişten itibaren başlamak üzere, Milli Kütüphane Caddesi, 1 ve 2. Beyler (846-848 sokaklar), 853 Sokak (Kemeraltı Camii yanı), Veysel Çıkmazı, 863 Sokak ve Kestelli Caddesi’nden sonra Abacıoğlu Han’a ve devamındaki güzergahta bütün çarşı işportacılar ile seyyar satıcılar tarafından işgal altında tutuluyor. Sadece çarşı içi değil Konak Meydanı da, Bahribaba Parkı otobüs duraklarına ve Konak Vapur İskelesi’ne kadar seyyarlar tarafından işgal ediliyor. Koca Konak Meydanı semt pazarına dönüşüyor. Çarşıya gelen müşterilerimiz, seyyarların ve işportacıların arasından geçmeye korktuklarını söylüyorlar. Biz saat 21.00’e kadar çarşıda devleti görmek istiyoruz.”

Bu minibüsler insanı bezdiriyor
23 Mart 2012 Cuma günü işime gitmek üzere Yeşilyurt’tan, Yeni Garaj-Bornova dolmuşuna binen iki okurumuz, “Yeşilyurt’tan, Ege Üniversitesi Hastanesi’ne gelinceye kadar, şoför müşterileri sinir küpüne döndürdü. Yıldız Caddesi’nden itibaren, Ordu Caddesi çıkışına kadar, duraklaya duraklaya ve takriben 5 ile 10 km arasındaki bir hızla gitti.

Yaya ile aynı hızda
Trafiği rezil ettiği gibi, bizim huzursuz olmamıza neden oldu. Yeşildere Caddesi’de ise sanki ralliye katılmış gibi aşırı hız yaptı. Yeşildere çıkışından sonra Otogar’a kadar normal hız yaptı. Otogar çıkışından Yeşilova bitimine kadar ise yine 5-10 km. arasında hızla seyretti. Yolcu olarak sinir küpü olduk” dediler. Eklediler: “Yolculardan biri dayanamayıp, ‘Şoför kardeş; 10.30’da aracına bindim şu anda saat 11.15 ve benim 11.30’da toplantım var, senin yüzünden toplantıya yetişemiyorum.
Lütfen aracınızı, NORMAL HIZ’da kullanır mısınız?’ diye uyarmak zorunda kaldı. Ancak, şoför sanki ona söylenmemiş gibi yine dalga geçercesine 5-10 km arasında hızla gitti. Kısacası; bu hattın minibüs şoförlerinin çoğu aynı. Bugün bindiğim aracın plakası 35 M 8706 idi. Daha önce da aynı hattaki 35 M 8695 plakalı minibüste bu olayı yaşamıştık. Ayrıca şoförlerin cep telefonları da ellerinden düşmüyor, trafik ekibi gördüklerinde birbirlerini uyarıyorlar. Bu hattın kontrol altında tutulmasını ve şoförlerinin uyarılmasını istiyoruz.”

Sokağımızı yağmur suyundan kurtarın
Gaziemir 6 Sokak Tütün Sitesi sakinleri İZSU’ya sesleniyor: “Belediyemizin hizmetlerinden memnunuz. Ancak geçen yaz ve sonbaharda bir çok sokak ve cadde asfaltlandığı halde, sokağımızla ilgilenilmedi. İkamet ettiğimiz Tütün Sitesi önündeki 6 Sokak, her yağmur yağdığında adeta göl oluyor. Çevreye yağan yağmur suları sokağımızda birikiyor. Günlerce sokağımızda kalan sular her araç geçişinde üstümüzü başımızı rezil ediyor. Sorunumuzu belediyemize ilettik ve bize, bu işin sorumluluğunun İZSU’da olduğunu belirttiler. Kim halledecekse halletsin ve bizi bu zor durumdan kurtarsın. Yetkililerden ve özellikle İZSU’nun sokağımızla ilgilenmesini; ya kanal bağlantısı yapılmasını, ya da su kalmayacak şekilde yeniden düzenlenmesini istiyoruz.”

Mahmut Esat Caddesi, Sevgi Yolu yapılsın
Alsancak sakinlerinden Alptekin Karaosmanoğlu, “25 Temmuz 2011 tarihli köşenizde ‘Alsancaklılar Başkan Hakan Tartan’a sesleniyor’ yazınızı okumuştuk. Bizlerde Mahmut Esat Bozkurt Caddesi esnafları olarak sokakların bakımsızlığından dertliyiz. Yaklaşık 15-20 yıldır bu caddenin sevgi yoluna dönüşeceği haberi ile avunup durduk. Ancak, biliyorsunuz ki hiç bir hareket yok. Acaba bu cadde de Alsancak’taki diğer yerler gibi bakıma alınacak mı? Alınacaksa ne zaman başlayacak? Bunu öğrenmek istiyoruz. Başkanımızdan bu caddenin ‘Sevgi Yolu’ yapmasını bekliyoruz” diyor.

Ulukent’teki üst geçit değiştirilmeli
İzmir-Çanakkale Karayolu üzerindeki Menemen-Ulukent Köprüsü’nün çirkinliğini dile getiren bir grup okurumuz, “Kent yöneticileri pas ve kir içindeki bu köprüyü görmüyorlar mı? Demir kaplama köprü pas içinde. Betonları dağılmış, basamaklar ise kırık. Birisi düşse kesinlikle tetanoz olur. Bu üst geçitin değiştirilerek Çiğli’deki üst geçitler gibi yenilenmesini istiyoruz” diyor.

Üçkuyular’a otobüs sayısı artırılmadı
Balçova ve Üçkuyular’da oturduklarını belirten okurlarımız, “Biz işimize ve evimize İzmir Metrosu’nu kullanarak gidip geliyoruz. Tabii Üçkuyular hattı bitmediği için otobüslerle Üçyol’a geliyor, oradan metroyu kullanıyoruz. Akşamları da yine metro ile Üçyol’a oradan otobüsle Üçkuyular’a gidiyoruz. Üçkuyular ve Üçyol arası otobüs sayısının artırmalarını istiyoruz” diyorlar.



SORUNUNA SAHİP ÇIK

Sokağınızdaki, mahallenizdeki, kentinizdeki aksaklıkları ve yaşamınızda karşılaştığınız sorunları sorumlulara duyurmak, şikayetlerinizi onlara iletmek ve çözüm bulmalarını sağlamak istiyorsanız, 0555-253 52 52 numaralı telefonumu 24 saat arayabilir; ayrıca kemal.onderoglu@hotmail.com elektronik posta adresine iletebilirsiniz.