Aaaaaa... Bu Suv Alfaa...

İtalyan otomobil üreticisinin lüks SUV konusundaki ilk denemesi olan Stelvio, görenlere bir “Aaaaaa...” çektiriyor. Zira Stelvio, markanın da uzun zamandır çıkarttığı en yeni model.

Alfa Romeo markasının sadece ilk lüks SUV modeli değil bu araç. Aynı zamanda, uzun süredir Giulietta’dan başka modelle görülmeyen marka açısından da, Giulia ile birlikte en büyük ikinci yeniliği durumunda...

Markanın sadece Avrupa için değil, özellikle yeniden dönmeyi amaçladığı Amerika pazarında da iyi çıkış fırsatı yakalayabilmesi için de geliştirilen Stelvio, yeni Giulia ile birlikte İtalyan üreticinin hayli umut bağladığı bir model. Bu nedenle de Alfa, Stelvio’yu “özene bezene” yaratmış... Yani, en azından elinden gelenin en iyisini yapmış. Zira aracın tasarımı, Stelvio’yu bana göre bu sınıftaki en “sportif” ve “çekici” tasarıma sahip modellerden biri haline getiriyor... Hele de önden bakıldığında...

Yandan, Giulietta’nın yüksek ve iri versiyonu gibi bir his uyandırsa da bende, arkadan bakınca, özellikle de çift egzost çıkışı sayesinde kendisine has, hoş ve hatta çekici “eşsiz” bir araç olduğunu kanıtlıyor kendisi...

Aaaaaa... Bu Suv Alfaa...

Hakkını veriyor

İç mekanda ise, ciddi bir sportiflik göze çarpıyor Stelvio’da. Zira Alfa Romeo alıcısı ve tutkunu da, bence böyle bir şey bekler markasından. Modeli ne olursa olsun...

İtalyanlar da, bu beklentilere kayıtsız kalmayıp, lüks deriden ancak ısıtmalı sportif ön koltuklar koyarak yanıt vermiş. Bununla birlikte orta konsol ve vites kolu gibi detaylarda da “lüks katkı”yı ihmal etmemiş. Nitekim kullandığım araçtaki krem rengi deri ve “hafif sütlü kahveye çalan” renkteki ahşap kaplamalar, bana göre güzel bir birliktelik sergilemiş. Bununla birlikte vites kolu ve aracın özelliklerine ulaşmayı sağlayan çevirmeli menü düğmesi, bir hayli “Alman” koktu bana. Bir de Gösterge paneli, bir hayli klasik görünmekte.

Bununla birlikte henüz dizel-otomatik versiyonu olmadığını, ancak muhteşem bir 2.0 lt turbo beslemeli 280 HP’lik otomatik vitesli benzinli bir seçeneği olduğunu söyleyeyim. Bunu neden mi söylüyorum, gaza bastığınızda o “Alfa ruhu”nun hakkını veren bir sese sahip de ondan... Zira dizeli de gelse, bence benzinlinin verdiği zevki ve sesi veremez diye düşünüyorum...

Bir düşünün derim...

İç sesim bile sustu!

*Bu, gerçekten Alfa mı?

Ben boşuna “İç sesim bile sustu!” başlığını atmadım. Bakınız, “Neyin nesi?” diye soramadı bile!.. Bu koşe yayınlandı yayınlanalı ilk kez farklı bir soru sormayı başardı. Bu iyi bir şey, zira hayli etkilenmiş anlaşılan! Evet, bu bir Alfa Romeo ve markanın ilk lüks SUV modeli. İlk “arazi aracı” diyemiyorum çünkü değil. 1950’lerde “Matta” diye bir şey yapmış çünkü.

*Ne motorları var?

Kullandığım versiyon, 2.0 lt 280 HP gücünde turbo beslemeli benzinli motor seçeneğiydi. 8 ileri otomatik şanzıman ve akıllı dört tekerlekten çekiş sistemiyle birlikte sunuluyor. Fabrika verilerine göre 0’dan 100 km/s hıza tam 5.7 saniyede ulaşıyor. Son hızı 230 km/s imiş. Yine fabrika verisine göre Stelvio, bu motorla 100 km’de ortalama 7 litre yakıt tüketiyor. Bana göre ise 8.5 lt civarında. Ancak motorun harika bir sesi olduğunu bir kez daha belirtmeliyim, huzurlarınızdan ayrılmadan önce... Noktaaa...

*Neleri var peki?

Karakteristik Alfa “DNA” sürüş modu seçicisi var bir kere. Sonra çift bölgeli klima, Harman/Kardon imzalı 14 hoparlörle donatılan Alfa Connect bilgi ve eğlence sistemi, orta konsolun üst kısmında, entegre 3D navigasyonlu ve yüksek çözünürlüklü 8.8 inçlik ekranla birlikte “Alfa Uconnect”, 525 litre bagaj hacmi, güvenlik konusunda da “Entegre Fren Sistemi”, “Önden Çarpma Uyarı Sistemi”, “Yaya Algılama” özelliğine sahip “Otonom Acil Durum Fren Sistemi”, “Şerit Değiştirme İkaz Sistemi” ve “Arka Çapraz Yol Tespit Sistemi”ne sahip “Kör Nokta Uyarısı”, donanımlarından bazıları. Dahası var, ama yerim bitti!...

Aaaaaa... Bu Suv Alfaa...

EDİTÖRÜN SON SÖZÜ

Bu fotoları çekmek için gittiğim yerden uzun süre dönemedim. Suç Stelvio’nun değil, Levontio’nun yani benim suçum... Bir de manzaranın elbette...