İstasyonlarımız Allah’a emanet!

Kent içi raylı toplu taşıma sisteminde çevreye duyarlı işletmecilik yapılmasını isteyen vatandaşlar, kalabalık yerlerdeki istasyonlar ile aktarma merkezlerindeki çirkinliklerin İzmir’e yakışmadığını söylüyor

Okurlarımız, bu şikâyeti ve uyarıyı uzun süredir köşemize aktarıyor, kent yöneticilerine iletmemizi istiyorlardı. Son olarak hafta başında aynı konuda bir grup okurumuz adına aradıklarını söyleyen İlkay Şener ve Sami Tuncer, “METRO, İZBAN ve tramvay hizmeti, İzmir için çağdaş bir hizmet. Ancak, İzmir Metro’nun Hilal istasyon alanı ile buradan Bölge İstasyonu’na kadar olan sağlı ve sollu çirkinlikler, dünyanın Batı’ya açılan kapısı olan İzmir gibi bir kente yakışmıyor. Ki, bu hat Şubat 2000’de deneme seferleriyle açıldı ve günümüze kadar vatandaşlara hizmet veriyor. Bu çirkinlikler, pekâlâ o bölgelerdeki mülk ve işyeri sahipleri uyarılarak bir düzene sokulabilirdi” dedi ve izledikleri çarpıklıkları şöyle sıraladı:

‘Asansörler arızalı’

“Sizden ricam, lütfen İZBAN ve METRO toplu ulaşım ağının yolcu yoğunluğu yaşanan istasyonlarını bir görür müsünüz? Çevresi pislik içinde. Yürüyen merdivenler ve asansörler sürekli arızalı, çalışmıyor. İstasyon girişleri ve çevresinde naylon kasalar, sigara izmaritleri, atıklar ve boş hazır gıda ambalajları uçuşuyor... En önemlisi de istasyon çevresi ve merdivenlerinde ilginç kılıklı dilenciler, çevresinde seyyar satıcılar, kucaklarında ve sırtlarında bebekleriyle dilenen kadınlar, merdiven iniş çıkışları ile yolculuk sırasında vagonlarda melodika ve çeşitli müzik aletleri çalarak para toplayanlar, vagonlarda satış yapanlar hiç eksik olmuyor... İlginç olan bir başka konu da, rayların arasında naylon su petleri, uçuşan kirli ıslak mendiller.
Vagonlardaki tabelalarda duyarlılık konusunda levhalar var, ama millet cep telefonu tutkusu yüzünden kafasını kaldırıp o tabelaları okumuyor. Özellikle Konak, Çankaya, Hilal ve Halkapınar istasyon giriş ve çıkışları ile merdiven çevreleri işgal altında. Biz bu istasyonları görünce utanıyoruz.”
Her gün İZBAN ile Gaziemir’deki evinden Çiğli Atatürk Organize Sanayi’deki işine giden ve dönen Selim Atakan, bakın ne diyor:

‘Vagonlar kokuyor’

“Yılda 265 gün İZBAN hattını kullanan kişi olarak öncelikle bu projeyi gerçekleştiren yöneticilerimize teşekkür ediyorum. İZBAN istasyonları da bakımsız. Trenler yolda kalıyor, işimize geç kalıyoruz. Asansör ve yürüyen merdivenler sık sık arızalanıyor. Ayrıca şikâyetlerimiz dikkate alınmıyor. Sefer saatleri ekranlarda belirtildiği gibi olmuyor ve hep geç kalıyor. Vagonlar çok kötü kokuyor. Hele hele klimalar çalışmadığında nefes almakta güçlük çekiyoruz. Artı paralar çoğu zaman arızalı oluyor. En önemlisi de sabahları ve akşamları çoğunluklu balık istifi gidiyoruz. Onun için 07.00-08.30 ile 18.00-20.00 arasında yaşanan yoğunluk için kalıcı çözüm getirilmesini istiyoruz.”