Hız yaparsanız cihaz kartınızı okumayacak

Hız yaparsanız cihaz kartınızı okumayacak


İzmirli üzüm borsacılarından Yalçın İskeceli otoyolları kullanıp, OGS’den geçiş yapan okurlarımızı uyarmamızı istedi. Uyarı aynen şöyle: “Otoyollarda OGS gişelerinden geçiş hızı 30 km/H’tir. Ancak, bu kurala pek uyan olmuyor. OGS gişelerinden geçişte en düşük hız 60 ile 80 kilometre arasında oluyor. Tabii bu da zaman zaman beklenmedik kazaların yaşanmasına neden oluyor. İki gün sonra bu hızlarla geçildiğinde OGS cihazı kartınızı okumayacak. Hızla geçiş yapanlara kaçak geçiş gibi işlem uygulanacak ve ayrıca aşırı hız cezası kesilecek. Bu uygulama 1 Nisan 2012 tarihinden yani 31 Mart 2012 Cumartesi gece saat 24.00’ten sonra başlayacak ve OGS gişelerinden 30 km/H ile geçilecek. Konuyu bilgilerinize sunar, tüm okurlarınıza iletmenizi isterim.”



İyileştirme ve Onarım Bedeli ne oluyor?


Balçova Fevzi Çakmak Mahallesi Kasırga Sokak sakinlerinden bir okurumuz, “TEDAŞ, İZSU ve TELEKOM gibi İzmir Jeotermal Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. yetkilileri bizden ‘SORMA VER’ parası almaya başladılar” dedi ve şunları dile getirdi: “Geçen ay jeotermal faturasında enerji tüketim bedeli olarak 210.00 TL (KDV’siz) çıkarılmış. Ancak, sorma ver olarak bu şirkette ‘Sistem İyileştirme, Bakım ve Onarım Bedeli’ adı altında 30.00 TL ekleme yaparak, 240.00 TL’ye, 43.20 TL’de KDV eklenerek, 283.20 TL fatura bedeli tahakkuk ettirilmiş. Bildiğimiz kadarıyla kullandığımız enerji bedelinin içinde ‘Sistem İyileştirme, Bakım ve Onarım Bedeli’ dahil her türlü hizmetin bedelini ödüyoruz. Bu da ne oluyor? TEDAŞ’ın ‘Kayıp Kaçak ve Sayaç Okuma Bedeli’, İZSU’nun ‘Katı Atık Bedeli’, TELEKOM’un KDV’siz ‘Aylık Ücret’ adı altında aldıkları ‘SORMA VER’ bedellerini siz de bu isim altında mı alıyorsunuz? Biz İzmir Jeotermal’in istediği bu bedeli ilk abone işlemlerinde ödedik. Hatta mahallemize ve sokağımıza gelen tüm boruların bedelleri ile bakım onarım ve iyileştirme bedeli o alınan paranın içinde değil miydi?” diye soruyor.



İzmirli balıkçıya sahip çıkan yok

İzmir Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Eser, balıkçıların sahipsiz olduğunu belirterek yetkililere şöyle seslendi: “Balıkçılık dünyanın en zor mesleğidir. Avrupa’da saygın ama ülkemizde sahipsiz bir meslektir. Denetimsizlik ve balıkçılık politikasının olmayışı, balıkçılığın devlet tarafından yeteri kadar desteklenmemesi, arz talep dengesinin kurulamaması, aşırı ve bilinçsiz avcılık sonucunda Türk balıkçılığında gelinen son noktada ‘Yaşamak için öldüreceksin’ felsefesi hakim olmuştur. Sektör yöneticisi olarak yaptığım açıklamalarda İzmir’de kaçak avcılığın bir türlü önlenemediğini hep dile getirdim. Fakat bugüne kadar hiçbir yetkili çıkıp; ‘Arkadaş sen bağırıp çağırıyorsun, gel bakalım bir de bize anlat, nedir bu İzmir’deki kaçak avcılık sorunu?’ diye sormadı. İzmir balıkçısının başta kaçak avcılık olmak üzere sorunlarını ilgili makamlara duyurabilmem için Konak Meydanı’ndaki saat kulesi önüne gazetecileri davet edip üzerime benzin döküp kendimi mi yakayım? Valiliğe, Büyükşehir’e, ilçe belediye başkanlarına ve tüm siyasi parti yetkililerine sorunlarımızı ilettim. Tek kişi ilgilenmedi. İzmir’deki kaçak avcılık sorunu acilen ele alınmalıdır. Yetkilileri duyarlı olmaya davet ediyorum.”


ESHOT şoföründen dayak yiyecektik

Buca’dan Ü.G., bir hanım arkadaşıyla 20 Mart 2012 Salı günü saat 20.30’da Şirinyer’den bindiği 515 Tınaztepe-E.Ü Kampüsü 35 PE 373 plakalı otobüste yaşadıklarını “Yeşildere Caddesi’ne çıktık ve lambalı kavşağı geçince düğmeye bastık. Şoför bizi, halı satan firmanın önünde indireceğine Yenişehir girişinde indirdi. Şoförü, durmadığı için uyardık ve ‘Bir bayanı böyle bir yerde indirmek sizi rahatsız etmedi mi?’ diye sorduk. Hakarete uğradık, yolcular müdahale etmeseydi belki dayak yiyecektik. Bu şoförün başka yolculara böyle davranmaması için uyarılmasını ve cezalandırılmasını istiyoruz.”


60 yaş kartı ne olacak?

Karabağlar sakinlerinden Fırat Şenol, “60 yaş kartları galiba unutuluyor. Önce belediyenin iptali, arkasından yeni yönetmeliğin hazırlanması, yazının ve yönetmeliğin Sayıştay’a gönderilmesi iki ayı aşan bir zaman aldı. Bu zaman içinde ne Büyükşehir Belediyesi’nden ne de Sayıştay’dan ses çıkmadı. ‘Yok olmayacak’ denilecekse de bilelim. İlgililerden detaylı bilgi ve acilen konunun çözüme kavuşturulmasını istiyoruz” diyor.


Cadde ortasında otopark mı olur?

İzmir Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin zorluk çektiğini belirten okurlarımız, “Hatay İnönün Caddesi boyunca kaldırım ve kanal çalışması yapılan yerlere park eden araçlar yüzünden işler sağlıklı şekilde yürümüyor. En önemlisi de çalışma alanlarına park eden araçların sahipleri bulunamıyor. Ayrıca İnönü Caddesi ile Yeşilyurt Kavşağı’nda cadde ortasında istasyon için ayrılan bölüme araç park edilmesi de çirkin görüntü sergiliyor“ diyor.


Sahilevleri’nde kanal çalışması bitmedi

Narlıdere Sahilevleri sakinleri, “Semtimizdeki kanal çalışmaları ile sıkıntılarımızı iki kez yazmıştınız. Onlar da işlerin 6 Mart 2012 itibariyle tamamlanacağını bildirmişlerdi. Öncelikle bu bitiş tarihine uyulmadı. 25 gün geçti ve henüz hiçbir ilerleme yok. Lağım suları ortalıkta, yollar delik deşik ve ara sokaklara girilemiyor. İZSU ve belediyeye telefonla ulaşmaya çalıştım. Konuyla ilgili açıklama yapmadılar” diye tepki gösterdiler.


Mithatpaşa’da trafik işlemiyor

Güzelyalı sakinlerinden Erdoğan Yalçın, “Özellikle akşam saatlerinde Mithatpaşa Caddesi’nde trafik düğümleniyor. Caddede sağlı sollu çift sıra araç park edildiği için zorla işleyen trafik, alışveriş yapmak için araçlarını ikinci sıra park edenler yüzünden tamamen işlemez hale geliyor. Akşam saatlerinde trafik polisleri görevlendirilemez mi?” diye soruyor.